USD/TRY38.42 ▼
EUR/TRY41.15 ▲
Gram Altın3.842 TL ▲
BIST 1009.845 ▲
Bitcoin$84.250 ▼
Ethereum$3.120 ▲
Petrol$62.30 ▼
SON DAKİKA
Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor • Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor •
Son Dakika 2 saat önce

15 Temmuz’un hiç anlatılmayacak öyküsü

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika Orijinal Haber ›
Pek az insan kendi geçmişini anlatırken adil olur.

Pek az insan kendi geçmişini anlatırken adil olur.

“Menfi birisi. Eşi de menfi düşüncelere sahip. Kız meslekte rehber öğretmen. Cumhuriyet gazetesi alır. Kendini beğenmiş. Komutanlara çok yakın. Kurmaylık için çalışıyor.”

“Çok sinsi yapıda ve tehlikeli. Alkol kullanır. Çocuğunu güzel sanatlar sınavına soktu. Bağlama saz gibi enstrümanları çocuğu çalsın istiyor. Büyük ihtimal Alevi.”

“Alevi-sol. Aşağıdaki kişilerde örgüt seviyesinde ilişki içindedir. Açık açık Cumhuriyet gazetesini okuyor ve okusunlar diye işyerinde ortaya atıp gidiyor.”

Önümdeki 15 bin 874 kişilik fişleme notları uzayıp gidiyor. İnsanların kimlik bilgilerinden mezheplerine, içkilerinden özel yaşamlarına kadar hemen her şey not alınmış. Askerinden polisine devlette çalışan ve hakkında bilgi toplanan herkesin zamanı geldiğinde kullanılmak üzere kaydı tutulmuş.

FETÖ’nün Belleği’nden söz ediyorum. CHP’nin gazeteci kökenli milletvekili Tuncay Özkan ’ın 15 Temmuz’un onuncu yılına yetişen son kitabından.

Aslında ben, bir gün ortaya çıkar mı çıkmaz mı bilmeden, Silivri Cezaevi’nde Tuncay Özkan’dan dinlemiştim:

“Barış Terkoğlu ’ nu kameraların bir kör noktasına çağırdım, dinlemeye önlem olarak yazarak ve fısıldayarak FETÖ’nün belleğinin hikâyesini anlattım. Sonra şunları söyledim: Sana vasiyetimdir. Beni öldürecekler ya da ölüyorum. Giderek hastalanıyorum. Başıma bir şey gelirse bellek A.Ş. dışında ayrıca ... kişilerde. Onlar içinde ne olduğunu bilmiyor. Benim adımla git. Onlara sana teslim etmeleri haberini yollayacağım. Onlardan al, incele ve yayımlanmasını sağla.”

Tuncay Özkan, hapse girmesinin nedeninin en çok o bellek olduğunu düşünüyordu. Hapiste teni günden güne renk değiştirirken kanını duruşma salonundan dışarı çıkarmış, vücudunda zehir olduğuna dair rapor almıştı. “Beni öldürecekler” diye kastettiği buydu. Çok şükür bana gerek kalmadı. Tuncay Özkan belleğin hikâyesini yıllar sonra yayımladı.

FETÖ’nün Ege Bölge imamı, bundan tam 20 yıl önce, Aralık 2006’da, cebindeki o belleği İzmir’de bir otobüste düşürmüştü. Görevli, temizlik yaparken bulup amirine teslim etti. Aynı zamanda bir futbol hakemi olan amir, belleğin sahibini bulmak için bilgisayarına taktığında şoke oldu. İlk açtığı dosyada Türkiye’de yaşayan Aleviler il il, ilçe ilçe fişlenmişti.

Bellek içindeki bilgilerin çoğu Ege Ordu Komutanlığı’ndaki askerlerle ilgiliydi. Aracı vasıtasıyla randevu alıp komutanlıkta görev yapan bir generale ulaştırdı. Ancak bir ses çıkmadı.

Sonra aklına o dönem medyada Fethullahçılarla kavga halinde olan Tuncay Özkan geldi. Konuştu, randevulaştı, buluştu: “Uzanıp elini sıktım. Avucundaki belleği avucuma bıraktı. Taşınır bellek elimdeydi.”

Belleğin bir örneği artık Özkan’daydı: “Fethullahçılar ya sahte adlarla bize bir komplo kuruyorsa? Bunu fişleme dosyalarındaki adların gerçek olup olmadığını bilmeden anlayamazdık. (…) Ankara’nın yolunu tuttuk. Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ ’dan randevu almıştım. Kendisine çok güveniyordum. (…) İstihbarat sorumlusu general de katıldı görüşmeye. Benden aldıkları bellekler üzerinde yaptıkları bir saatlik çalışmada belleğin içindeki bilgilerin ordu mensuplarıyla ilgili fişlemeler olduğunun doğru olduğunu, daha önce bu belleğin bir kopyasının Ege Ordu Komutanlığı eliyle Genelkurmay’a ulaştığını söylediler.”

