Küresel Sumud Filosu aktivistleri yaşadıklarını anlattı: Bize hayvanmışız gibi davrandılar
İsrail tarafından alıkonuldukları anlara ilişkin, "Her yer dikenli tellerle çevriliydi, etrafımızda silahlı kişiler vardı ve bize hayvanmışız gibi davrandılar." dedi.
İngiliz Davidson, İsrail'in uluslararası sularda filoya yönelik saldırısı sonrası yaşadıklarını AA muhabirine anlattı. Küçük bir tekneyle ilerledikleri sırada insansız hava araçları ve yoğun ışıklarla takip edildiklerini belirten Davidson, İsrail ordusuna ait büyük bir savaş gemisinin tekneye yaklaştığını söyledi.
“YASA DIŞI HİÇBİR ŞEY YAPMIYORDUK”
Davidson, "Bize teknenin ön kısmına geçmemizi söylediler. Biz barışçıl şekilde oturduk ancak ısrar ettiler. Sonunda, 'Öne geçmezseniz ateş ederiz' diye tehdit ettiler. Halbuki uluslararası sulardaydık ve yasa dışı hiçbir şey yapmıyorduk." dedi.
Askerlerce alıkonulduktan sonra "yüzen hapishane" olarak nitelendirdiği bir ortama götürüldüklerini anlatan Davidson, buradan da botlarla alınarak konteynerlerden oluşturulan geçici bir alanda tutulduklarını dile getirdi.
“ETRAFIMIZDA SİLAHLI KİŞİLER VARDI”
Davidson, "Her yer dikenli tellerle çevriliydi, etrafımızda silahlı kişiler vardı ve bize hayvanmışız gibi davrandılar." ifadesini kullandı.
Gece boyunca ıslak yataklarda uyumaya zorlandıklarını, bazı durumlarda yatakların özellikle ıslatıldığını belirten Davidson, kendilerine sınırlı miktarda yiyecek ve su verildiğini, görevlilerin sert ve tehditkar bir tutum sergilediğini söyledi.
Davidson, kendilerine "ülkeyi terk etmeleri ya da İsrail'de hapse gönderilmeleri" yönünde seçenek sunulduğunu ifade etti.
Uluslararası topluma çağrıda bulunan Davidson, "Herkesin olanlara tepki vermesi gerekiyor, çünkü bu durum Filistin ile sınırlı kalmayacak, dünya geneline yayılacak. Çünkü onlar (İsrail) siyonist ve kendileri dışında kimseyi umursamıyorlar." dedi.
Küresel Sumud Filosu üyeleri, Avustralyalı doktor Bianca Webb-Pullman ve ABD'li emekli acil servis hekimi John Francis Reuwer, İsrail'in filoya yönelik yasa dışı müdahalesinde yaşadıklarını anlattı.
Küresel Sumud Filosu'ndan Avustralyalı doktor Webb-Pullman, filoya yapılan yasa dışı müdahale hakkında AA muhabirine konuştu.
Tekneye çıkan İsrail askerlerinin kendilerine silah doğrulttuğunu anlatan Webb-Pullman, "Herkesin ellerini bağladılar ve sonra bizi tekneleriyle bir donanma gemisine götürdüler. Orada bizi stres pozisyonunda tuttular, uzun süre yerde diz çökmek gibi bir stres pozisyonu. Sonra bizi nakliye konteynerlerinin bulunduğu bir avluya koydular ve her konteynere 45 kişi sığdırdılar. Battaniyemiz yoktu." ifadelerini kullandı.
Webb-Pullman, filonun Suriye komitesinin 2 üyesinin serbest bırakılmamasına tepki gösterdiklerini belirterek, bu sebeple askerlerin filo üyelerini "dövmeye ve tekneden dışarı sürüklemeye başladığını" aktardı.
Uluslararası toplumun bu konuda harekete geçme yükümlülüğü olduğuna işaret eden Webb-Pullman, şöyle devam etti:
"İsrail, 2 yıldır bir soykırım gerçekleştirirken cezasız kalıyor ve şimdi yaptıkları ise kontrol alanlarını genişletmek. Sadece Gazze'yi kontrol ettiklerini düşünmekle kalmıyorlar, artık tüm Akdeniz'i kontrol ettiklerine inanıyor gibi görünüyorlar ve bu hoş görülemez. Türk hükümetinin ve dünya hükümetlerinin bu konuda güçlü bir tavır alması gerçekten çok önemli."
"İSRAİL'İ HESAP VERMEYE ZORLAMALIYIZ"
ABD'li emekli acil servis hekimi Reuwer da yaşadıklarına ilişkin AA muhabirine açıklamada bulundu.
İnsani yardım amacıyla hareket eden kişilere suçlu muamelesi yapıldığını belirten Reuwer, "Bugün, başkalarının acılarına duyarlılık gösteren insanların suçlu gibi muamele gördüğüne şahit oldum." dedi.
Kendilerine ağır şekilde müdahale edildiğini vurgulayan Reuwer, bazı kişilerin gözaltına alındığını ve İsrail'e götürüldüğünü söyledi.
Reuwer, "Her gün çocukların öldürülmesine duyarlılık gösteren insanlar, neden suçlu gibi muamele görüyor ve neden çocukları öldürenler saygıyla karşılanıyor?" ifadesini kullandı.
İsrail'in yasa dışı müdahalesi sırasında yere yatırıldıklarını, diz çökmeye zorlandıklarını ve hareket ettiklerinde darbedildiklerini aktaran Reuwer, fiziksel ve psikolojik olarak etkilendiklerini dile getirdi.
Reuwer, "ABD ile İsrail gibi büyük ülkelerin bu kuralları her gün ihlal etmesine izin veriyoruz. Bu da hepimizi güvende ve barış içinde tutan uluslararası kurumları zayıflatıyor. Bu nedenle ABD ve İsrail'i hesap vermeye zorlamalıyız." dedi.
Son dakikayı kaçırma!
Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.
