Prof. Dr. Tayfun Uzbay'dan önemli çağrı: 'Psikolojik destek yetmez, Ruh Sağlığı Yasası çıkarılmalı'
depremlerin ardından ortaya çıkan ruh sağlığı sorunlarının sadece bireysel psikolojik destekle aşılamayacağı belirtildi. Davranışsal Nörobilimci Prof. Dr. Tayfun Uzbay, büyük afetlerin toplumun genel ruh sağlığı ve güven duygusu üzerindeki derin etkilerine dikkat çekti. Uzbay, milyonlarca insanı etkileyen olayların sadece travma sonrası stres bozukluğu, depresyon veya anksiyete gibi bireysel sorunlar üzerinden ele alınamayacağını vurguladı. Bu tür toplumsal travmaların kolektif hafızayı, toplumsal güveni ve gelecek beklentilerini de olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.
Prof. Dr. Uzbay, "kolektif öğrenilmiş çaresizlik" kavramını açıklayarak, insanların yaşadıkları olumsuz deneyimler sonucu "ne yaparsam yapayım sonuç değişmez" düşüncesine kapılabileceğini belirtti. Bu durumun, toplumun genelinde bir pasifleşmeye ve umutsuzluğa yol açma riski taşıdığını söyledi. Uzbay'a göre, toplumun "bir şeyleri değiştirebilirim" duygusunu canlı tutması, afet sonrası süreçte kurumların işlediğini ve alınan önlemlerin etkili olduğunu görmesiyle mümkün.
Eğer toplumda "hiçbir şey değişmedi, yine aynı şey olacak" düşüncesi yaygınlaşırsa, bu durum toplumsal ruh sağlığı açısından ciddi bir tehlike oluşturuyor. Uzbay, ruh sağlığını korumanın sadece psikolojik destekle sınırlı kalmaması gerektiğini, insanların kurumların işlediğini ve çabalarının sonuç verdiğini görmesi gerektiğini vurguladı. Güvenli konut, eğitim, sosyal destek, ekonomik güvence ve kurumlara güven gibi unsurların da ruh sağlığının ayrılmaz parçaları olduğunu belirtti.
Son olarak Prof. Dr. Tayfun Uzbay, Türkiye'de ruh sağlığı hizmetlerinin sadece hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi etmeye dayalı bir sistem olmaması gerektiğini savundu. Bunun yerine, koruyucu ve toplum temelli bir kamu politikası olarak ele alınması ve güçlü bir Ruh Sağlığı Yasası ile desteklenmesi çağrısında bulundu.
Konu Hakkında
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi ve 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler gibi büyük afetler, Türkiye'de milyonlarca insanın hayatını derinden etkiledi. Bu tür olaylar, sadece fiziksel yıkıma yol açmakla kalmayıp, aynı zamanda toplumsal hafızada derin izler bırakan kolektif travmalara neden oluyor. Uzmanlar, bu travmaların bireyler üzerindeki etkilerinin yanı sıra, toplumun genel güven duygusu, geleceğe bakışı ve kolektif davranış kalıpları üzerindeki uzun vadeli sonuçlarına dikkat çekiyor. Bu bağlamda, ruh sağlığının sadece bireysel bir mesele olmadığı, aynı zamanda güçlü bir kamu politikası ve yasal düzenlemelerle desteklenmesi gereken bir alan olduğu vurgulanıyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Kolektif öğrenilmiş çaresizlik nedir? +
Depremlerin ruh sağlığı üzerindeki etkileri nelerdir? +
Ruh Sağlığı Yasası neden gerekli? +
Ruh sağlığının parçaları nelerdir? +
Son dakikayı kaçırma!
Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.
