İzlanda AB üyeliği için 29 Ağustos'ta referanduma gidiyor
Avrupa Birliği'nin genişleme sürecinde önemli bir adım olarak görülen bir gelişmeyle İzlanda, AB üyeliği için 29 Ağustos'ta halk oylamasına gidiyor. Bu referandum, ülkenin Avrupa Birliği ile olan ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını aralayabilir. Daha önce 2009 yılında AB üyeliği için başvuruda bulunan İzlanda'nın süreci, müzakerelerin başlamasının ardından 2013 yılında yeni hükümet tarafından askıya alınmıştı.
İzlanda'nın ilk AB denemesi oldukça hızlı başlamıştı. 2009'da yapılan üyelik başvurusu sonrası AB Komisyonu yedi ay gibi kısa bir sürede olumlu görüş bildirmiş ve Temmuz 2010'da üyelik müzakereleri başlatılmıştı. Bu süreç, diğer aday ülkelere kıyasla oldukça süratli ilerliyordu. Ancak 2013'teki hükümet değişikliğiyle İzlanda, süreci durdurduğunu duyurdu. 2015'te ise Brüksel'e gönderilen resmi bir mektupla aday ülke statüsünden çıkmak istediğini belirtti.
Bu yeni referandum kararı, Arktik Bölgesi'nin artan stratejik önemi, küresel güvenlik endişeleri ve ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland ile ilgili hamlelerinin yarattığı jeopolitik atmosferin ortasında alındı. Başbakan Kristrun Frostadottir, mevcut jeopolitik durumun İzlanda'nın AB'ye katılması için uygun bir zaman olduğunu ve bunun ülkesine daha güçlü bir konum kazandıracağını ifade etti. İlk başvuruda ekonomik krizin etkili olduğu düşünülürken, şimdiki süreçte ekonomik faktörlerin yanı sıra güvenlik kaygıları da öne çıkıyor.
Referandumdan 'evet' oyu çıkması durumunda, İzlanda AB üyelik sürecine sıfırdan başlayacak. Ancak AB yetkilileri, İzlanda'nın insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü gibi alanlardaki yüksek standartları, Avrupa Ekonomik Alanı ve Schengen Bölgesi gibi mevcut entegrasyonları göz önüne alındığında sürecin daha hızlı ilerleyeceğine inanıyor. Müzakerelerde en kritik başlığın, ülkenin ekonomisinin bel kemiği olan balıkçılık sektörü olması bekleniyor. Dışişleri Bakanı Thorgerdur Katrin Gunnarsdottir, bu konuda kontrolü ellerinde tutmakta kararlı olduklarının sinyalini verdi.
Konu Hakkında
İzlanda, 2008 küresel mali krizinin ardından yaşadığı ağır ekonomik sarsıntılar nedeniyle 2009'da Avrupa Birliği'ne üyelik başvurusunda bulunmuştu. O dönemde AB üyeliği, ülkenin ekonomik istikrarını yeniden kazanması ve Avrupa ekonomisiyle daha sıkı entegre olması için bir fırsat olarak görülüyordu. Müzakereler hızla ilerlese de, 2013'te iktidara gelen yeni hükümet, AB üyeliği yerine Norveç ve İsviçre gibi Avrupa Ekonomik Alanı (EEA) anlaşması çerçevesinde ilişkileri sürdürmeyi tercih etti. Bu karar, ülkenin balıkçılık gibi hassas sektörler üzerindeki kontrolünü kaybetme endişesi ve ulusal egemenlik konularındaki tartışmalardan kaynaklanıyordu. Ancak son yıllarda artan jeopolitik gerilimler ve Arktik'teki stratejik öneminin yükselmesi, İzlanda'yı AB üyeliğini yeniden değerlendirmeye itti.
Sıkça Sorulan Sorular
İzlanda daha önce AB'ye üye olmak istedi mi? +
Referandumdan 'evet' çıkarsa ne olur? +
İzlanda için AB üyeliği neden önemli? +
Müzakerelerde en kritik konu ne olacak? +
Son dakikayı kaçırma!
Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.
