USD/TRY38.42 ▼
EUR/TRY41.15 ▲
Gram Altın3.842 TL ▲
BIST 1009.845 ▲
Bitcoin$84.250 ▼
Ethereum$3.120 ▲
Petrol$62.30 ▼
SON DAKİKA
Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor • Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor •
Gündem 1 saat önce

Holding paşaları-holding profesörleri-holding bürokratları

HK Yazan: Haber Kaydır Editörlüğü • • Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika Orijinal Haber ›
Toplumda utanma duygusunun yokluğunu ifade etmek için kullandığımız 'tuz koktu' deyimi bile artık yetersiz kalıyor.

Toplumda utanma duygusunun yokluğunu ifade etmek için kullandığımız 'tuz koktu' deyimi bile artık yetersiz kalıyor. Zira yaşanan utanç verici olaylar, yeni bir deyim bulmamızı gerektiriyor.

Devlette uzun yıllar üst düzey görevlerde bulunmuş bürokratlar, saygın üniversitelerin akademisyenleri, borsada spekülatif işlemleriyle bilinen şirketler ve yatırım bankalarında yüksek maaşlar karşılığında isimlerini kullandırmaktan çekinmiyor. Bu durum, içinde bulunduğumuz dönemin ne kadar vahim olduğunu gösteriyor.

12 Eylül askeri darbesinin ardından holdingler, yönetim kurullarını emekli paşalar ve MİT mensuplarıyla doldurmaya başladı. Örneğin, hayali ihracat, kaçakçılık ve banka hortumculuğu gibi çeşitli yolsuzluklara adı karışan Kemal Horzum'un Hortaş Şirketi'nde üç emekli general ve bir MİT müsteşar yardımcısı yönetim kurulu üyesiydi. Benzer şekilde, 'kale gibi banka' sloganıyla bilinen Hisarbank'ın sahipleri de batıracakları bankanın yönetimine bir emekli general, bir ünlü profesör ve eski başbakan Sadi Irmak'ı almıştı. Tansu Çiller'in eşi Özer Çiller'in genel müdür olduğu İstanbul Bankası'nın yönetiminde de emekli bir oramiral bulunuyordu ve bu banka da battı.

Reklam

Eski Genelkurmay Başkanı Semih Sancar'ın görev yaptığı holding hala ayakta olsa da, emekli Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Muhittin Fisunoğlu'nun yönetim kurulunda yer aldığı Hayyam Garipoğlu'na ait Sümerbank battı. Dönemin önde gelen hayali ihracatçılarından Ertan Sert ise paşalara prim vermek yerine eski bir MİT müsteşar yardımcısını şirketine yönetici yapmıştı.

12 Eylül paşalarının etkisi seçimler sonrası azalsa da, holdingler ve şaibeli şirketler, paşalardan boşalan yerleri üniversite hocaları ve emekli bürokratlarla doldurmaya devam etti. Kemal Satır gibi doktor kökenli isimler banka yönetim kurullarında yer alırken, Banker Kastelli gibi yapılar eski DPT'den üst düzey bürokratları ve Prof. Erdoğan Alkin gibi akademisyenleri bünyesine kattı. Alkin'in oğlu Kerem ve Emre Alkin de babaları gibi Tera Holding'de görev aldı ve bu holdingin batmasıyla tutuklandılar. SPK Başkanlığı yapmış Doğan Cansızlar'ın yönetiminde olduğu CLK Holding de borsada işlem gören ve batan nadir şirketlerden biri oldu. Tera Holding'de eski İstanbul Defterdarı Kadir Boy da görev yapıyordu.

Kamu görevinden ayrılanların belirli bir süre eski kurumlarıyla ilgili iş yapmalarını yasaklayan 2531 sayılı kanunun ilgili maddesi hala yürürlükte mi? Bu yasal yaptırımların yanı sıra, yüksek maaşlar uğruna etik değerleri hiçe saymak ve isimlerini lekelemek ne kadar doğru? Bir maaş için hapis yatmak veya itibar kaybetmek değer mi? Hatta AKP genel başkan yardımcısı ve eşinin borsada milyonlar yatırıp milyarlar kazandığı iddiaları da gündemdeki yerini koruyor. Bu gelişmeler, fon vurgunuyla ilgili soruşturmaların devam ettiği bir dönemde yaşanıyor.

Konu Hakkında

Türkiye'de 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından, kamu ve ordu kökenli birçok üst düzey ismin özel sektörde, özellikle de holdinglerin yönetim kurullarında görev alması yaygın bir eğilim haline geldi. Bu durum, hem bürokrasinin hem de ordunun ekonomik hayata entegrasyonunu simgeliyordu. Ancak zamanla, bu görevlendirmelerin şeffaflığı ve etik boyutları sorgulanmaya başlandı. Özellikle batık bankalar ve iflas eden şirketlerin yönetimlerinde yer alan bu isimlerin, kamuoyunda 'yüksek maaşlar' veya 'nüfuz kullanımı' gibi eleştirilere maruz kalması, Türkiye'de kurumsal yönetim ve etik ilkeler üzerine tartışmaları alevlendirdi. Bu durum, kamu görevinden ayrılanların özel sektördeki faaliyetlerine ilişkin düzenlemelerin ve denetim mekanizmalarının önemini de gözler önüne serdi.

Sıkça Sorulan Sorular

Holding yönetim kurullarında görev alan emekli paşalar ve bürokratlar kimlerdi? +
Haberde, Kemal Horzum'un şirketinde görev alan emekli generaller ve MİT mensupları, Hisarbank'ın yönetimindeki emekli general ve profesör, İstanbul Bankası'ndaki emekli oramiral, Sümerbank'ta görev yapan emekli orgeneral gibi isimler örnek olarak gösteriliyor. Ayrıca eski bürokratlar ve akademisyenlerin de bu tür görevlerde bulunduğu belirtiliyor.
Bu isimlerin holdinglerde görev almasının temel nedeni neydi? +
Haberde bu durumun temel nedeninin 'ballı maaşlar' olduğu vurgulanıyor. Yani, bu kişilerin yüksek maaşlar karşılığında şirketlerin yönetim kurullarında yer alarak kendi isimlerini veya deneyimlerini kullandıkları ifade ediliyor.
Bahsedilen şirketlerin akıbeti ne oldu? +
Haberde adı geçen şirketlerden Hortaş, Hisarbank, İstanbul Bankası ve Sümerbank gibi yapılar battı veya iflas etti. Bu durum, yönetim kurullarında yer alan kişilerin deneyimlerinin şirketlerin başarısını garanti etmediğini gösteriyor.
Kamu görevinden ayrılanların özel sektördeki faaliyetlerine ilişkin yasal düzenlemeler nelerdir? +
Haberde 2531 sayılı kanunun 2. maddesine atıfta bulunularak, kamu görevinden ayrılanların ayrıldıkları tarihten önceki 2 yıl içinde görev yaptıkları kurumlara karşı doğrudan veya dolaylı olarak görev ve iş alamayacaklarına dair bir hükümden bahsediliyor. Ancak bu hükmün günümüzdeki geçerliliği sorgulanıyor.
🔴

Son dakikayı kaçırma!

Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.

Paylaş: WhatsApp X

İlgili Haberler

Açlarıyız bu güzelim ülkenin!
Gündem

Açlarıyız bu güzelim ülkenin!

1 saat önce

Garip Gurebanın AKP’si
Gündem

Garip Gurebanın AKP’si

1 saat önce

Yeni mutabakat anlayışı
Gündem

Yeni mutabakat anlayışı

1 saat önce