Erdoğan: 'Sumud filosuna yönelik korsanlığı ve haydutluğu lanetliyorum'
Kaynak, Global Sumud Fleet/Anadolu / Getty Images
İsrail güçlerinin Marmaris'ten Gazze'ye doğru harekete geçen Küresel Sumud Filosu'ndaki gemilere müdahale edip çok sayıda gemiye asker çıkartmasının ardından, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan"bu korsanlığı ve haydutluğu lanetliyorum" dedi.
Kabine toplantısının ardından açıklamalarda bulunan Erdoğan, "40 farklı ülkenin vatandaşından oluşan Sumud Filosu'nun umut yolcularına yönelik bu korsanlığı ve haydutluğu en sert şekilde lanetliyorum" ifadesini kullandı.
Erdoğan, "Filoda bulunan vatandaşlarımızın güvenli şekilde ülkemize dönmeleri için gerekli girişimlerde bulunuyoruz" dedi.
Cumhurbaşkanı, "İsrail'in uluslararası kural tanımaz eylemlerine karşı uluslararası toplumu artık harekete geçmeye davet ediyorum" diye ekledi.
İsrail'in müdahalesi, Sumud Filosu'nun X hesabından yapılan açıklamayla duyuruldu.
"Askeri gemiler şu anda filomuza müdahale ediyor ve İsrail güçleri güpegündüz teknelerimizden birine çıkıyor" denildi.
İsrail'in Gazze ablukasını delmeyi amaçlayan Küresel Sumud Filosu grubu daha sonra İsrail askerlerinin çok sayıda tekneye çıktığı bilgisini paylaştı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, müdahaleden sonra yaptığı açıklamada filoyu "Hamas'ı desteklemeyi amaçlayan şeytanca bir komplo" diye tanımladı.
Netanyahu İsrail güçlerine de seslendi ve "Görevinizi müthiş bir başarıyla icra ediyorsunuz ve kesinlikle düşmanlarımızın beklediğinden çok daha az patırtıyla" dedi.
İsrail Dışişleri Bakanlığı müdahaleden önceki X paylaşımında "Bu kez iki şiddet yanlısı Türk örgütü - Mavi Marmara ve İHH, bu ikincisi terör örgütü olarak kabul ediliyor - provokasyona katılıyor. Gazze'ye yönelik yasal deniz ablukasının herhangi bir ihlaline izin verilmeyecek" demişti.
Türk Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada müdahale kınandı.
"İsrail'in, müdahaleye derhal son vermesi ve alıkonulan filo katılımcılarını koşulsuz olarak serbest bırakması gerekmektedir. İsrail'in hukuk tanımaz eylemlerine karşı uluslararası toplumu gecikmeksizin ortak ve kararlı bir tutum almaya davet ediyoruz" denildi.
Daha sonra da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Alman mekvidaşı Johann Wadephul ile düzenlediği ortak basın toplantısında konuya değindi.
Fidan "İsrail'in Küresel Sumud Filosu'na yönelik uluslararası hukuku açıkça ihlal eden bu korsanlık eylemini en güçlü şekilde kınıyoruz. Vatandaşlarımızın serbest bırakılması için gerekli çalışmaları en hızlı şekilde sürdürüyoruz" dedi.
Gazze'ye yardım götürmeyi ve İsrail'in bu bölgeye uyguladığı deniz ablukasını delmeyi amaçlayan filoda 70 ülkeden yaklaşık 500 kişi bulunuyor.
Filoda Türkiye'den Hak-İş başkanı Mahmut Arslan da yer alıyor.
Gemilerden birinde bulunan Şuayb Ordu ise NTV televizyonuna yaptığı açıklamada, "ellerini kaldırıp herhangi bir direniş göstermeden barışçıl bir şekilde teslim olmaktan başka çareleri olmadığını" belirtti.
Ordu "Biz oraya savaşmak veya şiddet eylemleri gerçekleştirmek için gitmiyoruz, dünyaya bunun tam tersini kanıtlamaya çalışıyoruz" diye konuştu.
Küresel Sumud Filosu daha önce de Gazze'ye benzer seferler düzenlemişti.
Fakat bu seferlerin tümü, İsrail ordusu tarafından engellendi.
2025'te düzenlenen bir seferde, iklim eylemcisi Greta Thunberg de gözaltına alınmış ve İsrail'e götürüldükten sonra sınır dışı edilmişti.
Kaynak, Orhan Cicek/Anadolu / Getty Images
Küresel Sumud Filosu son olarak Nisan ayında bir sefer düzenledi.
İsrail ordusu bu sefere de Yunanistan'ın Girit Adası açıklarında müdahale etti.
Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 11 ülkenin dışişleri bakanları müdahaleyi kınarken, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) de kabul ettiği tezkerede müdahaleyi "savaş suçu" olarak niteledi.
Dışişleri bakanlarının 30 Nisan tarihli ortak açıklamasında, Türkiye, Brezilya, Ürdün, Pakistan, İspanya, Malezya, Bangladeş, Kolombiya, Maldivler, Güney Afrika ve Libya dışişleri bakanları, söz konusu girişimin barışçıl ve sivil bir insani yardım misyonu olduğunu vurguladı.
Açıklamada, filoya yönelik saldırılar ile aktivistlerin uluslararası sularda gözaltına alınmasının, uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukukun "açık ihlali" olduğu belirtildi.
İsrail donanması tarafından gözaltına alınan aktivistlerin 59'u 1 Mayıs'ta İstanbul'a götürülerek serbest bırakıldı.
Filonun adı Arapça sebat anlamına geliyor ve Filistin topraklarında İsrail işgaline karşı gündelik hayatta uygulanan şiddetsiz direniş için kullanılıyor.
İsrail Gazze'ye uyguladığı deniz ablukasının uluslararası hukuka uygun olduğunu savunuyor.
2010'da Gazze'ye doğru yol alan Mavi Marmara gemisi, İsrail güçlerinin saldırısına uğramış ve aralarında Türk eylemcilerin de bulunduğu 10 kişi ölmüş, 28 kişi yaralanmıştı.
Bu olay İsrail'in Türkiye'yle ilişkilerini de ciddi bir şekilde etkilemişti .
Daha sonra iki ülke arasında bir anlaşma imzalanmış ve Türkiye'de İsrail'e karşı açılan dava düşürülmüştü .
Son dakikayı kaçırma!
Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.
