USD/TRY38.42 ▼
EUR/TRY41.15 ▲
Gram Altın3.842 TL ▲
BIST 1009.845 ▲
Bitcoin$84.250 ▼
Ethereum$3.120 ▲
Petrol$62.30 ▼
SON DAKİKA
Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor • Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor •
Son Dakika 2 saat önce

Şeyh Sait isyanı ve Ümit Özdağ’a açılan dava - Hakkı Keskin

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika Orijinal Haber ›
Geçen günlerde “Şeyh Sait’in hatırasına hakaret” iddiasıyla Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Zafer Partisi
YouTube

Geçen günlerde “Şeyh Sait’in hatırasına hakaret” iddiasıyla Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Zafer Partisi Genel Başkanı Dr. Ümit Özdağ’a, 87 gün hapis cezası karşılığı olarak 8 bin 700 TL para cezası verildi.

Henüz 16 ay önce kurulan genç Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı İngiliz emperyalizminin desteğiyle başlatılan ve yüzlerce kişinin öldürülmesine neden olan Şeyh Sait isyanı, Bitlis, Siirt, Siverek, Bingöl, Elazığ, Mardin, Midyat, Diyarbakır, Urfa`ya kadar geniş bir alana yayılmış, 14-15 Nisan 1925’te Şeyh Sait ve arkadaşlarının yakalanmasıyla son bulmuştur. Yüzlerce kişinin öldürülmesinden sorumlu olan İngiliz kuklası bu vatan haini isyancının, “Şeyh Sait’in hatırasına hakaret” olarak görülen bu davayı şiddetle kınanmalıdır.

İngiliz emperyalizmi tarafından doğrudan desteklenen Şeyh Sait isyanının bastırılması sırasında Hınıs’ta asker olan babamdan da konuyu dinleyip ayrıntılarıyla inceledim.*

Palu Nakşibendi Tekkesi şeyhi olan Şeyh Sait’in ve isyanı günümüzde kimi AKP’liler ve ayrılıkçı Kürtçülük yanlılarının desteklediğini görüyoruz. Bu kişiler Şeyh Sait’i genç Cumhuriyet yönetimine karşı olduğu, hilafeti ve padişahlığı geri getirmeyi amaçlaması nedeniyle destekliyorlar. Burada bağımsız bir Kürt devletinin kurulmasını öteden beri amaçlayanlarsa Şeyh Sait’i, genç Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı ayaklandığı için destekliyorlar.

Şeyh Sait isyanı, Türkiye Cumhuriyet’ine karşı Doğu ve Güneydoğu illerinin bir kesimini kapsayan, iki ay süren ve Irak’ta işgal gücü olarak bulunan İngiliz emperyalizmin desteklediği, örgütlü ve silahlı bir ayaklanmadır.

24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Anlaşması’nda (madde 3/2), Türkiye ile Irak arasındaki sınır dostça bir çözümle saptanacaktı. “Türkiye ile Irak arasındaki sınır, işbu antlaşmanın yürürlüğe girişinden başlayarak dokuz aylık bir süre içinde Türkiye ile İngiltere arasında dostça bir çözüm yoluyla saptanacaktır. Öngörülen süre içinde iki hükümet arasında bir anlaşmaya varılamazsa, anlaşmazlık Milletler Cemiyeti Meclisi’ne götürülecektir” diye yazılmaktadır. Petrol zengini bu bölgenin İngilizlerin kontrolünde kalması büyük önem taşıyordu. Tam da bu nedenle İngiltere Şeyh Sait isyanını kullanarak Kerkük ve Musul’da halk oylamasına karşı çıkmış ve bu isyanı etkin olarak desteklemişti.

Merkezi İstanbul’da, Diyarbakır, Elazığ ve Bitlis’te şubeleri bulunan “Kürt Teali Cemiyeti” adıyla örgütlenen ve başkanı Vanlı Seyid Abdulkadir olan Kürt aydınları, kurulacak Kürt devletinin bağımsızlığı için, Büyük Britanya Dışişleri Bakanlığı’yla 1924’te irtibata geçerek Kürt devletinin kurulmasını, silah, cephane ve para yardımıyla desteklemelerini istemektedir. Şeyh Sait bu kuruluşun üyesidir.

Cumhuriyet yönetimiyle hilafet kaldırılmış, medreseler kapatılmış, şeriat kanunları yerine çağdaş yasalar kabul edilmeye başlanmıştı.

Şeyh Sait 13 Şubat 1925’te 300 kadar atlıyla Dicle’ye gelerek burada yaptığı konuşmada, “Medreseler kapandı, Din ve Vakıflar Bakanlığı kaldırıldı. Din okulları Milli Eğitim’e bağlandı. Gazetelerde birtakım dinsiz yazarlar dine hakaret etmeye, peygamberlerimize dil uzatmaya cüret ediyorlar” diyordu.

