Hedefimiz 3 yılda 3 milyon istihdam
Başkan Recep Tayyip Erdoğan , Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü ( OECD ) tarafından Haliç Kongre Merkezi 'ndeki 6. OECD Beceriler Zirvesi'nde konuştu:
İSTİHDAMDA EZBERLER BOZULUYOR: İnsanlığın ortak sınamalarına karşı ortak çözüm yolları geliştirmenin, daha önce hiç olmadığı kadar kritik olduğu bir dönemin içindeyiz. Özellikle istihdam alanında ezberlerin bozulduğuna şahit oluyoruz. Teknolojide yaşanan gelişime paralel olarak üretim biçimleri değişiyor, meslekler dönüşüyor; bazı işler hükmünü yitirirken yeni iş alanları ortaya çıkıyor. İçinde bulunduğumuz dönemde ülkelerin başarısını belirleyecek unsurun beşeri sermayenin niteliği olacağı anlaşılıyor. En büyük beşeri sermayemiz gençlerimiz.
KAYITDIŞI İSTİHDAMI YÜZDE 24'E KADAR DÜŞÜRDÜK: Geçtiğimiz hafta Meclis 'imizde kabul edilen bir kanunla çok önemli bir kolaylığı kadınların istifadesine sunduk. Yeni düzenlemelerle birlikte çalışan tüm annelerimizin doğum izni sürelerini 24 haftaya yükselttik. Aynı şekilde gençlerimizin eğitimi ve istihdamı için tüm imkânlarımızı seferber etmiş durumdayız. Göreve geldiğimizden bu yana her yıl bütçede aslan payını eğitime ayırdık. Demokrasinin askıya alındığı günlerde arka plana itilen mesleki eğitimi tekrar cazibe merkezi hâline getirdik. Yine bu süreçte çeşitli programlarla gençlerimizi geleceğin mesleklerine hazırlıyor, eğitim kurumlarımızın iş dünyasıyla irtibatını artırıyoruz. 6 Ocak'ta kamuoyumuzla paylaştığımız "Gençliğin Üretim Çağı Güç Programı" bunlardan biridir. Bu program ile staj imkânlarından beceri kazandırmaya, mesleki yönlendirmeden ücret desteklerine kadar pek çok alanda gençlerimize ve işverenlerimize yeni destekler sunacağız. Hedefimiz, gelecek 3 yılda 3 milyon gencimizi istihdama kazandırmaktır.
Çalışma hayatımıza yüzyıllardır yön veren usta-çırak ilişkisini de günümüz şartlarına adapte etmiş olacağız. Kıymetli konuklar, hükümetimiz zirvede tartışılacak başlıklara güçlü bir siyasi irade ve uzun vadeli bir bakış açısıyla yaklaşmaktadır. İnsan merkezli kalkınma anlayışımız doğrultusunda eğitimden istihdama, iş gücü politikalarından sosyal korumaya kadar her alanda reformlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Giderek daha fazla dijitalleşen dünyada bilinen çalışma modelleri köklü bir değişime uğramaktadır. Bu süreç bir yandan yeni iş imkânları ortaya çıkarırken, diğer yandan istihdamın kayıtdışı alanlara kayma riskini artırmaktadır. Ama biz aldığımız tedbirler sayesinde son 23 yılda kayıtdışı istihdamla mücadelede kayda değer başarılar elde ettik. 2000'li yılların başında yüzde 52'nin üzerinde olan kayıtdışı istihdam oranını 2025 yılı itibarıyla yüzde 24'e kadar düşürmeyi başardık.
40 ÜLKE BAKAN DÜZEYİNDE KATILDI Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü tarafından İstanbul 'daki Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen zirveye 64 ülke ve uluslararası kuruluş davet edilirken, yaklaşık 40 ülke bakan ve bakan yardımcısı düzeyinde temsil edildi. Zirvede, bilişim ve yapay zekâ başta olmak üzere teknolojik dönüşümün işgücü piyasalarına etkileri, geleceğin becerileri ve eğitim sistemlerinin bu değişime uyumu ele alındı. Programda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann da birer konuşma yaptı. Bakan Işıkhan tarafından Başkan Erdoğan'a, Osmanlı motifleriyle işlenmiş "Damla Kehribar" koleksiyonuna ait özel bir tespih takdim edildi. Aile fotoğrafıyla program sona erdi.
