USD/TRY38.42 ▼
EUR/TRY41.15 ▲
Gram Altın3.842 TL ▲
BIST 1009.845 ▲
Bitcoin$84.250 ▼
Ethereum$3.120 ▲
Petrol$62.30 ▼
SON DAKİKA
Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor • Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor •
Son Dakika 46 gün önce

Jetgiller uçuşa geçti

HK Yazan: Haber Kaydır Editörlüğü Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika Orijinal Haber ›
Bazen belediye başkanı uçuyor, bazen milletvekili.

Bazen belediye başkanı uçuyor, bazen milletvekili. Uçmadan önce dedikodusu çıkıyor. Normalde hemen çıkıp bu dedikoduları yalanlamasını beklersiniz. Ama ne bir ses ne bir nefes. Ölü taklidi yapılıyor. Üzerine çok gelindiğinde yarım ağız “Bir yere gittiğim yok. Yerimdeyim” diye sıradan bir açıklama. Normalde “Ne münasebet, bu söylentileri şahsıma yönelik hakaret sayarım” denmesini beklersiniz. Ama yok; öyle üst perdeden bir tekzip gelmez. Bir süre sonra dedikodular yeniden dallanıp budaklanır. Bir kez daha kendisine sormak için aradığınızda GSM operatörünün “Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor” anonsunu duyarsınız. Belli ki muhterem telefonunu uçuş moduna almış. Artık uçuşa hazırdır.

Sadece gazeteciler değil genel başkanının telefonlarını da açmaz. Gece yarısı atılan “Bizi sattın şerefsiz” tiratları o saatten sonra yürek soğutmadan öte bir işe yaramaz.

Aday gösterirken aklınız neredeydi diye sorarlar adama. Sorarlar sormasına da alınan cevap: “Ama yapay zekâya sormuştuk” olur. Doğal zekâlarına güvenmemişler belli ki...

Reklam

Ama yapay zekânın da işe yaramadığı ortada. Muhalif medyanın “Dosyaları varmış, tehdit edildiği için geçmiş” yorumlarıyla vaziyeti kurtarmaya çalışır. İyi de mübarek, madem dosyaları olduğu biliniyor parti neden gereğini yapıp disiplin sürecini başlatmaz?

1989 yerel seçimlerinde SHP İstanbul’un 24 ilçesinden 21’ini kazanmıştı. Bu 21 ilçe belediye başkanından üç belediye başkanı hakkındaki yolsuzluk iddiaları nedeniyle ihraç edilmiş, üç belediye başkanı da disipline verilince partiden istifa etmişti. Üstelik bu belediye başkanları hakkında verilmiş bir adli karar olmamasına rağmen. Ama bu ihraç nedeniyle kimse SHP’yi yolsuzlukla suçlayamadı.

Belediye başkanlarının haklarında yolsuzlukla ilgili dosyalar olduğu için hapse girmekten korktuklarından iktidar partisine geçtiği malum. Korkmakta pek de haksız sayılmazlar. Zira iktidar, istisnai bir durum olan tutuklu yargılanmayı muhalif belediye başkanları söz konusu olduğunda istisna olmaktan çıkarıp kural haline getirdi. İktidar partisine mensup belediye başkanıysan korkma. Hakkında dava kolay kolay açılmaz. Eğer açılmışsa parayı tek başına yemişsindir. Onu da sana yedirmezler. Dava açılır ama tutuklama nadiren olur. Genellikle görevden alınır ve kendisine “Getir bakalım cukkaladığın paraları” denir.

Belediye başkanlarını anladık, iyi de milletvekilleri niye geçiyor birader?

