USD/TRY38.42 ▼
EUR/TRY41.15 ▲
Gram Altın3.842 TL ▲
BIST 1009.845 ▲
Bitcoin$84.250 ▼
Ethereum$3.120 ▲
Petrol$62.30 ▼
SON DAKİKA
Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor • Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor •
Son Dakika 1 saat önce

Tutuklu İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün: ‘En yıkıcı dönem’

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika Orijinal Haber ›
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik operasyonlar kapsamında yaklaşık 16 aydır Silivri’de tutuklu bulunan
YouTube

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik operasyonlar kapsamında yaklaşık 16 aydır Silivri’de tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün, Cumhuriyet’e konuştu.

Tutuklu bulunduğu süreyi, “İçinde yaşarken oldukça ağır aksak geçen ama dönüp baktığımızda bir çırpıda elinizden kayıp gitmiş bir zaman” olarak yorumlayan Akgün, “Son 4 aydır mahkeme süreci devam ediyor. Savunmalar tamamlandıkça daha önceden nedense sayfa sayısıyla övünülen koca iddianame, yok hükmünde bir evraka dönüştü” dedi.

“Davanın tutarsız, delilsiz, iftiralara ve vasat kurmaca senaryolara dayanan yapısıyla tamamen ifşa ve çökmüş durumda” olduğunu söyleyen Akgün, “Hukukun böylesine bir biçimde siyasi tahakküm aracına dönüşmesini, birebir içerisinde yaşayarak gördükçe ülkem adına çok üzülüyorum” ifadelerini kullandı.

Toplumda yükselen değişim talebini cezaevinde de hissettiklerini belirten Akgün, “Derinden hissettiğimiz bu değişim isteği ile umutsuzluğa kapılma lüksümüz yok. İçerideki günlerim de memleketin gelecek güzel günlerine ilişkin büyüttüğüm umuda tutunarak geçiyor” diye konuştu.

Tutuklandıkları 19 Mart sürecinden bugüne İstanbul’da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından rezerv alan ilan edilen yerlerde 120’ye yakın imar planı ve plan değişikliği yapıldığını söyleyen Akgün, “Bunların arasında Kartal’daki şehir parkını konut ve ticaret kullanımıyla yapılaşmaya açmaktan tutun, Beykoz’daki özel ormanlara konut imar izni vermeye, Kanal İstanbul güzergâhında ve askeri alanlarda daha önce mahkeme kararıyla iptal edilen imar planlarını yeniden onaylamaktan, Eyüpsultan’da tarihi su kemerin koruma bandında yıllardır tarım alanı olan parselleri lüks konut ve AVM yapmaya kadar türlü kararlar var” dedi.

Konunun yalnızca kendilerinin içeride olmasıyla sınırlı olmadığına da değinen Akgün, “Toplumsal muhalefetin, demokratik siyasetin, kurumsal denge ve denetleme mekanizmalarının iktidar gücü tarafından adeta devre dışı bırakıldığı bir süreci yaşıyoruz. İmar planlarının iptaline yönelik mahkeme kararlarının neredeyse bir hükmü kalmamış durumda. İnşaat süreçleri bir biçimde devam ettiriliyor. Hukuk arkasından geliyor” tespitinde bulundu.

Toplumun geniş kesimlerinin kalıcı ekonomik kriz koşullarında yaşamaya zorunlu bırakıldığının altını çizen Akgün, “İnsanların bir anlamda hayatta kalma mücadelesi verdiği böyle dönemler kent, doğa ve koşa kamusal haklarımız açısından en yıkıcı zamanlardır. O yüzden de geri dönülmeyecek biçimde kamusal varlıklarımızın, kıyılarımızın, ormanlarımızın, su havzalarımızın rant uğruna en çok tahrip ve yok edildiği süreçten geçiyoruz” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’de halkın gerçek sorunları ve talepleri üzerinden şekillenen, umudu örgütleyebilen, yepyeni insanları siyasetin öznesi haline getirebilecek kanallar açabilen ve iktidar perspektifi ve programı koyabilen bütünleşik bir toplumsal muhalefet” ihtiyacına dikkat çeken Akgün, sözlerine şöyle devam etti:

“Böyle bir muhalefet inşası zorunlu. Elbette her şeye karşın hukuki mücadeleden vazgeçmemek gerek. Yerelde ne kadar örgütlüyseniz, toplumun diğer kesimleriyle bir araya gelip bir kamuoyu yaratabilme gücüne erişebiliyorsanız, mücadeleniz de o kadar uzun soluklu oluyor. Ve de kazanımlar elde edebiliyorsunuz. Ancak son 25 yıllık sürece dönüp baktığımda şunu daha net görüyorum ki bugün artık muhalefetten öte insanca yaşanabilir başka bir kentin mümkün olduğunu gösteren bir iktidara ihtiyaç var. Ve her türlü baskıya ve siyaset mühendisliğine karşın halk, böyle bir iktidara giden yolun güzergâhını bizlere gösteriyor. Önemli olan o yolun işçiliğine sabırla emek etmek...”

