USD/TRY38.42 ▼
EUR/TRY41.15 ▲
Gram Altın3.842 TL ▲
BIST 1009.845 ▲
Bitcoin$84.250 ▼
Ethereum$3.120 ▲
Petrol$62.30 ▼
SON DAKİKA
Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor • Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor •
Son Dakika 2 saat önce

10 yıl içinde yüzde 41 artış: Silahlanmanın boyutları

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika Orijinal Haber ›
Dedik ki ülkelerde demokrasi gerilerken askeri harcamalar artıyor, otoriter rejimler güçleniyor ve savaş şirketleri görülmemi

Dedik ki ülkelerde demokrasi gerilerken askeri harcamalar artıyor, otoriter rejimler güçleniyor ve savaş şirketleri görülmemiş kârlar elde ediyor ve halk yoksullaşıyor. Hepsi rekor düzeyde! Demek ortak kaldıraçları var.

Şüphesiz kapitalizmin “yenilikçi teknolojileri” geliştirmek, buna uygun hammaddelere ulaşmak, rakiplerinin hayat alanlarını sınırlamak veya kendi hayat alanını genişletmek ihtiyacı.

Tek kutuplu dünyanın sona ermesi; iki, üç kutuplu bölgelerin oluşması, her açıdan yeni bir saflaşmayı öne çıkardı. Egemen pozisyonlar sarsıldı.

Jeopolitik gerilimler sadece devletlerarası bir güç mücadelesi değil, aynı zamanda küresel kaynakların dağılımını ve yönetim biçimlerini değiştiren ekonomik bir çark ve bu çarkın en büyük eşlikçisi ise savunma/silah sanayisi. Silah sanayisinde öne çıkan ülkeler de yeni küçük güç odakları oluşturarak yeni jeostratejik ayarlamalara neden oluyor. Türkiye burada tipik bir örnek.

Geleceğe yönelik alınmakta olan güç pozisyonları sonucu, küresel askeri harcamalar son 10 yılda (2016-2025 yılları arasında) reel olarak tam yüzde 41 oranında artarak tarihi bir zirveye ulaştı.

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) verilerine göre, 11 yıldır üst üste aralıksız büyüyen dünya askeri harcamaları, 2025 yılı sonu itibarıyla 2 trilyon 887 milyar dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü. Bu devasa harcama, küresel gayri safi yurtiçi hasılanın (GSYH) yüzde 2.5’ine denk gelmekte.

Bu küresel silahlanma harcamalarını yakından izleriz, bize yakın ve orta gelecek konusunda muhtemel gelişmeler konusunda fikir verir; anımsıyorum, bu harcamalar 1.7 trilyon dolara yükseldiğinde ciddi analizlere konu olmuştu.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgali nedeniyle ABD, Avrupa’ya sizleri savunmayacağım, harcamalarınızı artırın diye 2 yıldır bastırıyor.

Ankara toplantısı bu baskı karşısında sonuç verdi ve savunma harcamaları yüzde 5’e çıkarılacak.

Aslında Avrupa, Rusya ile savaş ihtimalini değil de barış olasılığını dikkate alacak ve tüm politikaları tersyüz edecek güçlü politik liderler eksikliğinin sancısını yaşıyor.

Bunun bedelini de ülkelerinde merkez partilerin zayıflaması ve otoriter aşırı sağ partilerin yükselişiyle ödüyor.

Çünkü günü kurtarma politikaları asla sonuç vermiyor; Amerikan savunma şemsiyesi altında elde ettiği refahın tehlikeye girmesi, aşırı sağcıların göçmenleri bahane etmesine neden oluyor. Bir 5-10 yıl içinde merkez partilerin ikinci üçüncü parti pozisyonlarına inme olasılığı çok yüksek.

Fransa ve Almanya devrilme aşamasında. Merkez partiler, ortalığı heyecan, gerilim ve yeni kamplaşmalar sarmışken “Ve Durgun Akardı Don” kitap başlığına uygun romantik seyirci rolündeler.

