Paraguaylı ve Mısırlı olmak!
Dünya Kupası’ndaki 2 maçın 2026’ya bu denli damga vuracağını kimse kestiremezdi. İlki Fransa-Paraguay. Fransa’ya 70 dakika kafa tutan, ucuz bir penaltıyla son 16’da veda eden Latin Amerika ekibi, ne yazık ki bir kesimce istenmeyen takım ilan edildi!
Neymiş sert oynamışlar, çirkefleşmişler. Futbol yazılı kuralları olan bir oyun olsa da Makyevesilt ve gayenin kaideyi meşru kıldığı bir branş. Çirkefliklere gelirsek; sert oynamışlar; Mbappe ’ye tekme atmışlar. Oynarlar futbol sert oyundur; aşırı mücadele etmişler; ederler, eğer rakip sizden iyiyse 3 kişilik oynarsınız, sertlik de kaçınılmazdır.
Başka ne yapmışlar? Galarza, milyon dolarlık yıldızlar karşısında sinmemiş. Fransa’nın “ucuz” penaltısında beyaz noktayı aşındırmak istemişler. Kaleci Gill maç bitiminde elindeki topu Mbappe’ye fırlatmış!
Bu eylemler özellikle liberaller, yetmez ama evetçi tayfa ve güzel futbol fantezisindekilerce kınandı. Sanırsınız ki insanlık suçu var. Aslında Gustavo Alfaro yönetimindeki Latinler, sınırlı kapasitenin nasıl en üst seviyeye çıkacağını gösterdi, Paraguay halkına onurlu bir gece yaşattı. Bizden sonra Almanya gibi bir devi eleyip Fransa’yı salladılar. Hatta o penaltı olmasa, belki başka mucizeler yaşanırdı.
Bunlar bir avuç onurlu insanın mücadelesini yok etmeye bahane değil. Paranın dönmediği bir futbol iklimi Paraguay. Kaleci Gill, çocuğunun hastalığı için giydiği kazağı ve eldiveni satmış. Keza Galarza da öyle! Paraguay; olanaksızı gerçekleştirmek isteyen bir grup genç adamın direnişidir. Ortak bir hedef için futbol becerisini en üst seviyeye çıkaranların takımıdır. Arka mahalledeki topçuların, havuzlu sitelerde uyuşturucu kullanıp hoş görülen yıldızlara dur deyişidir. Endüstriyel futbol bataklığına karşı yapılan en büyük futbol darbesidir. O yüzden belki kızan olacaktır, ancak bu kupada en azından benim yıldızım Paraguay’dır!
Bir de Mısır! Turnuvanın favorisi Arjantin’i eliyorlardı, hakem ve Infantino mafyası ellerinden aldı. 1-0 öne geçtiler, golleri verilmedi, bir daha attılar, sonra aşırı sertlik başladı, 2-1, 2-2 ve 2-3. Messi ’nin inanılmaz direnişine boyun eğdiler ama Mısır böylesine elenmemeliydi. Evet hakemler kötü ama bir maçı bu kadar açıkça birinden alıp ötekine veremezsiniz. Ve Mısır antrenörünün bir önceki maçta açtığı Filistin bayrağının da “İsrail-sever” FIFA hakemleri tarafından cezalandırılmadığını kimse söylemesin. Evet, Paraguaylıyım, aynı zamanda biraz da Mısırlı! Çünkü futbolun zengin abilerinden çok toprak sahadaki yalın ayaklıları severim.
Değerli okurlarım, bugün benim “Övgü” serisine bir yeni yazı daha ekliyorum.
1948 yılında Mersin Lisesi Orta Okulu’nda Fransızca öğrenmeye başladım; 78 yıldır öğrenmeyi sürdürüyorum.
Hani bazı fotoğrafların çarpıcılığını anlatmak için, sayfalarca yazsam olanı bu kadar etkili anlatamam denir ya, bu köşede gördüğünüz iki fotoğraf da aynen öyle...
Hakkını verelim, ilk olarak T24’ten Asuman Aranca dikkat çekti: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İBB davalarının itirafçısı Aziz İhsan Aktaş’a suikast iddiasına dair soruşturmayı tamamladı.
Ankara’daki NATO zirvesi iki günlüğüne kenti felç etti.
Siyasi mizah yaptığı gerekçesiyle genç sanatçı Deniz Göktaş’ın tutuklanması...
Dünya Kupası’ndaki 2 maçın 2026’ya bu denli damga vuracağını kimse kestiremezdi.
Diyarbakır’ın uzun süren yaz gecelerinde yataklar damlara çıkarılırdı.
Soru: 2003 yılında SSK’den emekli oldum. 21 Eylül 1979-1 Temmuz 1984 arası sıkıyönetim döneminde Mamak Cezaevi’nde yattım ve sonuçta beraat ettim. Benim bu dönemleri borçlanma hakkım varmı? Borçlanırsam emekli aylığıma bir etkisi olur mu? Dursun Y.
Her yaz döneminde deniz kıyısı kentlerde yaşanan sıkıntılarproblemler nedeniyle birçok yazı ve haber yayımlıyoruz. İnsanların kıyılardan özgürce yararlanamayışı, bizim neredeyse klasikleşmiş gündem konumuz haline geldi. Yapılan eleştirilere, uyarılara karşın, maalesef benzer sıkıntılar, sorunlar her yaz yineleniyor.
Yunanların büyük bir saldırıya hazırlandıkları tarihlerde Türk ordusu, İnönü-Kütahya-Döğer hattında dört grup halinde toplanmış bulunuyordu.
Geçen günlerde “Şeyh Sait’in hatırasına hakaret” iddiasıyla Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Zafer Partisi Genel Başkanı Dr. Ümit Özdağ’a, 87 gün hapis cezası karşılığı olarak 8 bin 700 TL para cezası verildi.
Dünya Kupası’ndaki 2 maçın 2026’ya bu denli damga vuracağını kimse kestiremezdi.
Yaşı yetenler eski Türkiye’yi uzlaşı ve hoşgörü dönemi olarak anımsar.
Söğütlüçeşme’deki yılların Kadıköy Belediye binası, müthiş bir hafta yaşadı.
Müthiş bir gündü, müthiş bir yarıştı.
1 Haziran 1915’te albaylık rütbesini aldı Mustafa Kemal Atatürk Çanakkale direnişindeki müthiş öngörüleri ve askeri dehasıyla.
Son dakikayı kaçırma!
Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.