Böylece bellek soruşturması resmen başladı: “Kara Kuvvetleri Komutanlığı ile paylaşınca onlar da Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ile paylaşmıştı. Özkök de bu soruşturmayı Kara Kuvvetleri Komutanlığı’ndan alıp Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na vermişti.”

Özkan belleği 16 Şubat 2007’de vermişti. 20 Şubat’ta hava kuvvetleri komutanına ilk brifing verildi. Arşivi kaptıran FETÖ imamı ile ilişkili 173 TSK mensubu arşiv sayesinde ortaya çıkarılmıştı. Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nda bellekten çıkan yapının üstüne gitmek üzere 8 Mart 2007’de Güneş Çalışma Grubu kuruldu.

Devir FETÖ’nün devlet içinde harekete geçtiği dönemdi. Üstelik bellek olayından örgüt kısa sürede haberdar olmuştu. Ordu imamı Adil Öksüz, “40 yıllık emeğimiz heba oldu” demişti. Bu arada... Ergenekon kumpası operasyonları başladı. 23 Eylül 2008’de Tuncay Özkan tutuklandı. Evinde yapılan aramada ısrarla belleğin kopyası arandı. Yetmedi, belleğin bir örneğinin olduğu A.Ş’nin de evine gittiler. A.Ş. polisin geldiğini görünce dijital arşivi parçalamış, vermemişti. Neyse ki başka bir yerde daha yedeği vardı.

Ne yazık ki TSK’deki süreç iki yıl sürdü. 9 Şubat 2009’da dosya kapatıldı: “F. Gülen grubu mensubu olduğu iddia edilen personel ile ilgili gerekli takip işlemleri yapılmış olup olumsuz herhangi duruma rastlanmamıştır.”

Özkan beş buçuk yıl hapis yattı. 10 Mart 2014’te tahliye olduğunda AKP ve Fethullahçılar birbirine girmişti. Gereği yapılmayan belleğin sonucunda cesaretlenen Fethullahçılar, 15 Temmuz’da darbeye kalkıştı. Darbeden sonra bellek soruşturması başladı. Ancak... Bellek ortada yoktu: “Savcı bana elindeki belgelerden sundu. (...) Neden belleği istediğini, dosyalarda olması gerektiğini söyleyince ‘Yok. Yok etmişler. İmha edilmiş’ dedi.”

15 Temmuz sonrası itirafçılar belleğin nasıl TSK dışına çıkarıldığını, nasıl ortadan kaldırıldığını anlatmıştı. İşin ilginci, Güneş Çalışma Grubu’nda dosyayı kapatan imzayı atan yarbay bile TSK içinde FETÖ’cüler ile ilişkisini 20 Haziran 2017’de verdiği ifadede itiraf etti. Hatta Adil Öksüz ile gittiği evde tanıştığını bile söylemişti. Kısacası kediye ciğer emanet edilmişti.

Belleğin üstüne gidilse Adil Öksüz darbeden 10 yıl önce açığa çıkarılacaktı. Zira bir dosyanın içindeki FETÖ planlamalarında o da var: “Beldelerdeki ağabeylerin İstanbul’a getirilmesi. Adil ağabeylerin beldelere belli periyotlarla gitmesi.”

Belleğin içinde izdivaç notları bile varken... Devlet elindeki bilgi ve belgeleri kullanıp darbeyi durdur(a)madı. Sonunda 251 yurttaşımızın şehit olduğu, ülkeye büyük zarar veren kanlı gece yaşandı. İşte iki gün sonra büyük konuşmalar yapılacak. O gecenin hikâyeleri anlatılacak. 16 Temmuz’da ise her şeyin unutulduğu yeni bir gün başlayacak. Belleğin öyküsünden ise kimse bahsetmeyecek. Zira bellek meselesi; yapılmayan mücadele, gerçekleştirilmeyen sorumluluk, mazideki kirli işbirliği demek.

Geçmişin gölgesini kaldırdığımız gün, tarih insanlar için daha adil olacak.

Ankara’yı günler öncesinden “yasak kente” çeviren iki günlük NATO zirvesini geride bıraktık.

Pek az insan kendi geçmişini anlatırken adil olur.

Tezim şu: Dünyada siyasi ve askeri gerginliğin kasıtlı olarak tırmandırıldığını düşünüyorum, bu yeni durumdan ülkelerde demokrasi gerilerken askeri harcamalar artıyor, otoriter rejimler güçleniyor ve savaş şirketleri görülmemiş kârlar elde ediyor ve halk yoksullaşıyor.

NATO’nun Ankara zirvesi geldi, yüzlerce tutuklunun üzerinden geçerek gitti.

