İran’a İslam ablukası!
NATO zirvesinde “sofradan” tam puan aldık. Ağırlama haberlerine göre, tabakların tümü sofradan boş toplanmış. Devlet başkanlarına ikram edilen yemek listesine baktık, bizim de kültürümüz arttı!
Sofradan masaya geçersek... Sonuç bildirgesinde de altı çizilen iki ana konu vardı:
İran öne çıktı. Zira Trump , İran’a saldırı talimatını Ankara’dayken verdi! İran görüşmeler iyi gidiyor anlaşma çok yakın, gerçekten yakın, hatta bitti bile, dün de imzalanmış olabilir derken ani saldırı!
Elbette şaşılacak bir şey yok; Trump’ın en büyük özelliği öngörülemezliği!
İran’ın önümüzdeki sonbahara kadar çok ağır saldırılar altında kalacağı, bu kez planın öncekilerden farklı olduğu konuşuluyor.
İran’ın kuzeyinden başlarsak Azerbaycan Türkiye’de çok fazla didiklenmeyen, değişik bir dış politika izliyor. Bakû’da sıradan bir kafede Azerbaycanlılarla sohbet biraz derinleşse, “Say bakalım bizim büyük şehirlerimizi” diye sorarlar. Bakû, Gence diye başladınız mı, araya girerler:
İran’ın nüfusunun önemli bir dilimi, dilimden öte bölümü Azeri. Verilen oranlar yüzde 30’la başlıyor, 3’er, 5’er yukarı doğru çıkıyor.
Bu bilinen gerçek; tam ABD ve İsrail’e göre!
İsrail’in Azerbaycan’la yaptığı stratejik anlaşmalar Hazar’dan Basra’ya yol olur! Bu hattın tamamlayıcısının ABD olduğunu söylemeye gerek yok!
Gelelim Suriye’ye... Suriye Devlet Başkanı “TheŞara” , Fransa’dan Amerika’ya Batı’da pek de kabul görüyor. Neden görmesin; Fransa petrol anlaşmalarını yaptıysa, ABD bütün ülkeyi doğal üssü haline getirdiyse, İsrail Golan tepelerini tepe tepe kullanmaya başladıysa...
ABD’nin yakın gelecekteki İran saldırısında Suriye’yi ana üslerden ve kullanım alanlarından biri haline getireceği görülüyor.
Irak Başbakanı Zeydi ilk yurtdışı ziyaretini ABD’ye gerçekleştirdi! Bunda şaşıracak ne var? Elbette bu ülkeye yapacak! Dünkü haberlere göre Trump, Irak başbakanını bir övdü bir övdü, tarifsiz! “Muhteşem” le başladı, “harika” ile bitirdi. Bu sözleri bir yerlerden tanıyoruz ama neyse! Konu zaten dağınık, daha fazla dağıtmayalım...
Devamı biraz karmaşık gibi ama değil!
ABD, İran’ı vurdukça İran da Körfez’deki Arap ülkelerini, bu ülkelerdeki ABD üslerini vuruyor. Doğal olarak buradaki kabile devletlerinin huzuru bozuldu. Başlangıçta ABD’nin İran’a saldırısına bozulan bu ülkelerin şimdi kapı arkasından ABD’ye şunu söylediği konuşuluyor:
- Madem bu işe giriştin, bitir. Eğer İran’ı yaralı bırakırsan, bizi rahat bırakmaz!
ABD’nin de cevabı elbette hazır:
- Senin desteğinle yaparız ya seydi!
Ahh Ortadoğu bu gerçeği bilseydi!
Çemberi tamamladığımızda ister istemez şu tanımlama akla geliyor:
ABD İran’ı, İsrail’le birlikte vuruyor algısı ortadan kalkacak. Daha çok İran’la öteki İslam ülkeleri arasındaki gerilim öne çıkacak!
Buna Yemen gibi bölgenin aykırı ülkelerinin politikası eklenince senaryonun parçalı kısımları da birleşmiş olacak.
Bu tabloda Türkiye’nin yeri ne olacak?
Başta vurguladık; Trump saldırı emrini Türkiye’de verdi. İran’a karşı politikalarını NATO katında kabul ettirdi. Erdoğan ’ı da öve öve bitiremedi!
AKP’nin içinde ve etrafında tarikatlar, cemaatler, dış bağlantıları da olan siyasal İslam unsurlarının bulunduğu dikkate alınırsa, İran konusunda netleşmiş bir bakışın olmadığı görülür.
İsrail’e karşı görünüp onun işine yarayacak işler yapmak!
ABD’ye her türlü desteği verip İran’la savaşa karşı gibi durmak!