Mülksüzleştirmeden ziyade güvencesizleştirme kavramının yaşanan süreçleri daha çok karşıladığını söyleyen Akgün, “Bu kentsel dönüşüm sürecinde mülk sahibi de olabilirsiniz ama bu yaşadığınız kentte, mahallede yaşama hakkını güvence altına aldığınız anlamına gelmiyor. Tapunuz, diplomanız, seçtiğimiz belediye başkanımız, yıllardır emek verdiğiniz şirketiniz bir anda elinizde kayıp gidebilir” dedi.

“Çalışma yaşamındaki güvencesizlik her geçen daha geniş bir alanda hissediliyor” diyen Akgün süreci, “Kentleşme dinamikleri, belirli bir kesimin sürekli olarak servet biriktirmesine yol açarken kamunun ürettiği rantı kendi tekelinde toplayarak toplumdaki eşitsizliği giderek daha fazla derinleştiriyor” sözleriyle değerlendirdi.

Konunun arka planı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesindeki bazı isimlere yönelik yürütülen soruşturmalar kapsamında, Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün yaklaşık 16 aydır tutuklu bulunuyor. Akgün'ün bu süreçte yaşadıklarını ve gözlemlerini aktardığı röportaj, İBB'ye yönelik operasyonların ve devam eden hukuki süreçlerin kamuoyunda yarattığı tartışmalara yeni bir boyut katıyor. Özellikle imar planlarındaki değişiklikler ve bu değişikliklerin kentsel alanlar üzerindeki potansiyel etkileri, haberin odak noktalarından birini oluşturuyor. Akgün'ün açıklamaları, hukukun siyasi müdahale aracı olarak kullanıldığına dair iddiaları ve toplumsal muhalefetin önemi gibi konuları da gündeme getiriyor.

Sıkça Sorulan Sorular

Gürkan Akgün kimdir ve neden tutuklu?

Gürkan Akgün, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde (İBB) Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktaydı. İBB'ye yönelik yürütülen bir soruşturma kapsamında yaklaşık 16 aydır tutuklu bulunmaktadır. Kendisiyle ilgili suçlamaların detayları haberde yer almamaktadır.

Akgün'ün açıklamalarına göre yargı süreci nasıl ilerliyor?

Akgün, yargı sürecinin tutarsız, delilsiz ve iftiralara dayandığını savunuyor. İddianamenin zamanla önemini yitirdiğini ve davanın çöktüğünü ifade ediyor. Hukukun siyasi tahakküm aracı olarak kullanıldığını düşünüyor.

Akgün, tutukluluğu süresince hangi imar planı değişikliklerinden bahsediyor?

Akgün, tutuklu olduğu dönemde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından rezerv alan ilan edilen yerlerde çok sayıda imar planı değişikliği yapıldığını belirtiyor. Bu değişikliklerin arasında park alanlarının yapılaşmaya açılması, özel ormanlara imar izni verilmesi ve iptal edilen planların yeniden onaylanması gibi örnekler bulunuyor.

Akgün'e göre bu tür dönemler kentler için neden yıkıcıdır?

Akgün, ekonomik kriz dönemlerinin, insanların hayatta kalma mücadelesi verdiği zamanlar olduğunu ve bu süreçlerin kentler, doğa ve kamusal haklar açısından en yıkıcı zamanlar olduğunu belirtiyor. Kamusal varlıkların ve doğal alanların rant uğruna tahrip edildiğini ifade ediyor.

🔴

Son dakikayı kaçırma!

Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.

Paylaş: WhatsApp X

İlgili Haberler

Sivas'taki yasadışı Arifan Medresesi, 30 yapılı külliye için çalışmaları hızlandırdı: İktidar medrese karanlığını büyütüyor
Son Dakika

Sivas'taki yasadışı Arifan Medresesi, 30 yapılı külliye için çalışmaları hızlandırdı: İktidar medrese karanlığını büyütüyor

1 saat önce

2026 yılı temmuz ödeme döneminde emekli aylıkları ne kadar arttı?
Son Dakika

2026 yılı temmuz ödeme döneminde emekli aylıkları ne kadar arttı?

1 saat önce

Türkiye 3.0: NATO’nun merkez cephe ülkesi
Son Dakika

Türkiye 3.0: NATO’nun merkez cephe ülkesi

1 saat önce