USD/TRY38.42 ▼
EUR/TRY41.15 ▲
Gram Altın3.842 TL ▲
BIST 1009.845 ▲
Bitcoin$84.250 ▼
Ethereum$3.120 ▲
Petrol$62.30 ▼
SON DAKİKA
Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor • Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor •
Son Dakika 45 gün önce

Ne yapmalı?

HK Yazan: Haber Kaydır Editörlüğü Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika Orijinal Haber ›
Türkiye’de halk, AKP iktidarının kurduğu baskı rejimine karşı nasıl mücadele edileceği konusunda bir çaresizlik yaşıyor.

Türkiye’de halk, AKP iktidarının kurduğu baskı rejimine karşı nasıl mücadele edileceği konusunda bir çaresizlik yaşıyor. Bunun bir nedeni de sorunu tam olarak teşhis edememekten kaynaklanıyor.

Yaşanan sorunların teşhis edilmesi için öncelikle şu tespitler yapılmalıdır:

1) Anayasanın, 6. maddesinde, “Hiçbir kimse veya organ kaynağını anayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz” ; 8. maddesinde, “Yürütme yetkisi ve görevi, cumhurbaşkanı tarafından, anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir” ; 11. maddesinde, “Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır” ifadeleri yer aldığı halde; AKP hükümeti 2007 yılından itibaren anayasa maddelerini ihlal etmektedir.

Reklam

2) Anayasanın, 25. maddesinde, “Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir” ; 26. maddesinde, “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir” ; 28. maddesinde, “Basın hürdür, sansür edilemez” ; 34. maddesinde, “Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir” ; 138. maddesinde, “Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz” ifadeleri yer aldığı halde; AKP iktidarı bu maddeleri ihlal ederek binlerce gazeteciyi, yazarı, belediye başkanını, bürokratı, siyasetçiyi, akademisyeni, öğrenciyi, sanatçıyı, iş insanını, askeri, sivil toplum örgütü yöneticisini, vatandaşı tutuklamıştır.

3) Anayasanın, 24. maddesinde, “Kimse, devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz” ifadesi; 42. maddesinde, “Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz” ifadesi yer aldığı halde; AKP hükümeti siyaseti, kamu kadrolaşmasını ve eğitimi dinselleştirmiştir.

Bu durumda, Cumhuriyetin temel ilkelerini savunan muhalefet cephesinin birleştirilmesi ve genişletilmesi; anayasanın 34. maddesinin tanıdığı haktan azami seviyede yararlanılması; kamu kurumlarının anayasanın 6., 8. ve 11. maddelerine uymaları doğrultusunda düzenli bir çağrının yapılması ve devletle milletin bütünleştirilmesi; gerektiğinde bir genel grev eyleminin örgütlenmesi; bu anayasal ve yasal direniş eylemlerinin paralel biçimde uygulanması; seçme ve seçilme özgürlüğü ile yargı bağımsızlığı sağlanana kadar bu eylemlerin sürdürülmesi gerekir.

CHP’nin, AKP işbirlikçilerinin işgalinden kurtarılması için ise öncelikle CHP üyelerinin ve seçmenlerinin, anayasanın 34. maddesinin tanıdığı hakkı kullanarak, CHP Genel Merkezi önünde geniş katılımlı bir protesto mitingi düzenlemeleri ve acil olağanüstü kurultay çağrısı yapmaları gerekir.

Bu eylemden sonuç alınamazsa, bir yandan yeni parti kurulurken, bir yandan da CHP’nin içinde mücadelenin verilmesine devam edilmesi; olağan kurultay süreci bağlamında mahalle, ilçe, il kongrelerinde ve kurultayda, “mutlak butlan” yönetiminin karşısına ilçe ve il başkanı adaylarının, genel başkan adayının ve parti meclisi üyesi adaylarının çıkartılması; yeni parti kurma örgütlenmesiyle bu örgütlenmenin paralel yürütülmesi; CHP’nin işgalden kurtulması durumunda, yeni partideki kadroların CHP’ye katılması ve ondan sonra CHP’de bir olağanüstü kurultayın gerçekleştirilmesi gerekir.

