Devlet Memurları Konfederasyonu Başkanı Kaya’dan ‘kamuda mobbing’ tepkisi
sağlık sektöründeki çalışma koşulları giderek ağırlaşırken, kamuda mobbing iddiaları da artış gösteriyor. Antalya'nın Kaş ilçesindeki Devlet Hastanesi'nde görevli iki hemşirenin, maruz kaldıkları iddia edilen yıldırma (mobbing) nedeniyle istifa ettiği öne sürüldü. Bu gelişmeler üzerine Devlet Memurları Konfederasyonu ve Genç Sağlık Sendikası Genel Başkanı Osman Kaya, kamudaki mobbing sorununa dikkat çekti.
Kaya, kamuda çalışmanın onurlu bir görev olduğunu ancak milyonlarca kamu görevlisinin bu onuru taşırken bir de mobbingin görünmeyen yükü altında ezildiğini belirtti. Mobbingi, etkisi her gün hissedilen ancak adı konulmayan ve belgesi bulunmayan bir baskı olarak tanımlayan Kaya, psikolojik tacizin bağırarak veya hakaret ederek yapılmadığını, bunun yerine keyfi görevlendirmeler, yer değişiklikleri, fikirlerin görmezden gelinmesi veya performans notlarının yazılmaması gibi yöntemlerle de gerçekleşebileceğini ifade etti. Kâğıt üzerinde her şey mevzuata uygun görünse de, bu durumun çalışanlar üzerinde sabahları işe gitmekte zorlanma, uykusuzluk ve yetersizlik hissi gibi olumsuz etkilere yol açtığını vurguladı.
Yıldırmanın en tehlikeli yanının zamanla sıradanlaşması olduğunu söyleyen Kaya, 'Amir böyle istiyor', 'Burada işler hep böyle yürür' gibi söylemlerle geçiştirilen her baskının bir sonrakine zemin hazırladığını belirtti. Liyakatin yerini sadakatin, işbirliğinin yerini ise korkunun aldığı çalışma ortamlarında en çok işini iyi yapmaya çalışanların mağdur olduğunu dile getirdi. Mobbingin etkilerinin sadece iş yerinde kalmayıp eve, aileye yansıdığını ve bireylerin sağlığı ile özgüvenine kalıcı zararlar verebildiğini sözlerine ekledi.
Kaş'ta yaşanan olaya değinen Kaya, on iki yılını hastaneye vermiş bir sağlık çalışanının sürekli birim değiştirilmesi ve nöbetlerde hissettiği baskı nedeniyle mesleğinden ayrıldığını aktardı. Sağlık Bakanlığı'nın müfettiş görevlendirmesini önemsediklerini ancak incelemenin şeffaf yürütülmesini ve sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılmasını istedi. Bir çalışanın hayatını adadığı mesleği bırakırken özgürleştiğini hissetmesinin, sadece o çalışanın değil, sistemin kendisinin de yaralandığını gösterdiğini belirtti. Kaya, Kaş'ta yaşananların ilk veya tek örnek olmadığını, öğretmenler, katip'ler, belediye memurları ve teknikerler gibi birçok kamu çalışanının benzer baskıları yaşadığını vurguladı. Bu nedenle mobbingin, münferit soruşturmalarla değil, kalıcı ve yapısal düzenlemelerle çözülmesi gereken bir kamu yönetim sorunu olduğunu ifade etti.
Yıldırma mağdurlarının çoğunun sesini çıkaramadığını belirten Kaya, kamu görevlilerinin şikayet mekanizmasına başvurmak yerine sessizce istifa etmeyi veya sosyal medyadan dertlerini anlatmayı tercih etmelerinin nedeninin, şikayetlerin genellikle şikayet edilen yönetimin insafına bırakılması ve başvuruda bulunan çalışanın cezalandırılması olduğunu söyledi. Güven vermeyen bir şikayet sisteminin mağduru değil, faili koruduğunu savundu. Mart 2025'te yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu'nun yeniden faaliyete geçirilmesini olumlu bulduklarını ancak genelgelerin sahada karşılığı olmadığında iyi niyet beyanından öteye gidemeyeceğini belirtti. Kaya, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda mobbingin açık bir tanımının ve yaptırımının hâlâ bulunmadığını, bu nedenle memurun onurunu, ruh sağlığını ve çalışma barışını koruyacak düzenlemenin bir genelgeye değil, kanuna dayanması gerektiğini vurguladı. Taleplerini net bir şekilde ortaya koyarak, mobbingin 657 sayılı Kanun'da tanımlanmasını ve disiplin hükümlerine bağlanmasını, ayrıca her kurumda amirlerin etkisinden bağımsız, sendika temsilcilerinin de yer aldığı değerlendirme birimleri kurulmasını istedi.
Konu Hakkında
Mobbing, iş yerinde bir veya birden fazla kişi tarafından, diğer bir kişiye yönelik olarak, düzenli ve sistematik bir şekilde tekrarlanan, psikolojik, fiziksel veya sosyal olarak zarar vermeyi amaçlayan olumsuz davranışlar bütünüdür. Türkiye'de kamu çalışanları arasında mobbing konusu, özellikle son yıllarda artan iş yükü, stres ve çalışma koşullarındaki zorluklar nedeniyle daha fazla gündeme gelmiştir. Sağlık sektörü gibi yoğun ve stresli ortamlarda hemşireler gibi personelin mobbinge maruz kalma riski daha yüksek olabilmektedir. Mobbingin, bireylerin ruh sağlığı, motivasyonu ve iş performansını olumsuz etkilediği, ayrıca kurum içi iletişimi ve çalışma barışını bozduğu bilinmektedir. Bu nedenle, mobbingle mücadele için yasal düzenlemelerin yapılması ve şikayet mekanizmalarının güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Kamuda mobbing nedir? +
Mobbingin etkileri nelerdir? +
Kamuda mobbing başvurusu nasıl yapılmalı? +
Mobbingle mücadelede yasal düzenlemeler yeterli mi? +
Son dakikayı kaçırma!
Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.
