Sağlıkta teşvik adaletsizliği: Bakım yükü hemşire ve ebede, karşılığı bordroda yok
sağlık Bakanlığı'nın hayata geçirdiği ek ödeme yönetmeliğindeki puanlama ve katsayı adaletsizliği, hemşire ve ebelerin ciddi mağduriyetine yol açtı. Mevcut teşvik sisteminin, reçete yazımı ve ameliyat gibi hekim odaklı işlemlere yüksek puanlar vermesi, hastaların 24 saatlik bakım ve tedavisini üstlenen hemşire ve ebelerin emeğini yeterince karşılamıyor. Katsayı farklılıkları ve hatalı puanlama nedeniyle hak ettikleri ödemeleri alamayan sağlık çalışanları, teşvik sisteminin acilen gözden geçirilerek revize edilmesini talep ediyor.
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Eş Genel Başkanı Nazan Karacabey, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, sorunun yalnızca teşvik ödemelerindeki puanlama adaletsizliğiyle sınırlı olmadığını, temel problemin sağlık dönüşüm sürecinde uygulamaya konulan performans sistemi olduğunu vurguladı. Performansa dayalı ödemelerin temelini oluşturan SUT kalemlerinin poliklinik, yataklı tedavi, ameliyat gibi hekimlerin yaptığı işlere odaklandığını belirten Karacabey, bu durumun bakım emeğini görünmez kıldığını ve mesleki ayrışmaya neden olduğunu ifade etti. Karacabey, "Sağlık hizmetlerinin ekip işi olmasına rağmen sadece hemşire ve ebelerin değil, acil hizmetlerden evde sağlığa kadar pek çok sağlık emekçisinin emeğinin ücrete değer görülmediğini görüyoruz" dedi.
Karacabey, sendika olarak asıl taleplerinin performans ve teşvik sisteminin tamamen kaldırılması ve emekliliğe yansıyan adil bir temel ücret politikasının hayata geçirilmesi olduğunu belirtti. Hekimlerin de sistemden tam olarak memnun olmadığını, bu nedenle kamu hastanelerinden özel sektöre geçişler veya yurt dışına göç gibi durumların yaşandığını öne sürdü. Karacabey, sağlık hizmetlerinin sadece hekim, hemşire ve ebelerle yürütülmediğini, diğer sağlık emekçilerinin de iş yükü ve mobbing baskısıyla karşı karşıya kalarak tükenme noktasına geldiğini söyledi. Bu durumun nitelikli sağlık hakkına erişimin önünde de engel oluşturduğunu ekledi.
OECD verilerine göre Türkiye'de 100 bin kişiye düşen ebe ve hemşire sayısının 381 olduğunu, bu rakamın OECD ortalamasının (bin) oldukça altında kaldığını hatırlatan Karacabey, 2002'den bu yana hekime müracaatın yüzde 401 arttığını dile getirdi. Kışkırtılmış sağlık talebini karşılamaya çalışırken, sağlık emekçilerinin tükenme noktasına geldiği ve halkla aralarında derin bir uçurum oluştuğu gerçeğinin inkar edilemeyeceğini belirtti. Karacabey, OECD ülkelerinde yabancı sağlık çalışanı sayısındaki artışa da dikkat çekerek, bu durumun küresel bir sağlık profesyoneli ihtiyacını ve göçünü gösterdiğini ifade etti.
Konu Hakkında
Sağlıkta performans sistemi, Türkiye'de sağlık hizmetlerinin finansmanını ve çalışanların ücretlendirilmesini düzenleyen önemli bir mekanizmadır. 2000'li yılların başından itibaren sağlıkta dönüşüm programları kapsamında yaygınlaşan bu sistem, sağlık çalışanlarının sunduğu hizmetlere göre ek ödemeler almasını hedefler. Ancak, sistemin kurgulanış biçimi, özellikle hekimlerin yaptığı işlemlere (ameliyat, reçete yazımı vb.) daha yüksek puanlar ve katsayılar ataması, hemşire, ebeler ve diğer sağlık çalışanlarının bakım emeğini yeterince görünür kılmadığı yönünde eleştirilere neden olmaktadır. Bu durum, sağlık çalışanları arasında ücret adaletsizliği algısını güçlendirmekte ve mesleki memnuniyetsizliğe yol açmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Sağlıkta teşvik adaletsizliği nedir? +
Performans sistemi neden eleştiriliyor? +
Hemşire ve ebeler ne talep ediyor? +
Türkiye'de hemşire ve ebe sayısı yeterli mi? +
Son dakikayı kaçırma!
Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.