Önümüzdeki rapor, iktidarın “Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasada güvence altına alınmış laik temelleriyle bariz bir tezat oluşturan, dini bir yaklaşıma dayalı geriletici bir ahlak gündemini toplumun her kesimine aşılama biçiminden” duyduğu endişeyi dile getirmiş.

“Bizim 68’liler” kuşağının ruhunu boğmaya dönük, Deniz Gezmiş’ler, üç fidanın bin bir dolap çevrilerek idam edilişlerine; “üçe üç” nidaları ile kapıları açmanın boşuna olmaması gibi...

Adalar Belediyesi’ne, Seferihisar Belediyesi’ne, Bornova Belediyesi’ne ve Şile Belediyesi’ne yönelik gerçekleştirilen operasyonları görmüşsünüzdür.

“İtibar”, özellikle de “devletin itibarı” söz konusu olduğunda Türkiye’yi yönetenler ile geri kalan 86 milyon yurttaş arasında ciddi bir anlayış farkı olduğu; 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da yapılacak NATO zirvesi vesilesiyle ülkemiz adına utanç verici görüntüler eşliğinde bir kez daha ortaya çıktı.

Türkiye’de halk, AKP iktidarının kurduğu baskı rejimine karşı nasıl mücadele edileceği konusunda bir çaresizlik yaşıyor.

CNN Türk’ün Washington temsilcisi Yunus Paksoy, Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump’a sormuş...

Al Pacino, Keanu Reeves, Charlize Theron’un oynadığı Şeytanın Avukatı, Andrew Neiderman’ın gerilim romanından uyarlanan 1997 yapımı bir filmdi.

Bir zamanların tanınan gazetecisi Baki Süha Edipoğlu, Necati Cumalı ile ilgili anısını “Bizim Kuşak ve Ötekiler” kitabında şöyle aktarır...

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte, kültür sanat etkinliklerinin afişlerini her yerde görmeye başladık; festivallerin, konserlerin, kitap fuarlarının, dinletilerin...

Dünyada borsa, bugün bildiğimiz o karmaşık dijital ekranlardan çok uzakta; tahta rıhtımlarda, tuzlu deniz kokusunun arasında ve bilinmeze yelken açan ticari gemilerin etrafında şekillendi.

Türkiye’de halk, AKP iktidarının kurduğu baskı rejimine karşı nasıl mücadele edileceği konusunda bir çaresizlik yaşıyor.

Yüksek seçim Kurulu’nun yetkileri gasp edilerek hukuka aykırı biçimde AKP tarafından CHP’nin “yönetimine” getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sözcü TV’de yaptığı açıklamalar, Kılıçdaroğlu’nun çelişkilerini ve samimiyetsizliklerini bir kere daha ortaya çıkardı.

AKP’nin “mutlak butlan” darbesiyle işbaşına gelen CHP’nin fiili kayyumu Kemal Kılıçdaroğlu, “göreve” atanır atanmaz, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e, kararın hukuka aykırı olduğunu, Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkilerinin gasp edildiğini, Özel’in dört ayrı kurultayda farklı delegeler tarafından seçilmiş genel başkan olduğunu, bu nedenle olağanüstü kurultayı acilen toplayacağını ve kendisinin de kurultayda aday olmayacağını aktarmış olsaydı, CHP’de bugün yaşananlar yaşanmayacağı gibi, Kılıçdaroğlu’nun iyi niyetli olduğu sonucuna da varılabilirdi.

Devlet, millet için var olan bir yapıdır.