Aslında olayın özünü herkes ıskalıyor. Gerek belediye başkanı gerekse milletvekillerinin parti aidiyeti yok. Bunun da tek nedeni, önseçim yerine merkezden atanmaları. Önseçim olduğunda partide uzun yıllar görev yapmış, örgütün tanıdığı bildiği isimler dışında birinin seçilme şansı yok. Ama genel başkanlar ve genel merkez yönetimleri biat kültürünün sonucu olarak çoğunlukla belediye başkanı ve milletvekillerini belirleme yetkisini örgüte vermek istemiyor. Sonuç ortada. Bir de ne pahasına olursa olsun seçimi kazanma hırsı da yanlış aday belirlemede etken olabiliyor. Bir ilin belediye başkanını farklı bir siyasi çizgide de olsa hatta bir tarikat mensubu da olsa aday gösterebiliyor. Sülyemancılar tarikatı gibi mesela.

Bir belediye başkanı ya da bir milletvekili eksik olsa ne kaybedersiniz ki... Sonuçta; ilk fırsatta partiden istifa edebiliyor. Tabii yıllardır partili olan ya da önseçimle gelmiş olanlar da var istifa edenler arasında. Ama dediğimiz gibi bu türden olanlar istisna. Günahı vebali de örgütün boynuna der, geçersiniz.

Yoksa rahmetli Jet Tevfik gibi daha bir dönemi bitirmeden daha çok belediye başkanı ve vekil kaybedersiniz.

Önümüzdeki rapor, iktidarın “Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasada güvence altına alınmış laik temelleriyle bariz bir tezat oluşturan, dini bir yaklaşıma dayalı geriletici bir ahlak gündemini toplumun her kesimine aşılama biçiminden” duyduğu endişeyi dile getirmiş.

“Bizim 68’liler” kuşağının ruhunu boğmaya dönük, Deniz Gezmiş’ler, üç fidanın bin bir dolap çevrilerek idam edilişlerine; “üçe üç” nidaları ile kapıları açmanın boşuna olmaması gibi...

Adalar Belediyesi’ne, Seferihisar Belediyesi’ne, Bornova Belediyesi’ne ve Şile Belediyesi’ne yönelik gerçekleştirilen operasyonları görmüşsünüzdür.

“İtibar”, özellikle de “devletin itibarı” söz konusu olduğunda Türkiye’yi yönetenler ile geri kalan 86 milyon yurttaş arasında ciddi bir anlayış farkı olduğu; 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da yapılacak NATO zirvesi vesilesiyle ülkemiz adına utanç verici görüntüler eşliğinde bir kez daha ortaya çıktı.

Türkiye’de halk, AKP iktidarının kurduğu baskı rejimine karşı nasıl mücadele edileceği konusunda bir çaresizlik yaşıyor.

CNN Türk’ün Washington temsilcisi Yunus Paksoy, Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump’a sormuş...

Al Pacino, Keanu Reeves, Charlize Theron’un oynadığı Şeytanın Avukatı, Andrew Neiderman’ın gerilim romanından uyarlanan 1997 yapımı bir filmdi.

Bir zamanların tanınan gazetecisi Baki Süha Edipoğlu, Necati Cumalı ile ilgili anısını “Bizim Kuşak ve Ötekiler” kitabında şöyle aktarır...

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte, kültür sanat etkinliklerinin afişlerini her yerde görmeye başladık; festivallerin, konserlerin, kitap fuarlarının, dinletilerin...

Dünyada borsa, bugün bildiğimiz o karmaşık dijital ekranlardan çok uzakta; tahta rıhtımlarda, tuzlu deniz kokusunun arasında ve bilinmeze yelken açan ticari gemilerin etrafında şekillendi.

ABD-İsrail ortaklığında İran’a yapılan saldırının başlama nedeni sözüm ona bu ülkede rejimi değiştirmekti.

Bir kitap çalışması için gazetemizin arşivinde araştırma yaparken yine CHP’nin kriz yaşadığı döneme ilişkin haberlere gözümüz takıldı.

Geçen hafta yazı günümüz bayrama geldi.

CHP için butlan kararı cuma bekleniyordu.

Dünyada yaptığı hapishaneler ve devasa adliye sarayları ile övünen tek ülkeyiz.

