USD/TRY38.42 ▼
EUR/TRY41.15 ▲
Gram Altın3.842 TL ▲
BIST 1009.845 ▲
Bitcoin$84.250 ▼
Ethereum$3.120 ▲
Petrol$62.30 ▼
SON DAKİKA
Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor • Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor •
Tarih 45 gün önce

Osmanlı’da kadınların nafaka mücadelesi: 'Yazılmış binlerce arzuhal var'

HK Yazan: Haber Kaydır Editörlüğü Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika Orijinal Haber ›
19 yüzyıl Osmanlısında kimsesiz, yoksul kadınların hem yaşadıkları zorlukları hem verdikleri mücadeleleri anlatan kitabın yaz

19 yüzyıl Osmanlısında kimsesiz, yoksul kadınların hem yaşadıkları zorlukları hem verdikleri mücadeleleri anlatan kitabın yazarı  Prof. Dr. Gülhan Balsoy, “19. yüzyıl Osmanlı arşivlerinde, imparatorluğun dört bir yanından gelen binlerce arzuhal var. Terk edilmiş kadınlar, eşlerini buldurmaları, nafakalarının ödenmesi ve boşanmalarının sağlanması için devlete arzuhal vermiş” diyor.  Tabii, çoğunluk okuma yazma bilmediğinden bu arzuhaller arzuhalcilere yazdırılıyor. “Son paralarıyla arzuhalciye gidiyorlar, devleti yücelterek, kendilerini küçülterek bir sonuç almaya çalışıyorlar” diyen Gülhan Balsoy, kadınların hedeflerine ulaşmak için strateji geliştirdiklerine dikkat çekiyor.

“Hanefi fıkhına göre kocanın kaybolmasının tek başına boşanma sebebi sayılmadığını” anımsatan  Prof. Dr. Balsoy “Boşanmak için o kocayı bulmak gerekiyor — fotoğrafın, kimlik kartının henüz olmadığı bir çağda. Kadınlar çaresiz değil; devleti zorluyorlar” diyor. Ve bu birikim boşa gitmiyor.

Bir dilekçe yığını nasıl yasa oldu?

Balsoy'un aktardığı tarihsel teze göre bu arzuhallerin birikmesi, 1917'deki Hukuk-u Aile Kararnamesi'nde boşanma maddesinin düzenlenmesinde belirleyici etkenlerden biri oluyor. Bir mücadele olsun diye başlatılmamış, ama bireysel çaresizliklerin toplamı hukuku değiştiriyor. Örgütlü olmayan, lider olmayan, tarih kitaplarına giremeyen kadınların mücadelesi.

Balsoy, kitabında anlattığı kadınları tanımlamak için "avare" kelimesini iki anlamıyla kullanıyor: hem sokakta olan, hem de 19. yüzyıl Osmanlıcasında karşılığı olan "perişan, yıkık dökük." Kocasız, babasız, kimsesiz kalan bu kadınlar devletin gözünde tehlikeli — çünkü başlarında bir erkek yok. Haseki Nisa Hastanesi başta olmak üzere çeşitli kurumlar hem onları denetim altına almak hem de en azından bir tas çorba verebilmek için işletiliyor. Kaçmaya çalışanlar da var, girebilmek için yalvaranlar da.

Balsoy, "kafes arkasındaki Osmanlı kadını" klişesini de yıkıyor: Kapanmak bir ayrıcalık. Alt sınıf kadınlar her zaman sokaktaydı — ama bu sokakta olma hali şiddet, yoksulluk ve kırılganlıkla geliyordu.

Söyleşinin sonunda Balsoy şunu söylüyor: “Sorunların büyüklüğü baki ama mücadele de baki." Tarihten çekip aldığı bu hikayeler ezilme anlatısı değil — hayatlarını anlamlı kılmak için çaba sarf eden sıradan kadınların öyküsü. Ama AYM'nin nafaka kararıyla bu satırları okumak başka bir his bırakıyor: 200 yıl geçti, kadın yoksulluğu hâlâ kadınların kendi çözmesi gereken bir sorun mu?

🔴

Son dakikayı kaçırma!

Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.

Paylaş: WhatsApp X

İlgili Haberler

Aspendos'ta 2 bin yıllık yol gün yüzüne çıkarıldı. Tarihi rotada ilk kez yürünecek
Tarih

Aspendos'ta 2 bin yıllık yol gün yüzüne çıkarıldı. Tarihi rotada ilk kez yürünecek

6 saat önce

Anadolu’nun düşman işgalinden kurtuluşunun yol haritasının belirlendiği Amasya Genelgesi 107 yaşında
Tarih

Anadolu’nun düşman işgalinden kurtuluşunun yol haritasının belirlendiği Amasya Genelgesi 107 yaşında

33 gün önce

İbn Battuta: 'Ortaçağ'ın en büyük Müslüman seyyahı'
Tarih

İbn Battuta: 'Ortaçağ'ın en büyük Müslüman seyyahı'

34 gün önce