Kumpasçı hâkim ve savcılara ilişkin davalarda savcılara ‘terörsüz’ suçlama
Dönemin siyasi iktidarının desteğiyle TSK ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) gibi kurumlara kumpas kurduğu iddia edilen FETÖ'cü hakim ve savcılara yönelik soruşturmalarda önemli gelişmeler yaşanıyor. Söz konusu hakim ve savcıların Yargıtay 9. Ceza Dairesi'ndeki davasının 25. duruşması, 21 Eylül 2026 Pazartesi günü yapılacak. Bu oturumun, Balyoz kumpasında 365 sanıktan 325'inin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldığı günün yıldönümüne denk gelmesi dikkat çekiyor.
Öte yandan, FETÖ'cü olduğu iddia edilen hakim ve savcıların yargılandığı başka bir dava dosyası Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nde açıldı. Zekeriya Öz, Fikret Seçen, Ali Efendi Peksak gibi isimlerin de bulunduğu bu dosyada duruşma 22 Aralık 2026'da görülecek. Tensip zaptında, 47 sanığa yönelik suçlamalar arasında "suçluyu kayırma, görevi kötüye kullanma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak, özel hayatın gizliliğini ihlal etmek, gizliliğin ihlali, iftira, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" gibi maddeler yer aldı. Ancak terör örgütü yöneticiliği ve üyeliğine dair bir suçlama bulunmuyor. Sanıklar hakkında FETÖ/PDY üyeliği suçundan devam eden veya sonuçlanan dava/soruşturma dosyalarının UYAP üzerinden takibine de yer verildi.
Yargıtay 9. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki dosyaya ilişkin tensip zaptı, sanıkların mevcut durumunu da ortaya koydu. 47 sanıktan 9'u tutuklu bulunurken, aralarında Ali Efendi Peksak, Ercan Şafak, Mehmet Murat Yönder'in de bulunduğu 18 kişi serbest durumda. Zekeriya Öz, Murat Üründü, Fikret Seçen, Hasan Hüseyin Özese gibi isimlerin de bulunduğu 20 kişi ise firari olarak kayıtlarda yer alıyor.
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkan Yardımcısı Avukat Sedat Durna, derneklerine yönelik kumpasların sorumlusu FETÖ üyesi emniyet görevlisi ve bilirkişilerin yargılanmasının yaklaşık 4 yıldır sürdüğünü belirterek, "Bu kumpasların sorumlusu örgüt üyesi hakim ve savcıların hak ettikleri cezayı almalarını istiyoruz. Ayrıcalık değil adalet istiyoruz" dedi. KUMPAS-DER Başkanı Ahmet Tatar ise FETÖ'nün yargıda yuvalanan militanlarının, "kumpas davalar" sürecinde Atatürkçü aydınları ve askerleri sahte delillerle yargılayıp ağır cezalara çarptırdıklarını hatırlattı. Tatar, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra yakalananların çoğunun örgüt suçundan ceza aldığını ancak kendilerine karşı işledikleri suçlardan ancak 2020'lerden sonra iddianame hazırlandığını belirtti. Tatar, yargılama süreçlerinin uzayarak zaman aşımına yaklaşmasının kimlerin işine geldiğinin açık olduğunu vurgulayarak, suçluların cezalarını çekmemelerinin hesabını tarih önünde kimlerin vereceğini sordu ve yıl içinde yapılacak duruşmalarda karar verilmesini diledi.
Yüzlerce subay ve sivilin cezaevinde tutulduğu bu süreçte Yarbay Ali Tatar intihar etmiş, Murat Özenalp ve Kuddisi Okkır cezaevinde hayatını kaybetmiş, Cem Aziz Çakmak ise kanser tedavisi sonrası tahliye edildikten sonra vefat etmişti. Prof. Dr. Türkan Saylan ve İlhan Selçuk gibi kanaat önderleri de kendilerine yönelik soruşturmaların ardından artan sağlık sorunları nedeniyle yaşamlarını yitirmişlerdi. Dönemin başbakan danışmanı Yalçın Akdoğan ise "Milli orduya kumpas kuruldu" itirafında bulunmuştu.
Konu Hakkında
Bu dava süreci, Türkiye'de FETÖ'nün yargıdaki yapılanmasına ve "kumpas davaları" olarak bilinen, özellikle TSK mensuplarına ve bazı sivil toplum kuruluşlarına yönelik kurgusal soruşturma ve yargılamalara odaklanmaktadır. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ'ye yönelik operasyonlar kapsamında, yargıda görev alan ve örgütle iltisaklı olduğu düşünülen birçok hakim ve savcı hakkında soruşturmalar başlatıldı. Bu davalar, geçmişte mağduriyet yaşadığını iddia eden kişi ve kurumlar için adalet arayışının bir parçası olarak görülüyor. Ancak, davaların uzun sürmesi, bazı sanıkların firari olması ve suçlamaların terör örgütü üyeliği yerine farklı maddelerden açılması gibi durumlar, kamuoyunda tartışmalara neden oluyor. Bu süreç, hukukun üstünlüğü, adil yargılanma hakkı ve geçmişte yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi gibi temel ilkeler açısından da önem taşıyor.
Sıkça Sorulan Sorular
FETÖ'cü hakim ve savcılara yönelik davalarda hangi suçlamalar öne çıkıyor? +
Bu davalar neden uzun sürüyor? +
Kumpas davaları mağdurlarından hayatını kaybedenler oldu mu? +
Son dakikayı kaçırma!
Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.
