Depresyonda yeni bir tür keşfedildi: Her 4 kişiden 1'inde görülüyor
Bilim insanları, depresyonun bilinen belirtilerinin yanı sıra vücudun 24 saatlik biyolojik ritmindeki bozulmalarla ilişkili yeni bir alt türünü keşfetti. Sidney Üniversitesi araştırmacıları tarafından yapılan çalışma, "sirkadiyen depresyon" olarak adlandırılan bu durumun, özellikle uyku ve uyanıklık döngüsündeki düzensizliklerle kendini gösterdiğini ortaya koydu. Araştırmaya katılan depresyon hastalarının yaklaşık dörtte birinin bu alt türün özelliklerini taşıdığı belirlendi.
Sirkadiyen ritim, uyku-uyanıklık döngüsünden hormon salgılanmasına ve metabolizmaya kadar pek çok vücut fonksiyonunu düzenleyen doğal bir süreçtir. Bu ritmin bozulması, kişinin uyku saatlerini ve genel yaşam düzenini olumsuz etkileyebilir. Araştırmacılar, bazı kişilerde bu düzensizliklerin sadece bir belirti olmanın ötesinde, depresyonun oluşmasında ve devam etmesinde aktif rol oynayabileceğini düşünüyor.
Sirkadiyen depresyonla ilişkilendirilen başlıca belirtiler arasında sabahları yeterince uyumuş olsalar bile yorgun uyanma, gece geç saatlere kadar uyanık kalma ve normalden fazla uyuma eğilimi bulunuyor. Ayrıca ruh halinin mevsimsel değişikliklerden etkilenmesi, iş ve tatil günleri arasındaki uyku düzeni farklılıkları (sosyal jet lag) ve akşamları daha enerjik hissedip sabahları zor uyanma gibi durumlar da bu alt türe işaret edebiliyor. Araştırmada bu özelliklerden en az üçünü taşıyan katılımcılar sirkadiyen depresyon grubunda değerlendirildi.
Sidney Üniversitesi'nin 10 binden fazla Avustralyalının verilerini incelediği çalışmada, katılımcıların yaklaşık yüzde 23'ünün sirkadiyen depresyon özelliklerini taşıdığı saptandı. İlginç bir bulgu olarak, bu özelliklere sahip kişilerin bazı yaygın antidepresan tedavilere daha az yanıt verdiği ve daha fazla yan etki bildirdiği gözlemlendi. Araştırmacılar, biyolojik saati hedefleyen ışık terapisi veya uyku düzenini yeniden oluşturma gibi yaklaşımların bu hastalar için daha etkili olabileceğini belirtiyor. Ancak tedavi planının mutlaka hekim tarafından kişiye özel belirlenmesi gerektiği vurgulanıyor. Bu bulgular, sirkadiyen depresyonun henüz bağımsız bir tanı kategorisi olmadığını ancak depresyon tedavisinde yeni yaklaşımların kapısını araladığını gösteriyor.
Konu Hakkında
Vücudumuzun doğal iç saati olan sirkadiyen ritim, uyku-uyanıklık döngüsünden hormon salgılanmasına, vücut sıcaklığına ve metabolizmaya kadar birçok yaşamsal fonksiyonu düzenler. Bu ritim, genellikle güneş ışığına göre ayarlanır ve yaklaşık 24 saatlik bir döngüyü takip eder. Sirkadiyen ritimdeki bozulmalar, uyku bozukluklarına, ruh hali değişimlerine ve çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir. Özellikle modern yaşam tarzı, yapay ışık maruziyeti, düzensiz çalışma saatleri ve seyahatler bu doğal ritmi kolayca bozabiliyor. Depresyon gibi ruhsal rahatsızlıkların da bu biyolojik saatteki sapmalarla ilişkili olabileceğine dair artan kanıtlar, araştırmacıları bu alanda daha derinlemesine incelemeler yapmaya yöneltiyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Sirkadiyen depresyon nedir? +
Sirkadiyen depresyonun belirtileri nelerdir? +
Sirkadiyen depresyon toplumda ne kadar yaygın? +
Sirkadiyen depresyonun tedavisi farklı mı? +
Son dakikayı kaçırma!
Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.
