PISA 2025 verilerine göre öğrencilerin yüzde 41.6’sı yoksunluk yaşıyor: Eşitsizliğin tablosu
PISA 2025 verilerine göre Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 41.6'sı en az bir tür yoksunluk yaşadığını bildiriyor. Bu oran, OECD ortalaması olan yüzde 11.6'nın oldukça üzerinde.
Eğitim Reformu Girişimi (ERG) tarafından hazırlanan ve PISA 2025 bulgularının ilk değerlendirmesini sunan raporda, öğrencilerin sosyoekonomik koşullarını daha iyi anlamak için yeni bir çok boyutlu yoksunluk göstergesi kullanıldı. Bu gösterge, öğrencilerin sadece evlerindeki kaynaklara değil, aynı zamanda maddi kısıtlamalar nedeniyle temel mal ve hizmetlere erişip erişemediklerine odaklanıyor.
Maddi yoksunluk, uygun ayakkabı veya yeni kıyafet gibi temel ihtiyaçlardaki eksiklikleri kapsarken, sosyal yoksunluk ise ücretli boş zaman etkinliklerine katılamama veya ev içi oyun araçlarına erişememe gibi durumları içeriyor. PISA'da bir kaynağa sahip olmamak tek başına yoksunluk sayılmıyor; ailenin bunu maddi nedenlerle karşılayamadığı durumlar esas alınıyor.
Türkiye'deki durum, özellikle maddi yoksunlukta belirginleşiyor. Öğrencilerin yüzde 34.3'ü maddi yoksunluk yaşarken, bu oran OECD ortalamasında sadece yüzde 7.0. Bu durum, çocukların karşılaştığı somut ekonomik kısıtların eğitim üzerindeki etkilerinin de değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Raporda, çocukların günlük yaşamlarındaki ekonomik kısıtlamaları anlamanın, öğrenme koşullarına yansımalarını izlemenin ve dezavantajları azaltacak destekleri güçlendirmenin önemli bir politika önceliği olduğu vurgulanıyor.
Raporda ayrıca, öğrencilerin devamsızlık ve okula geç kalma oranlarına da değiniliyor. PISA testinden önceki iki haftada Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 53'ü okula tam gün gitmediğini belirtirken, bu oran OECD ortalamasında yüzde 22. Benzer şekilde, ders kaçırma oranları da Türkiye'de yüzde 41 iken OECD ortalaması yüzde 24. Okula geç kalma oranları ise OECD ortalamasıyla benzerlik gösteriyor. Rapora göre, geç kalma oranından ziyade tam gün ve ders bazındaki devamsızlığın yüksekliği dikkat çekiyor ve bu durumun nedenlerinin araştırılması okul devamlılığını güçlendirecek politikalar için önem taşıyor.
Konu Hakkında
PISA (Öğrenci Değerlendirme Programı), Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından üçer yıllık periyotlarla düzenlenen, 15 yaşındaki öğrencilerin eğitim sistemlerindeki bilgi ve becerilerini ölçen uluslararası bir değerlendirmedir. PISA testleri, öğrencilerin sadece okulda öğrendiklerini değil, aynı zamanda bu bilgileri gerçek hayattaki problemlere uygulama becerilerini de ölçmeyi hedefler. Çok boyutlu yoksunluk göstergesi ise, öğrencilerin sadece maddi imkanlarına değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel yaşama katılım yeteneklerini de kapsayan daha geniş bir yelpazede değerlendirme imkanı sunar. Bu tür değerlendirmeler, ülkelerin eğitim politikalarını şekillendirmede ve uluslararası karşılaştırmalar yaparak iyileştirme alanlarını belirlemede kritik rol oynar.
Sıkça Sorulan Sorular
PISA 2025'te "çok boyutlu yoksunluk göstergesi" ne anlama geliyor? +
Türkiye'deki öğrencilerin yoksunluk oranları OECD ortalamasına göre nasıl? +
Öğrencilerin okula devamsızlık oranları ne durumda? +
Raporda eğitim politikaları için ne gibi önerilerde bulunuluyor? +
Son dakikayı kaçırma!
Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.
