‘Subaylar Savaşı’ olarak tarihe geçen Sakarya Meydan Muharebesi’nin 105. yıldönümü
Tarihe 'Subaylar Savaşı' olarak geçen Sakarya Meydan Muharebesi, 23 Ağustos 1921'de başlayıp tam 22 gün 22 gece süren kritik bir mücadeleydi. Mustafa Kemal Paşa tarafından 'Melhame-i Kübra' yani büyük ve kanlı savaş olarak nitelendirilen bu muharebe ile Yunan ordusunun Anadolu'dan Türk varlığını silme girişimi püskürtüldü. Bu zafer, 1683'teki İkinci Viyana Kuşatması'ndan bu yana devam eden Batı karşısındaki geri çekilme sürecini 238 yıl sonra durdurdu.
Tarihçi Prof. Dr. Mehmet Emin Elmacı, Sakarya Zaferi'nin Milli Mücadele için askeri, diplomatik ve siyasi açıdan bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Başkomutanlık Yasası ile Mustafa Kemal Paşa'ya verilen yetkinin, halkın ordusuna desteğini sağlayacak Tekalif-i Milliye emirlerinin yayınlanmasına olanak tanıdığını ve bu sayede ordunun bir yıl sonraki Büyük Taarruz'a hazırlandığını belirtti. Zaferin sadece cephede kazanılan askeri bir başarı olmadığını, aynı zamanda iç cephede TBMM Hükümeti'nin kontrolünü pekiştirdiğini ve güç dengesini Türk ordusu lehine çevirdiğini ekledi.
Elmacı'ya göre, Sakarya Zaferi ile stratejik üstünlük ilk kez TBMM Hükümeti'ne geçti. Bu durumun en önemli yansıması diplomatik alanda görüldü. Siyasi gücü artan TBMM, doğuda Kars Antlaşması (13 Ekim 1921) ile sınırlarını kesinleştirirken, güneyde Ankara Antlaşması (20 Ekim 1921) ile Fransa ile dostane ilişkiler kurdu. Fransa'nın TBMM'yi resmen tanıması ve askerlerini çekmesi, İtilaf Devletleri arasındaki diplomatik birliği parçaladı ve emperyalistlerin Sevr hayallerinden vazgeçmesine neden oldu.
Mustafa Kemal Paşa'nın Sakarya Savaşı ile yeniden askerlik mesleğine dönmesi, hem birlikler hem de kamuoyu nezdinde büyük bir moral kaynağı oldu. TBMM tarafından kendisine 'Mareşal' rütbesi ve 'Gazi' unvanı verilmesi, Ankara Hükümeti'nin otoritesini ve meşruiyetini güçlendirdi. Sakarya Zaferi, Türk ulusunun varoluş mücadelesini kurumsal ve stratejik bir zafere dönüştürerek, yedi düvele karşı verilen mücadelede yalnızlık ve imkansızlıklardan kurtulmayı sağladı. Savaşın en şiddetli anlarında Mustafa Kemal Paşa'nın "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır" ilkesiyle klasik savaş anlayışını değiştirmesi, dünya savaş stratejilerine yeni bir boyut kazandırdı. 10 Eylül 1921'de Yunan ordusunun taarruz gücü kırıldı ve Türk ordusu genel karşı taarruza geçerek düşmanı Sakarya Nehri'nin batısına atmayı başardı.
Konu Hakkında
Sakarya Meydan Muharebesi, Türk Kurtuluş Savaşı'nın en kritik dönüm noktalarından biridir. 23 Ağustos ile 13 Eylül 1921 tarihleri arasında yaklaşık üç hafta süren bu muharebe, Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır' stratejisiyle şekillenmiştir. Cephenin belirli bir noktasını değil, tüm vatan sathını savunma anlayışı, düşmanın ilerleyişini durdurmada kilit rol oynamıştır. Bu zafer, sadece askeri bir başarı olmanın ötesinde, Türk milletinin bağımsızlık iradesini tüm dünyaya bir kez daha göstermiş, siyasi ve diplomatik alanda da Türkiye'nin elini güçlendirmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
Sakarya Meydan Muharebesi neden 'Subaylar Savaşı' olarak anılır? +
Sakarya Zaferi'nin Milli Mücadele'deki önemi nedir? +
Mustafa Kemal Paşa'ya 'Gazi' ve 'Mareşal' unvanları ne zaman verildi? +
Son dakikayı kaçırma!
Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.