20. yüzyılın ilk yarısında emperyalizmin ve sömürgeciliğin dünyadaki öncüsü Britanya İmparatorluğu idi.

Türkiye’de bin kişiye yaklaşık 2.4 doktor düşüyor.

İktisat öğretisinin, kapitalist sistem ve serbest piyasa ekonomisi bağlamında “makro” ve “mikro” ekonomi başlıkları altında yapılan iki tanımlaması vardır.

NATO zirvesi için Ankara’da kurulan o devasa sahne, bana Romain Gary’nin “Onca Yoksulluk Varken” romanını hatırlattı.

Pek az insan kendi geçmişini anlatırken adil olur.

Bilinmesi gerekeni gördüğümüzde ararız.

Taş yere düştü deriz de yerçekiminden pek bahsetmeyiz.

Cumhuriyet, devrimlerini ve değerlerini eğitim ile aktardığı için öğretmenleri yükseltme hamlesiyle doğdu.

Garip, anlamakta güçlük çektiğimiz için gariptir.

Başkasına kulluk eden, kendi kullarına zulmeder.

Konunun arka planı

Bu haber, FETÖ'nün devlet içindeki yapılanmasını ve elemanlarını fişlemek amacıyla kullandığı 'bellek' adı verilen bir veri tabanını konu alıyor. Bu veri tabanı, kişilerin kimlik bilgilerinden özel yaşamlarına, mezheplerinden siyasi görüşlerine kadar geniş bir yelpazede bilgileri içeriyor. Haber, bu belleğin nasıl ortaya çıktığını, bir otobüs şoförü tarafından bulunduğunu ve gazeteci Tuncay Özkan'a nasıl ulaştığını anlatıyor. Özkan'ın bu bilgileri dönemin askeri yetkilileriyle paylaşmasıyla başlayan soruşturma süreci ve belleğin FETÖ'nün devlet içindeki gücünü gösteren bir kanıt olduğu vurgulanıyor. Bu durum, örgütün ne kadar derinlere sızdığını ve ne tür yöntemler kullandığını ortaya koyması açısından önem taşıyor.

Sıkça Sorulan Sorular

FETÖ'nün 'belleği' nedir?

FETÖ'nün 'belleği', örgütün devlet içindeki mensuplarını ve hedef aldığı kişileri fişlemek amacıyla oluşturduğu kapsamlı bir veri tabanıdır. Bu veri tabanında, kişilerin kimlik bilgileri, aile yaşantıları, mezhepleri, siyasi görüşleri ve diğer özel detayları gibi bilgiler kaydedilmiştir.

FETÖ'nün belleği nasıl ortaya çıktı?

Bellek, yaklaşık 20 yıl önce, Aralık 2006'da İzmir'de bir otobüs şoförü tarafından bulundu. Temizlik sırasında bulunan ve sahibinin bulunması için bilgisayara takılan bellek, ilk açıldığında Türkiye'deki Alevilerin fişlendiği dosyaları ortaya çıkardı. Daha sonra bu bellek gazeteci Tuncay Özkan'a ulaştı.

Tuncay Özkan'ın bu bellekle ilişkisi nedir?

Tuncay Özkan, FETÖ ile geçmişte yaşadığı anlaşmazlıklar nedeniyle bu belleği aldı. Bellekteki bilgilerin doğruluğunu teyit etmek ve örgütün ne kadar tehlikeli olduğunu anlamak için dönemin askeri yetkilileriyle iletişime geçti. Özkan, bu bilgilerin ordu mensuplarıyla ilgili fişlemeler olduğunu ve soruşturmanın başlatılmasında rol oynadığını belirtti.

Bu belleğin ortaya çıkması neden önemlidir?

Belleğin ortaya çıkması, FETÖ'nün devlet kurumlarına ne kadar sızdığını ve üyelerini ne kadar detaylı bir şekilde takip ettiğini gözler önüne sermesi açısından önemlidir. Bu fişleme kayıtları, örgütün potansiyel tehdit olarak gördüğü kişilere karşı ne tür bilgiler topladığını ve bu bilgileri nasıl kullanabileceğini göstermektedir.

🔴

Son dakikayı kaçırma!

Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.

Paylaş: WhatsApp X

İlgili Haberler

Çalışma umuduyla Asya’dan gelen işçiler İzmir’de rehin kaldı
Son Dakika

Çalışma umuduyla Asya’dan gelen işçiler İzmir’de rehin kaldı

2 saat önce

Gerginliğin tırmandırılmasıyla otoriterleşme artışı, kârların ve yoksulluğun yükselişi
Son Dakika

Gerginliğin tırmandırılmasıyla otoriterleşme artışı, kârların ve yoksulluğun yükselişi

2 saat önce

Yargıtay’a göre suç!
Son Dakika

Yargıtay’a göre suç!

2 saat önce