Çivi çakılmadan yapıldı, asırlardır ayakta. Yıllardır atıl durumda
Sarıkamış'ın yüksek rakımlı sarıçam ormanları içinde yer alan ve Baltık mimarisinin dikkat çekici örneklerinden biri olarak gösterilen Katerina Köşkü, eşsiz bir mimariyle inşa edilmiş.
Hiçbir metal çivi kullanılmadan, tamamen ahşap geçme tekniğiyle hayata geçirilen köşk, mimarlık tarihi açısından önemli bir eser olarak kabul ediliyor. Rus Çarı II. Nikola döneminde av köşkü olarak kullanılan yapı, halk arasında da 'Çar Nikola'nın Av Köşkü' olarak biliniyor.
Yıllara ve zorlu iklim şartlarına rağmen ayakta kalmayı başaran tarihi köşk, havadan çekilen görüntülerde yemyeşil doğanın ortasında kartpostallık manzaralar sunuyor. Yaz aylarında doğaseverleri, fotoğraf tutkunlarını ve tarih meraklılarını cezbeden köşk, kış aylarında ise karla kaplı haliyle masalsı bir görünüme bürünüyor.
Uzun yıllardır atıl durumda bulunan ve sahipsiz kalan köşkün, gerekli restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından kültür turizmine kazandırılması hedefleniyor. Katerina Köşkü'nün, Sarıkamış'ın yanı sıra Kars'ın turizm potansiyeline de önemli katkılar sağlaması bekleniyor.
Konu Hakkında
Katerina Köşkü, Rus İmparatorluğu'nun son çarı II. Nikola'nın 19. yüzyılın sonlarında yaptırdığı bir av köşküdür. Sarıkamış'ın doğal güzellikleri içinde yer alan köşk, Rus mimarisi ve ahşap geçme tekniğiyle öne çıkar. Yıllar içinde atıl kalması ve restorasyon ihtiyacı, yapının korunması ve turizme kazandırılması konusunda yerel halk ve yetkililer için önemli bir gündem maddesi olmuştur.
Sıkça Sorulan Sorular
Katerina Köşkü'nün mimari özelliği nedir? +
Köşkün tarihi önemi nedir? +
Köşkün turizm potansiyeli nedir? +
Son dakikayı kaçırma!
Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.