NATO ülkeleri bu yılki projeksiyonlara göre 1 trilyon 809 milyar doları aşacak.

NATO’nun toplam harcamalarının yaklaşık yüzde 57’sini tek başına üstlenen ABD’nin savunma bütçesi, 2026 yılında ilk kez psikolojik sınır olan 1 trilyon 32 milyar dolara tırmanıyor.

Ukrayna’daki çatışmaların etkisiyle Rusya savunma harcamalarını GSYH’sinin yüzde 7.5’ine, yani yıllık tahmini 190 milyar dolara (bütçesinin yaklaşık yüzde 40’ına) yükselterek tamamen bir savaş ekonomisine geçti. Gerilimin en yoğun olduğu Ukrayna’da askeri harcamalar, ülkenin GSYH’sinin tam yüzde 40’ını yutuyor (yaklaşık 84.1 milyar dolar).

Son 10 yılda, Çin dünyada hemen her alanda yüksek pozisyonlar için yükselen yeni bir oyuncu olarak askeri harcamaların artmasında bir etken oldu. Bu kümülatif olarak rakiplerin de harcamalarının artmasını tetikledi. Çin, BD’nin savunmasını Pasifik’e kaydırmasına yanıt olarak askeri harcamalarını yıllık 336 milyar dolar tahminine ulaştırdı. Asya-Pasifik’te Tayvan (yüzde 12) ve Endonezya (yüzde 6) pay ayırdı.

Bu silahlanmanın bedelini halklar ödüyor, acısını çekiyor. Yine böyle dramatik bir dünyaya evriliyoruz. Son bir yazı gelecek...

Küresel futbol, 2026 Dünya Kupası ile birlikte yalnızca sahada oynanan bir oyun olmaktan çıkıp, “Endüstri 4.0”ın şekillendirdiği yeni bir üretim ve organizasyon modelinin sahadaki yansımasına dönüştü.

Yarın, 15 Temmuz’un onuncu yıldönümü.

5 Temmuz 2026 günkü Sözcü gazetesinin manşeti uyandırıcı bir tokat gibi indi milletin suratına...

Dedik ki ülkelerde demokrasi gerilerken askeri harcamalar artıyor, otoriter rejimler güçleniyor ve savaş şirketleri görülmemiş kârlar elde ediyor ve halk yoksullaşıyor.

deprem sadece bir doğa olayı değildir.

Mağdurdan mağrura geçişin tarihinin yazıldığı yıllar...

Türkiye’nin hafızasında bazı tarihler vardır.

Zihni Göktay’ı sonsuzluğa uğurladık.

Ülkeyi yönetenlerle ve siyasetçilerle halkın gündemi giderek daha da ayrışıyor.

Uluslararası siyasette ezeli düşmanlık, ebedi dostluk olmaz!

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in bardağı taşıran bu kaçıncı sözü?

Geçen hafta Ankara’da yapılan NATO zirvesi ve bu zirve esnasında Zelenski’nin Trump ile yaptığı görüşme, Ukrayna yönetimine Rusya karşısında biraz moral vermiş görünse de Ukraynalı uzmanların önemli bir bölümü gelişmelere pek iyimser yaklaşmıyor.

Dedik ki ülkelerde demokrasi gerilerken askeri harcamalar artıyor, otoriter rejimler güçleniyor ve savaş şirketleri görülmemiş kârlar elde ediyor ve halk yoksullaşıyor.

Tezim şu: Dünyada siyasi ve askeri gerginliğin kasıtlı olarak tırmandırıldığını düşünüyorum, bu yeni durumdan ülkelerde demokrasi gerilerken askeri harcamalar artıyor, otoriter rejimler güçleniyor ve savaş şirketleri görülmemiş kârlar elde ediyor ve halk yoksullaşıyor.