Şeyh Sait isyancıları tarafından yürütülen değişik yerlerdeki baskın ve işgallerde çok sayıda asker ve subay öldürülmüştü. Elazığ’a giren isyancılar evleri ve dükkânları yağmalamaya başlayınca, halk isyancılara karşı tavır aldı. Çarpışmalar Bitlis, Siirt, Siverek, Bingöl, Elazığ, Mardin, Midyat, Diyarbakır, Urfa’ya kadar geniş bir alana yayılma eğilimini gösterince, Büyük Millet Meclisi kararıyla 24 Şubat 1925’te; Muş, Ergani, Dersim, Diyarbakır, Mardin, Urfa, Siverek, Siirt, Bitlis ve Van illeri ile Erzurum’un Kiğı ve Hınıs ilçelerinde bir ay süreyle sıkıyönetim ilan edildi.

Ele geçen belgelerde, “isyan hareketinin iki yıldan beri planlandığı ve Şeyh Sait’in gerçek İslam dinini yeniden yaratmak için Allah tarafından memur edildiği” yazılmaktaydı. “Din yok ediliyor, dinin yaşatılması ve korunmasına Allah tarafından Şeyh Sait memur edilmiştir” denerek ona mehdi payesi verilmekteydi.

Şeyh Sait ve isyancılardan çoğunun bulunduğu Varto şehri ordu birlikleri tarafından kuşatılınca Şeyh Sait, Şeyh Abdullah ve 25’e yakın destekçisi, 14-15 Nisan 1925’te Çarpuh Köprüsü civarında, teslim oldular. Şeyh Sait’in üzerinde ayaklanma hareketine ilişkin önemli belgeler ve heybesinde çok sayıda altın para bulundu. İsyancıların önde gelenlerinin Şeyh unvanına sahip olmaları da ilginçtir.

Şeyh Sait soruşturmasında, Kürt emellerini ve Kürt bağımsızlığını sağlamak için bu hareketi yaptığını, Silvan’da Şeyh Şemsettin ve diğer aşiretlere ayaklanmaları için talimat verdiğini kabul etti. Çarpuh Köprüsü üzerinden İran’a, oradan da Irak’a geçip İngilizlere ulaşmak istediğini açıkladı.

Şeyh Sait ve arkadaşlarının mahkemesi, 26 Mayıstan 27 Haziran’a kadar sürdü ve 28 Haziran’da verilen karar açıklandı. Şeyh Sait, Şeyh Abdullah başta olmak üzere 29 kişi idama, diğer sanıklar ise farklı hapis cezalarına çarptırıldı.

Mahkeme başkanı Mazhar Müfit Kansu mahkûmlara son olarak şöyle seslendi: “Senelerden beri şeyhlerin, ağaların, beylerin baskısı altında sömürülen, eriyen, inleyen bu bölgenin zavallı halkı, artık sizin kışkırtıcılığınızdan ve kötülüğünüzden kurtularak Cumhuriyetimizin saadeti içinde yaşayacaktır. Siz döktüğünüz kanların, söndürdüğünüz ocakların cezasını adalet sehpasında hayatınızla ödeyerek hesap vereceksiniz. İşte Cumhuriyetin sert fakat adil kanunlarının hükmü budur.” 28 Haziran 1925.

(*) Hakkı Keskin, Kızıl Ordu Süvarisi Trabzonlu Hacı Hasan ve Yedinci Oğlu, (sayfa 440-448), Cumhuriyet Kitapları.

SİYASET BİLİMCİ, ESKİ ALMANYA PARLAMENTOSU MİLLETVEKİLİ

Değerli okurlarım, bugün benim “Övgü” serisine bir yeni yazı daha ekliyorum.

1948 yılında Mersin Lisesi Orta Okulu’nda Fransızca öğrenmeye başladım; 78 yıldır öğrenmeyi sürdürüyorum.

Hani bazı fotoğrafların çarpıcılığını anlatmak için, sayfalarca yazsam olanı bu kadar etkili anlatamam denir ya, bu köşede gördüğünüz iki fotoğraf da aynen öyle...

Hakkını verelim, ilk olarak T24’ten Asuman Aranca dikkat çekti: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İBB davalarının itirafçısı Aziz İhsan Aktaş’a suikast iddiasına dair soruşturmayı tamamladı.

Ankara’daki NATO zirvesi iki günlüğüne kenti felç etti.

Siyasi mizah yaptığı gerekçesiyle genç sanatçı Deniz Göktaş’ın tutuklanması...

Dünya Kupası’ndaki 2 maçın 2026’ya bu denli damga vuracağını kimse kestiremezdi.

Diyarbakır’ın uzun süren yaz gecelerinde yataklar damlara çıkarılırdı.

Soru: 2003 yılında SSK’den emekli oldum. 21 Eylül 1979-1 Temmuz 1984 arası sıkıyönetim döneminde Mamak Cezaevi’nde yattım ve sonuçta beraat ettim. Benim bu dönemleri borçlanma hakkım varmı? Borçlanırsam emekli aylığıma bir etkisi olur mu? Dursun Y.

Her yaz döneminde deniz kıyısı kentlerde yaşanan sıkıntılarproblemler nedeniyle birçok yazı ve haber yayımlıyoruz. İnsanların kıyılardan özgürce yararlanamayışı, bizim neredeyse klasikleşmiş gündem konumuz haline geldi. Yapılan eleştirilere, uyarılara karşın, maalesef benzer sıkıntılar, sorunlar her yaz yineleniyor.

