Berhan Şimşek butlan CHP’sinin portresi
Gazeteci Berhan Şimşek'i 90'ların sonunda Strazburg'daki Türk Sinema Günleri'nde tanıdığını belirten yazar, Şimşek'in 'Işıklar Sönmesin' ve 'Hoşça Kal Yarın' filmleriyle festivale katıldığını aktarıyor. O dönemde sinemanın büyük bir ağırlığı olduğunu ve festivale katılanların oyuncu ve yönetmenlerle sohbet etme fırsatı bulduğunu anlatıyor.
Yazar, Berhan Şimşek'i o yıllarda 'boşluğun cismi' olarak hatırladığını, jilet gibi takım elbiselerine ve davudi sesine rağmen etkileyici bir aurası veya özgün bir enerjisi olmadığını ifade ediyor. Söylemlerinin genel geçer ve ezberden öteye gitmediğini belirtiyor.
Berhan Şimşek'in 'Minyeli Abdullah' filminin ardından 'Deniz Gezmiş'i canlandırması o yıllarda yoğun tartışmalara yol açmıştı. Sol çevreler, 'Minyeli'yi oynayan bir oyuncunun Deniz Gezmiş gibi bir rolü üstlenmesini hassas bir durum olarak görüyor ve Şimşek'i adeta 'iki cihanda lekeli' olarak nitelendiriyordu. Yazar ise bu tartışmayı, 'Aktör dediğin her rolü oynar, oyunla gerçek nasıl ayırt edilemez ki?' diyerek basit bulduğunu dile getiriyor.
Ancak yazar, Cumhuriyet gazetesinden İpek Çalışlar'ın 'Burası Hollywood değil, Minyeli'yi oynayan Deniz Gezmiş'i oynayamaz!' sözlerine hak veriyor. Berhan Şimşek'in bu iki rolü sıradan birer oyunculuk performansı olarak görmediğini, Deniz Gezmiş rolünden kendine bir 'siyasi unvan ve kariyer' devşirdiğini savunuyor. Yaşamıyla bedel ödemiş bir 'cesaret ikonunu', vasatın altındaki bir siyasetçinin 'koltuk değneği' yapmasına izin verilmemesi gerektiğini vurguluyor. Şimşek'in Deniz Gezmiş'i 'siyasi ikbal' basamaklarında bir kartvizit gibi kullandığını ve bununla CHP'de kültür ve sanat politikalarından sorumlu genel başkan yardımcılığı konumuna ulaştığını belirtiyor.
Yazar, Berhan Şimşek'in Deniz Gezmiş mirasına göndermeler dışında kapsamlı bir kültür-sanat fikri yürüttüğüne dair bir duyum almadığını ifade ediyor. İdam sehpasında can veren bir halk kahramanını pervasızca araçsallaştıran ve bayrak edinen birine söylenecek sözün az olduğunu belirtiyor. Şimşek'i en son 9.5 yıllık kadın arkadaşını darp ettiği haber videosunda izlediğini ve bu durumun CHP'de kültür ve sanat politikalarının nasıl teslim edilebildiğini gösterdiğini ekliyor. Bu olayın, 'butlan yönetim'deki skandallar zincirinin son halkası olduğunu ve seçmenlerle figüranlar arasında fark gözetilmediği 'figüran skandalı' ile benzerlik taşıdığını vurguluyor.
Konu Hakkında
Berhan Şimşek'in kariyeri, Türkiye'de sanatçıların siyasi kimlikleriyle bütünleşmesi ve bu durumun yarattığı tartışmalar bağlamında değerlendirilebilir. Özellikle 70'li yılların devrimci gençlik hareketlerinin sembol isimlerinden Deniz Gezmiş'in hayatını canlandıran oyuncuların, bu rollerin getirdiği siyasi ağırlıkla nasıl başa çıktığı veya bu durumdan nasıl etkilendiği önemli bir konudur. 'Minyeli Abdullah' gibi farklı siyasi mesajlar içeren yapımlarda rol alan oyuncuların, siyasi duruşlarıyla ilgili beklentilere ne ölçüde yanıt verdiği de zaman zaman gündeme gelmiştir. Bu durum, sanatçının toplumsal rollerinin ve siyasi duruşunun nasıl algılandığına dair geniş bir tartışma zemini oluşturmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Berhan Şimşek'in Deniz Gezmiş'i oynaması neden tartışma yarattı? +
Berhan Şimşek'in CHP'deki yeni görevi nedir? +
Yazar, Berhan Şimşek'in kariyerini nasıl değerlendiriyor? +
Son dakikayı kaçırma!
Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.