ERDOĞAN, OECD GENEL SEKRETERİ'Nİ KABUL ETTİ Başkan Erdoğan, 'OECD 2026 Beceriler Zirvesi' nedeniye İstanbul'da bulunan OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann'ı Haliç Kongre Merkezi'nde kabul etti. Kabulde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de hazır bulundu.
DEĞİŞİMİ DOĞRU OKUMAK ELİMİZDE Dünyamız teknolojinin ve yapay zekânın öncülüğünü yaptığı keskin bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu değişimin insanlığa neler kazandırdığı, neler kaybettirdiği hesabını elbette akademisyenlerimiz çok boyutlu bir şekilde yapmaktadır. Önüne çıkanı sürükleyen bu değişim dalgasını durdurmak mümkün değil. Fakat değişimi doğru okumak, doğru yönlendirmek ve sağlıklı bir şekilde yönetmek bizim elimizdedir.
AİLE BAĞLARIMIZ HÂLÂ DİRİ OECD'nin değerlendirmelere göre birçok ülkede yaşlanma artıyor. 2030'da dünya nüfusunun beşte birini 60 yaş ve üstü kişiler oluşturacak. Aşırı bireyselleşme, geleneksel aile yapısının çözülmesi ciddi bir sorun. Hamdolsun, ülkemiz bu konuda dünyanın pek çok ülkesine kıyasla çok iyi bir yerdedir. Aile bağlarımızın hâlen diri olması, yardımlaşma ve dayanışma kültürünün hâlen güçlü olması bize önemli bir avantaj sağlamaktadır.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Necip Fazıl Kısakürek'in kült eseri "Bir Adam Yaratmak"ın sinema uyarlamasının İstanbul'daki gösterimine katıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın desteğiyle hayata geçirilen yapım, sanat çevrelerinden yoğun ilgi gördü. Atatürk Kültür Merkezi'de düzenlenen gösterime Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın yanı sıra sanat ve siyaset dünyasından çok sayıda isim katıldı. Kısakürek'in tiyatro yazarlığındaki ustalığının ilk eseri kabul edilen yapım, sinema uyarlamasıyla da büyük beğeni topladı. "Bir Adam Yaratmak" cuma gününden itibaren Türkiye genelinde vizyona girecek.
BİR TİYATRO YAZARININ RUH ÇİLESİNİ ANLATIYOR "Bir Adam Yaratmak" filmi Türk edebiyatının önemli isimlerinden Necip Fazıl Kısakürek'in aynı adlı tiyatro eserinden sinemaya uyarlandı. Yönetmenliğini Murat Çeri'nin üstlendiği film Chennai Uluslararası Film Festivali'nde ödüle layık görüldü. Yapım, sanatçı kimliği ile bireysel varoluş arasındaki çatışmayı merkeze alan anlatısıyla insanın yaratma süreci, vicdan, sorumluluk ve kader kavramlarını psikolojik bir derinlikle ele alıyor.
Bir tiyatro metninin çağdaş sinema diliyle yeniden yorumlandığı "Bir Adam Yaratmak"ın başrol oyuncusu Engin Altan Düzyatan, Boğaziçi Film Festivali'nin 13'üncüsünde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'ne layık görüldü. "Bir Adam Yaratmak", Kısakürek'in 1937'de yazdığı üç perdelik oyun. Eser, Kısakürek'in anlatımıyla bir tiyatro yazarının geçirdiği büyük ruh çilesini anlatıyor. Ölüm korkusu, sanatın çilesi, kader, cinnet konularına değinen eser meçhul bir tarihte, İstanbul'da geçiyor. Eser, ilk defa 1937-1938 sezonunda İstanbul Şehir Tiyatroları tarafından sahnelendi, başrolü Muhsin Ertuğrul oynadı. 1978'de Yücel Çakmaklı tarafından TV filmi olarak çekildi.
Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin
Son dakikayı kaçırma!
Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.
