Cumhuriyet gündeme getirmişti: Gedik Üniversitesi’ndeki mobbing Meclis gündeminde
İstanbul Gedik Üniversitesi'nde görev yapan araştırma görevlisi Uğur Eren Yasak'a yönelik mobbing iddiaları ve haksız görevlendirmeler, EMEP Milletvekilleri İskender Bayhan ve Sevda Karaca tarafından Meclis gündemine taşındı. Milletvekilleri, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e sundukları soru önergesiyle, mahkeme kararına ve bakanlığın mobbing tespitine rağmen üniversite yönetimi hakkında neden etkili bir işlem yapılmadığını sordu.
Araştırma görevlisi Yasak, üniversite yönetimine yaptığı başvurular sonrası akademik görevlerinden uzaklaştırılarak farklı bir birimde "mimar" olarak görevlendirildi. İddialara göre aylarca çalışma odası verilmeyen ve somut bir görev tanımlanmayan Yasak, öğrencilerinden ve akademik faaliyetlerinden koparıldı. Milletvekilleri, bu durumun bir akademisyeni yalnızlaştırma ve etkisizleştirme amacı taşıdığını belirtti.
Yasak'ın açtığı dava sonucunda mahkeme, görevlendirmeyi "açıkça hukuka aykırı" bulup iptal etti. Üniversitenin itirazı da reddedilmesine rağmen Yasak akademik görevine iade edilmedi. Ardından yapılan teftiş sonucunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na bağlı İstanbul Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü, Yasak'a "mobbing uygulandığı kanaatine varıldığı"nı resmi olarak bildirdi.
Ancak bu tespitlere rağmen üniversite yönetimi hakkında idari veya disiplin işlemi başlatılıp başlatılmadığına dair bilgi verilmedi. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ise üniversitenin eski rektörü, dekan ve bölüm başkanı hakkında soruşturma açılmasına gerek görmedi. Milletvekili Bayhan, bu durumu "bilinçli bir cezasızlık siyaseti" olarak yorumladı.
Son olarak, üniversite yönetimi Uğur Eren Yasak'ın iş sözleşmesini, üniversite hakkında kamu kurumlarına "çok sayıda başvuru ve şikayette bulunması"nı gerekçe göstererek feshetti. Milletvekili Bayhan, bu fesih işleminin Anayasa'nın güvence altına aldığı dilekçe ve şikayet hakkını kullanan bir akademisyeni cezalandırmak olduğunu vurguladı. Vakıf üniversitelerinin devlet gözetiminde olması gerektiği hatırlatılırken, uygulamanın patron şirketi gibi yönetildiği eleştirisi yapıldı.
Konu Hakkında
Vakıf üniversitelerinde yaşanan güvencesiz çalışma koşulları ve mobbing iddiaları uzun süredir tartışılan bir konu. Bu tür üniversitelerin kâr amacı gütmemesi ve devlet denetimine tabi olması gerekirken, bazı durumlarda keyfi uygulamalara ve çalışan haklarının ihlaline yol açtığı öne sürülüyor. Araştırma görevlisi Uğur Eren Yasak'ın durumu, bu genel sorunun somut bir örneği olarak öne çıkıyor. Mahkeme kararlarının ve resmi tespitlerin dahi üniversite yönetimleri tarafından hiçe sayılması, akademik özgürlükler ve çalışan hakları açısından endişe verici bir tablo ortaya koyuyor.
Sıkça Sorulan Sorular
İstanbul Gedik Üniversitesi'ndeki olayda Uğur Eren Yasak'a ne oldu? +
Mahkeme ve bakanlık kararları neden uygulanmadı? +
Vakıf üniversitelerindeki çalışma koşulları nasıl? +
Milletvekilleri bu konuda ne talep ediyor? +
Son dakikayı kaçırma!
Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.