İran’la diyaloğu güçlü tutup bunu ABD’ye hissettirmemek!
Dün 15 Temmuz Cemaatçi Askeri Darbe Girişimi’nin onuncu yıldönümüydü.
Tarihin yazdığı insanların anlattığından çoğu zaman farklıdır.
On yıl içinde silahlanma harcamaları dünyada yüzde 41 arttı ve 2025 yılı sonu itibarıyla 2 trilyon 887 milyar dolara ulaştı, dedik, önceki yazımda.
“Süreç olarak faşizm” içinde bir aşamada rejim iki yaşamsal sorunla karşılaşır...
NATO zirvesinde “sofradan” tam puan aldık.
Atatürk’ün dış politikadaki altın anahtarı çok nettir...
Mutlak butlan ve süregelen 1001 “Kemalvari” komplo yerine, bu hafta önemli bir başka ikaz yapmak istiyorum.
Dünya Kupası’nda sona yaklaştık.
Bugün siyasal arenadaki tablo, bize 1957 seçimleri öncesinde yaşanan ve sonuçsuz kalan partiler arası işbirliği çabalarını anımsattı.
Bir asır önce Kurtuluş Savaşı’nda o denli şeyden kurtulmuştuk ki, bu savaştan sonra kurtulamadıklarımız yüzünden bugün bu savaşın ismi okul kitaplarımızdan çıkarılıyor.
NATO zirvesinde “sofradan” tam puan aldık.
Butlan kararıyla CHP’nin yönetimine gelen Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sözcü TV’den sonra TV100’deki canlı yayında yaptığı açıklamalar bir yandan kimi tahmin ve öngörüleri doğruladı bir yandan da yeni soru işaretleri doğurdu.
deprem sadece bir doğa olayı değildir.
Temmuz ayı sadece CHP’yi değil, bütün partileri etkileyecek gelişmelere gebe.
NATO’nun Ankara zirvesi önümüzdeki görünür geleceğin gündemini belirleyecek bir sürecin başlangıcı oldu.
Boş kent haline gelen başkent Ankara’da dün başlayan NATO zirvesi, gerek içimizde gerekse dışımızda pek çok yeni adımın başlangıcı olacak.
Konunun arka planı
Haber, NATO zirvesi sırasında gündeme gelen ve ABD Başkanı Trump'ın İran'a yönelik ani saldırı emriyle tetiklenen gelişmeleri ele alıyor. Bu durum, Ortadoğu'daki mevcut jeopolitik dengeleri ve olası senaryoları yeniden şekillendiriyor. İran'ın demografik yapısı, özellikle Azeri nüfusun yoğunluğu ve İsrail ile Azerbaycan arasındaki stratejik ilişkiler, bölgedeki karmaşık dinamiklerin bir parçası olarak sunuluyor. Ayrıca, Suriye ve Irak gibi ülkelerin ABD'nin İran politikasındaki rolü ve Körfez ülkelerinin bu duruma tepkileri de analiz ediliyor. Türkiye'nin bu süreçteki konumu ve olası politikaları da değerlendiriliyor.
Sıkça Sorulan Sorular
ABD'nin İran'a yönelik saldırı emri ne zaman verildi?
Haber metnine göre, ABD Başkanı Trump'ın İran'a yönelik saldırı emrini Türkiye'de bulunduğu NATO zirvesi sırasında verdiği belirtiliyor. Bu ani karar, bölgedeki gerilimi artırmış durumda.
İran'ın demografik yapısı neden önemli hale geliyor?
İran'ın nüfusunun önemli bir kısmını oluşturan Azeri kökenli vatandaşların varlığı, bölgedeki dış politik dengeleri etkileyebilecek bir faktör olarak öne çıkıyor. Bu durum, İsrail ve Azerbaycan arasındaki stratejik işbirlikleriyle birlikte değerlendiriliyor.
Suriye ve Irak'ın ABD'nin İran politikasındaki rolü nedir?
Haberde, ABD'nin gelecekteki olası İran saldırılarında Suriye'yi ana üslerden biri olarak kullanabileceği öngörülüyor. Ayrıca, Irak Başbakanı'nın ilk yurtdışı ziyaretini ABD'ye yapması ve Trump tarafından övgüyle bahsedilmesi de dikkat çekiyor.
Körfez ülkelerinin ABD'nin İran politikasına tepkisi nasıl?
Başlangıçta ABD'nin İran'a saldırısına tepki gösteren Körfez ülkelerinin, kapalı kapılar ardında ABD'ye 'eğer bu işe giriştiysen bitir, yoksa bizi rahat bırakmazsın' şeklinde mesajlar verdiği konuşuluyor.
Son dakikayı kaçırma!
Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.