Amerikan başkanı, yine alışageldiğimiz Cumhurbaşkanı Erdoğan’a övgülerini Ankara’da basın toplantısında yineledi.

Dünkü yazımda İran notlarının sonuncusu olduğunu belirtmiştim ama henüz öğleden sonra Türkiye’ye dönüş olacağı için birkaç ilginç bulacağınız konuya daha değineyim.

Bu soru çok soruldu ve tartışıldı.

Konunun arka planı

Küresel askeri harcamalar, son on yılda yaşanan jeopolitik gerilimler ve güç dengelerindeki değişimler paralelinde tarihi bir zirveye ulaşmıştır. Özellikle tek kutuplu dünyanın sona ermesiyle ortaya çıkan çok kutuplu yapı, ülkeler arasında yeni saflaşmalara ve rekabet alanlarının genişlemesine yol açmıştır. Bu durum, savunma sanayisini küresel ekonominin önemli bir parçası haline getirirken, ülkeleri stratejik pozisyonlarını güçlendirmek adına askeri harcamalarını artırmaya itmiştir. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) verilerine göre, bu harcamalar 2016-2025 döneminde reel olarak %41'lik bir artış göstererek 2.8 trilyon doları aşmıştır. Bu artışın arkasında, Ukrayna'daki çatışmalar, büyük güçler arasındaki rekabet ve bölgesel istikrarsızlıklar gibi faktörler yatmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Küresel askeri harcamalar son 10 yılda ne kadar arttı?

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) verilerine göre, 2016-2025 yılları arasında küresel askeri harcamalar reel olarak tam %41 oranında artış göstererek tarihi bir zirveye ulaştı. Bu artışla birlikte harcamalar 2.8 trilyon doları aşmıştır.

Askeri harcamalardaki bu artışın temel nedenleri nelerdir?

Bu artışın arkasında, küresel güç dengelerindeki değişimler, çok kutuplu dünyanın oluşumu, jeopolitik gerilimler ve özellikle Ukrayna'daki çatışmalar gibi faktörler yer almaktadır. Ülkeler, stratejik pozisyonlarını korumak ve genişletmek amacıyla savunma sanayilerine daha fazla yatırım yapmaktadır.

Hangi ülkelerin askeri harcamaları öne çıkıyor?

Verilere göre, ABD ve Çin gibi büyük güçlerin yanı sıra, Rusya ve Ukrayna gibi çatışma bölgelerindeki ülkelerin askeri harcamalarında önemli artışlar gözlemlenmektedir. NATO ülkelerinin toplam harcamaları da 1 trilyon doları aşmıştır.

Askeri harcamaların artması halkı nasıl etkiliyor?

Haberde, askeri harcamaların artmasının halkın yoksullaşmasıyla aynı döneme denk geldiği belirtilmektedir. Bu durum, kaynakların savunma alanına yönlendirilmesinin sosyal ve ekonomik refah üzerinde olumsuz etkileri olabileceği yorumlarına yol açmaktadır.

🔴

Son dakikayı kaçırma!

Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.

Paylaş: WhatsApp X

İlgili Haberler

TOBB SEİK Başkanı Erdem, zorunlu trafikle ilgili yeni dönemi yorumladı: 'Sorumluluğumuz arttı'
Son Dakika

TOBB SEİK Başkanı Erdem, zorunlu trafikle ilgili yeni dönemi yorumladı: 'Sorumluluğumuz arttı'

2 saat önce

Özel İtalyan Lisesi’nde sendika kıyımı sürüyor: Özgür Doğu'nun görevine son verildi
Son Dakika

Özel İtalyan Lisesi’nde sendika kıyımı sürüyor: Özgür Doğu'nun görevine son verildi

2 saat önce

Emekçi, PTT’nin personel sistemini sil baştan değiştiren teklife tepkili: Sendikalardan itiraz var
Son Dakika

Emekçi, PTT’nin personel sistemini sil baştan değiştiren teklife tepkili: Sendikalardan itiraz var

2 saat önce