Tülay Hatimoğulları: Barış bize altın tepsiyle sunulmayacak
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin Adana İl Örgütü'nün 5’inci Olağan Kongresi'ne katıldı. Hatimoğulları, burada yaptığı konuşmada iktidarın 'Terörsüz Türkiye' ismi ile yürüttüğü sürece ilişkin açıklamalarda bulundu.
Terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan'ın çağrısını anımsatan Hatimoğulları, "Bizler bölgede devam eden bu kadar yoğun savaşın tam ortasında geçtiğimiz sene 27 Şubat'ta Sayın Abdullah Öcalan Türkiye'nin de temel ihtiyacı olan barış konusunda son derece önemli bir çağrı gerçekleştirdi. Bugün bölgede, bölgenin her yerini yangının sardığı bir aşamada Sayın Öcalan'ın gerçekleştirmiş olduğu barış ve demokratik toplum çağrısının tamamen arkasındayız ve bu çağrı başarıya ulaşana dek hep birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz. Bizim açımızdan barış dönemsel ve taktiksel bir şey olamaz" dedi.
Hatimoğulları, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bizim açımızdan barış herhangi bir siyasi partinin dar manada gündelik siyasi hesaplarının da malzemesi olamaz. Bizim açımızdan barış stratejik öneme sahiptir. Ve biz barışı her daim savaşın ve çatışmanın en yoğun olduğu dönemlerde de dillendirmekten, talep etmekten, barış için demokratik mücadelemizi yürütmekten asla vazgeçmedik.
Sayın Öcalan bu çağrıyla beraber Kürt sorununu isyandan inşa aşamasına taşımak istedi. Bu çok önemli bir stratejidir. Bu stratejiye sadece Kürt halkı değil Araplar, Türkler, Ermeniler, ezcümle bu coğrafyada yaşayan bütün farklı halkların ve inançların dört elle sarılması gereken bir çalışmadır. Bir stratejidir. Biz bu süreç başladığında yüzlerce halk buluşması, toplantı, demokratik kitle örgütleri ziyaretleri, sivil toplum örgütü ziyaretleri çok yoğun çalışmalar yürüttük.
Ve inanın bütün bu çalışmalarımızın sonucunda üstünde en fazla durduğumuz nokta şuydu: Barış bize altın tepsiyle sunulmayacak. Demokrasi bize altın tepsiyle sunulmayacak. Bizler bunun için daha güçlü mücadele etmemiz ve daha güçlü örgütlenmemiz gereken bir dönemdeyiz.
Buradan bu çağrıyı gerçekleştiren Sayın Öcalan'a, İmralı'ya, Çukurova'nın sarı sıcağından binlerce kez selamlarımızı gönderiyoruz. Sayın Öcalan bu çağrıyı yaparken Türk'ün de kurtuluşunu, Arap'ın da kurtuluşunu, işçinin, emekçinin de kurtuluşunu, kadınların özgürlük mücadelesini ve gençlerin kurtuluşunu içermektedir. Ve çağrısında ifade ettiği gibi silahların sustuğu, barışın konuşulduğu bir dönemde en çok ihtiyaç duyduğumuz işçi, emekçi ve yoksulların örgütlenmesinin önünün açılacağının altını özellikle çizmiştir.”
