USD/TRY38.42 ▼
EUR/TRY41.15 ▲
Gram Altın3.842 TL ▲
BIST 1009.845 ▲
Bitcoin$84.250 ▼
Ethereum$3.120 ▲
Petrol$62.30 ▼
SON DAKİKA
Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor • Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor •
Gündem 2 saat önce

Medeni Kanun 100 yaşında: ‘Eşitlik mücadelesinden vazgeçmemeliyiz’

HK Yazan: Haber Kaydır Editörlüğü • • Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika Orijinal Haber ›
Türk Medeni Kanunu, 100.

Türk Medeni Kanunu, 100. yaşını kutlarken, hukukçu Prof. Dr. Suna Gökkuş Moroğlu, kanunun sadece bir yıl dönümü olmadığını, aynı zamanda laiklik, hukuk birliği ve eşitliğe dayalı toplumsal dönüşümün de bir işareti olduğunu vurguladı. Moroğlu, Medeni Kanun'un kadınlar açısından "gerçek anlamda bir kadın devrimi" olduğunu belirtti.

17 Şubat 1926'da kabul edilip 4 Ekim 1926'da yürürlüğe giren Medeni Kanun'un, Cumhuriyet'in hukuk alanındaki en önemli devrimlerinden biri olduğuna dikkat çeken Moroğlu, kazanımların tek başına yeterli olmadığını, hakların yasaya girmesinin ardından da kadınların ve kadın hukukçuların uzun yıllar süren mücadelesiyle bu dönüşümün devam ettiğini ifade etti.

Medeni Kanun'un kadınlar için en büyük dönüşümünün, kadını hukuk düzeninde yalnızca bir erkeğin eşi, bir ailenin annesi veya kızı olarak değil, hak ve borçlara sahip bağımsız bir birey olarak tanıması olduğunu söyleyen Moroğlu, kanunla tek eşliliğin kabul edildiğini, evliliğin resmi nikâha bağlandığını, boşanmanın mahkeme kararına tabi kılındığını ve kız ile erkek çocukların mirastan eşit pay almasının sağlandığını hatırlattı. Kanunun, kadının birey ve yurttaş olarak kabul edilmesinin hukuki temelini oluşturduğu belirtildi.

Reklam

Moroğlu, kadının yalnızca aile içindeki rolü üzerinden tanımlanmasının bireysel haklar açısından risk taşıdığını ve bu durumun 100 yıl önceki anlayışa geri dönüş tehlikesi yarattığını söyledi. Son dönemdeki tartışmalara da değinen Moroğlu, kadının bireysel haklarını zayıflatmanın aileyi güçlendirmediğini, aksine eşit bireylerin özgür iradeleriyle kurulan demokratik ve sağlıklı bir aile yapısının önemini vurguladı.

2002'de yürürlüğe giren yeni Türk Medeni Kanunu'nun yaklaşık 40 yıllık kadın mücadelesinin ürünü olduğunu hatırlatan Moroğlu, "yoksulluk nafakası" ve kadının soyadı gibi konulara da değindi. Yoksulluk nafakasının sadece kadınlara özgü bir hak olmadığını, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşen her iki cinsiyetten tarafın da talep edebileceğini belirtti. Anayasa Mahkemesi'nin kadının evlenmekle eşinin soyadını almasını zorunlu kılan düzenlemeyi iptal etmesiyle ilgili olarak, kadının evlilik içinde de bağımsız bir birey olarak görülmesi gerektiğini ve soyadı konusunda da eşit haklara sahip olması gerektiğini savundu. Moroğlu, eşitlikçi bir düzenleme için kanun teklifi önerilerine de kitabında yer verdiğini ekledi.

Konu Hakkında

Türk Medeni Kanunu, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan kısa bir süre sonra, 4 Ekim 1926'da yürürlüğe girerek Türk hukuk sisteminde köklü bir değişikliğe imza atmıştır. Osmanlı Devleti'nin şeriat temelli aile hukukundan modern, laik ve evrensel hukuk normlarına geçişi simgeleyen bu kanun, özellikle kadın hakları açısından devrim niteliğindedir. Tek eşlilik, resmi nikah zorunluluğu, kadınların boşanma hakkı, mirasta eşitlik gibi düzenlemelerle kadınların toplumdaki statüsünü önemli ölçüde yükseltmiştir. Ancak bu kazanımların korunması ve geliştirilmesi, zaman içinde çeşitli toplumsal ve hukuki tartışmalara konu olmuş, kadınların eşitlik mücadelesi devam etmiştir.

Sıkça Sorulan Sorular

Medeni Kanun'un kabul edilme tarihi nedir? +
Türk Medeni Kanunu 17 Şubat 1926'da kabul edilmiş ve 4 Ekim 1926'da yürürlüğe girmiştir. Bu tarih, Türkiye'de hukuki ve toplumsal alanda önemli bir dönüm noktasıdır.
Medeni Kanun kadınlar için neden devrim niteliğindedir? +
Medeni Kanun, kadınları hukuk düzeninde bağımsız bir birey olarak tanımış, tek eşliliği zorunlu kılmış, resmi nikahı esas almış, boşanma süreçlerini düzenlemiş ve mirasta kız ile erkek çocuklara eşit haklar tanımıştır. Bu düzenlemeler, kadının toplumdaki statüsünü önemli ölçüde yükseltmiştir.
Yoksulluk nafakası kimler için geçerlidir? +
Yoksulluk nafakası, boşanma sonucunda yoksulluğa düşen ve kanunda belirtilen koşulları taşıyan her iki cinsiyetten tarafça talep edilebilir. Nafakanın yalnızca kadınlara tanınmış bir hak olduğu yönündeki algı bir kavram karmaşasıdır.
Kadının soyadı hakkı son durum nedir? +
Anayasa Mahkemesi, kadının evlenmekle eşinin soyadını almasını zorunlu kılan düzenlemeyi iptal etmiştir. Bu kararla birlikte, kadının evlilik içinde de bağımsız bir birey olarak görülmesi ve soyadı konusunda eşit haklara sahip olması gerektiği vurgulanmıştır. Yeni bir düzenleme beklenmektedir.
🔴

Son dakikayı kaçırma!

Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.

Paylaş: WhatsApp X

İlgili Haberler

Postacısız hiç olmaz!
Gündem

Postacısız hiç olmaz!

2 saat önce

İngiltere’de umutlar yeniden yeşerecek
Gündem

İngiltere’de umutlar yeniden yeşerecek

2 saat önce

Çağımızın Antigone’si
Gündem

Çağımızın Antigone’si

2 saat önce