Yunanların büyük bir saldırıya hazırlandıkları tarihlerde Türk ordusu, İnönü-Kütahya-Döğer hattında dört grup halinde toplanmış bulunuyordu.

Geçen günlerde “Şeyh Sait’in hatırasına hakaret” iddiasıyla Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Zafer Partisi Genel Başkanı Dr. Ümit Özdağ’a, 87 gün hapis cezası karşılığı olarak 8 bin 700 TL para cezası verildi.

Yunanların büyük bir saldırıya hazırlandıkları tarihlerde Türk ordusu, İnönü-Kütahya-Döğer hattında dört grup halinde toplanmış bulunuyordu.

Geçen günlerde “Şeyh Sait’in hatırasına hakaret” iddiasıyla Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Zafer Partisi Genel Başkanı Dr. Ümit Özdağ’a, 87 gün hapis cezası karşılığı olarak 8 bin 700 TL para cezası verildi.

Deniz Göktaş’ın “Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisinde geçen “600’lü yıllarda dördüncü kitaba son kitap demek iddialı bir çıkış” şakası, tam da felsefi ve sosyolojik anlamda dinsel bir dogmanın insan zihni ve zaman algısı üzerindeki etkisiyle oynayan bir kara mizah örneğidir.

Bell

Konunun arka planı

Şeyh Sait İsyanı, 1925 yılında Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun ilk yıllarında meydana gelmiş, İngiliz desteğiyle gerçekleştiği iddia edilen silahlı bir ayaklanmadır. Cumhuriyetin laikleşme politikaları, hilafetin kaldırılması ve modern yasalara geçiş gibi reformlara karşı bir tepki olarak ortaya çıktığı belirtilmektedir. İsyan, geniş bir coğrafyaya yayılmış ve yüzlerce kişinin ölümüne neden olmuştur. İsyanın bastırılması, dönemin genç Türkiye Cumhuriyeti için önemli bir dönüm noktası olmuş ve devletin otoritesini pekiştirmiştir. Günümüzde ise bu isyanın tarihsel ve siyasi etkileri tartışılmaya devam etmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Ümit Özdağ'a neden dava açıldı ve cezası nedir?

Ümit Özdağ'a, 'Şeyh Sait'in hatırasına hakaret' iddiasıyla açılan davada, mahkeme 87 gün hapis cezası karşılığı 8 bin 700 TL para cezası verdi. Bu ceza, Özdağ'ın Şeyh Sait ile ilgili yaptığı açıklamalardan kaynaklanmıştır.

Şeyh Sait İsyanı ne zaman ve nasıl başladı?

Şeyh Sait İsyanı, 13 Şubat 1925'te Şeyh Sait'in Dicle'ye gelerek yaptığı konuşmalarla fitilinin ateşlendiği, ardından 300 kadar atlı ile başlayan ve kısa sürede geniş bir alana yayılan silahlı bir ayaklanmadır. İsyanın amacı, Cumhuriyet'in laikleşme politikalarına karşı çıkarak hilafeti geri getirmek olarak belirtilmiştir.

Şeyh Sait İsyanı'nın İngiltere ile ilişkisi nedir?

Haberde, Şeyh Sait İsyanı'nın İngiliz emperyalizmi tarafından desteklendiği iddia edilmektedir. Bu desteğin, Lozan Antlaşması sonrası Musul ve Kerkük üzerindeki İngiliz nüfuzunu koruma amacına hizmet ettiği ve Türkiye'nin iç işlerine müdahale aracı olarak kullanıldığı öne sürülmektedir.

Günümüzde Şeyh Sait'i kimler destekliyor?

Haberde, Şeyh Sait'in günümüzde bazı AKP'liler ve ayrılıkçı Kürtçülük yanlıları tarafından desteklendiği belirtilmektedir. Bu grupların destek gerekçelerinin, Şeyh Sait'in Cumhuriyet yönetimine karşı duruşu, hilafet isteği veya bağımsız Kürt devleti amacı gibi farklı motivasyonlara dayandığı ifade edilmektedir.

🔴

Son dakikayı kaçırma!

Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.

Paylaş: WhatsApp X

İlgili Haberler

Depremde Halk Sağlığı Hizmetleri Rehberi, birinci basamak sağlık hizmetinin kritik rolünü gündeme taşıdı
Son Dakika

Depremde Halk Sağlığı Hizmetleri Rehberi, birinci basamak sağlık hizmetinin kritik rolünü gündeme taşıdı

2 saat önce

Özel’in olası yeni partisi için nasıl bir ideoloji tarif ediliyor?
Son Dakika

Özel’in olası yeni partisi için nasıl bir ideoloji tarif ediliyor?

2 saat önce

Sıkıyönetim zamanında cezaevinde geçen ve beraatle sonuçlanan sürelerimi borçlanabilir miyim?
Son Dakika

Sıkıyönetim zamanında cezaevinde geçen ve beraatle sonuçlanan sürelerimi borçlanabilir miyim?

2 saat önce