Konu Hakkında

Siyasi partilerde aday belirleme süreçleri, özellikle yerel seçimler öncesinde her zaman önemli bir gündem maddesi olmuştur. Geçmişte olduğu gibi günümüzde de adayların belirlenmesinde liyakat, parti tabanının görüşü ve geçmiş performans gibi faktörlerin yanı sıra, bazen de kamuoyunda tartışılan farklı yöntemler devreye girebilmektedir. Bu durum, siyasi partilerin hem kendi iç dinamiklerini hem de seçmen nezdindeki güvenilirliğini etkileyen kritik bir süreçtir. Özellikle belediye başkanları ve milletvekillerinin aday gösterilme süreçlerindeki tartışmalar, siyasi istikrar ve parti içi demokrasi açısından da önem taşımaktadır. Bu haber, bu genel siyasi atmosfer içinde yaşanan bazı dikkat çekici gelişmeleri ve bu gelişmelerin ardındaki olası nedenleri ele almaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Haberde bahsedilen 'Jetgiller' metaforu ne anlama geliyor? +
Haberde 'Jetgiller' metaforu, siyasi figürlerin ani ve beklenmedik şekilde partilerinden istifa etmelerini veya başka partilere geçmelerini ifade etmek için kullanılıyor. Bu durum, sanki bir anda uçup gitmişler gibi bir algı yarattığı için bu benzetme yapılmıştır.
Siyasi parti adayları neden bazen 'yapay zekâ' ile belirleniyor? +
Haberde, aday belirleme süreçlerinde doğal zekâya veya parti örgütünün bilgisine güvenilmediği durumlarda, bazen 'yapay zekâ'ya başvurulduğu ima ediliyor. Bu, aday seçiminde daha nesnel veya farklı bir yöntem izleme çabası olarak görülebilir, ancak haber metni bu yöntemin de her zaman başarılı olmadığını belirtiyor.
Belediye başkanları ve milletvekilleri neden parti değiştiriyor? +
Haberde, bu durumun temel nedenlerinden birinin önseçim yerine genel merkez tarafından atanmaları olduğu belirtiliyor. Bu durum, adayların parti tabanıyla bağlarının zayıf olmasına ve biat kültürünün yaygınlaşmasına yol açabiliyor. Ayrıca, haklarında yolsuzluk iddiaları olanların hukuki süreçlerden kaçınma veya siyasi avantaj sağlama gibi nedenlerle parti değiştirdiği de ima ediliyor.
Geçmişte parti değiştiren siyasetçilere karşı partiler nasıl bir tutum sergiliyordu? +
Haberde, 1989 yerel seçimleri örneği verilerek, o dönemde yolsuzluk iddiaları nedeniyle disipline verilen veya ihraç edilen belediye başkanları üzerinden partinin eleştirilmediği belirtiliyor. Bu, günümüzdeki duruma kıyasla partilerin daha net tavır alabildiğine işaret ediyor.
🔴

Son dakikayı kaçırma!

Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.

Paylaş: WhatsApp X

İlgili Haberler

Görevinden uzaklaştırılan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı hakkında iddianame kabul edildi
Son Dakika

Görevinden uzaklaştırılan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı hakkında iddianame kabul edildi

15 saat önce

Şekip Mosturoğlu'ndan takım otobüsüne saldırı dosyasına ilişkin açıklama: 'Sayın Bakanımızdan arzumuz...'
Son Dakika

Şekip Mosturoğlu'ndan takım otobüsüne saldırı dosyasına ilişkin açıklama: 'Sayın Bakanımızdan arzumuz...'

15 saat önce

Libya’da peş peşe saldırılar: Rafineri vuruldu, Hafter’in istihbarat başkanı öldürüldü
Son Dakika

Libya’da peş peşe saldırılar: Rafineri vuruldu, Hafter’in istihbarat başkanı öldürüldü

15 saat önce