AKP Genel Başkanı ve “Cumhurbaşkanı” Recep Tayyip Erdoğan, CHP’li belediye başkanları ve 38. olağan kurultay ile ilgili “yargı” süreçlerinin hiçbir yerinde olmadıklarını, bunların CHP’nin iç çekişmeleriyle ilgili olduğunu, yaklaşık bir yıldır, defalarca söylemektedir.

Faşizm yapısı gereği ve kategorik olarak ahlaksızlıktır.

Konu Hakkında

Türkiye'de son yıllarda siyasi iktidarın anayasal hak ve özgürlükleri kısıtladığına dair tartışmalar gündemdedir. Özellikle 2007 yılından itibaren anayasa hükümlerinin ihlal edildiği, düşünce ve ifade özgürlüğünün, basın özgürlüğünün, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının kısıtlandığı iddiaları öne sürülmektedir. Ayrıca, yargı bağımsızlığına müdahale edildiği ve kamusal alanın dinselleştirildiği yönünde eleştiriler bulunmaktadır. Bu durum, vatandaşlarda bir çaresizlik hissi yaratmakta ve mevcut siyasi rejim karşısında nasıl bir mücadele yürütüleceği sorusunu gündeme getirmektedir. Haberde, bu sorunların tespiti ve çözüm önerileri üzerine bir analiz sunulmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Haberde bahsedilen anayasal ihlaller nelerdir? +
Haberde, AKP iktidarının 2007'den bu yana anayasanın devlet yetkisinin kaynağı, yürütme yetkisinin kullanımı, anayasa hükümlerinin bağlayıcılığı gibi maddelerini ihlal ettiği belirtiliyor. Ayrıca, düşünce ve ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, toplantı ve gösteri hakkı ile yargı bağımsızlığına ilişkin anayasal güvencelerin de çiğnendiği iddia ediliyor.
Haberde halkın yaşadığı çaresizlik neden kaynaklanıyor? +
Haberde, halkın AKP iktidarının kurduğu baskı rejimine karşı nasıl mücadele edileceği konusunda bir çaresizlik yaşadığı ifade ediliyor. Bu çaresizliğin temel nedenlerinden birinin, yaşanan sorunların tam olarak teşhis edilememesi olduğu belirtiliyor.
Haberde önerilen mücadele yöntemleri nelerdir? +
Haberde, Cumhuriyetin temel ilkelerini savunan muhalefetin birleştirilmesi, anayasal gösteri hakkının kullanılması, kamu kurumlarının anayasaya uyması için çağrı yapılması, genel grev örgütlenmesi ve seçme-seçilme özgürlüğü ile yargı bağımsızlığı sağlanana kadar bu eylemlerin sürdürülmesi öneriliyor.
CHP ile ilgili öneriler nelerdir? +
Haberde, CHP'nin 'AKP işbirlikçilerinin işgalinden kurtarılması' için öncelikle üyelerinin ve seçmenlerinin geniş katılımlı bir protesto mitingi düzenleyerek acil olağanüstü kurultay çağrısı yapması gerektiği belirtiliyor. Bu yolla parti içi mücadelenin verilmesi hedefleniyor.
🔴

Son dakikayı kaçırma!

Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.

Paylaş: WhatsApp X

İlgili Haberler

Beyoğlu’nda 'kira' cinayeti: 64 yaşındaki Agop Değirmencioğlu öldürüldü
Son Dakika

Beyoğlu’nda 'kira' cinayeti: 64 yaşındaki Agop Değirmencioğlu öldürüldü

19 saat önce

SGK hizmet dökümünde eksik veya hatalı prim varsa ne yapılmalı?
Son Dakika

SGK hizmet dökümünde eksik veya hatalı prim varsa ne yapılmalı?

19 saat önce

SOL Parti'den 'çerçeve yasa' açıklaması: 'Hedef siyasal islamcı faşist rejimi kalıcılaştırmak'
Son Dakika

SOL Parti'den 'çerçeve yasa' açıklaması: 'Hedef siyasal islamcı faşist rejimi kalıcılaştırmak'

20 saat önce