Depremde yıkılan Ezgi Apartmanı davası: Tutuklu sanıkları duruşmaya geç getiren personele suç duyurusu
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde, Onikişubat ilçesinde bulunan Ezgi Apartmanı 'nın yıkılması sonucunda 35 kişi hayatını kaybetti.
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, binanın zemin katında faaliyet gösteren pastanenin yetkilileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel ile pastanedeki tadilatı organize eden sanık Ertan Danacı hakkında 35 kez "olası kastla kasten öldürme" ve "olası kastla kasten yaralama" suçlarından; müteahhit Yakup Aktaş ile fenni mesul Mehmet Tekin hakkında ise "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan dava açtı.
Ayrıca, binanın inşa edildiği dönemde Kahramanmaraş Belediyesi'nde görev yapan Fahri Yiğitoğlu, Veli Çiftaslan ve Mehmet Dişçeken ile pastanedeki tadilatları denetlemeyen Onikişubat Belediyesi personelleri Sait Avşar, Ali Gemci, Mehmet Akif Canlı ve Mustafa Şirikçi hakkında da "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan dava açıldı. Yargılama sürecinde müteahhit Aktaş yaşamını yitirdi.
Cumhuriyet savcısı, esasa ilişkin görüşünü bugünkü duruşma öncesi açıklamış; sanıklar Mustafa Pekel, Sami Kervancıoğlu ve Ertan Danacı'nın "olası kastla kasten öldürme", "olası kastla nitelikli kasten öldürme" ve "olası kastla kasten yaralama" suçlarından, fenni mesul Mehmet Tekin'in “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma", 7 kamu görevlisinin ise "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçlarından cezalandırılmalarını istemişti.
Sanıkların yargılanmasına Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi.
Duruşma, tutuklu sanıklar Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel'in salona geç getirilmesi nedeniyle gecikmeli başladı. Depremde yakınlarını kaybedenler, tutuksuz sanıklar Ertan Danacı ile Mehmet Tekin ve taraf avukatları duruşmaya katılırken kamu görevlisi sanıklar duruşmada hazır bulunmadı.
Depremde oğlu, gelini ve torununu kaybeden Nurgül Göksu, beyanında cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaası için teşekkür ettiğini, 3,5 yıldan bu yana ise adalet istediğini söyledi.
Göksu, "Eğer sizler de heyet olarak savcımızın sunduğu mütalaa yönünde bir karar verirseniz, ben bir Asude'yi yaşatamadım ama sizler vereceğiniz kararla binlerce Asude'yi yaşatacaksınız. Deprem ülkesinde yaşıyoruz. İstiyorum ki bir sonraki depremde başka Asudeler, başka evlatlar kolon-kiriş kesildiği için hayatını kaybetmesin" dedi.
Mimar Sinan Mahallesi'nde yüzlerce bina içerisinde sadece Ezgi Apartmanı ile Fazilet Apartmanı'nın yıkıldığını belirten Göksu, "Deprem ülkesinde yaşadığımızı herkes biliyor. Kiriş, kolon ve perde betonu kesmek cinayettir. Fakat buradaki tutuklu sanıklar ve iç mimar hiçbir kurala uymamış; köstebek gibi binanın altını oymuşlar. Bütün taşıyıcı unsurlara zarar vermişler. Ayrıca depremden önce, 2021 yılında, verilen şikayet dilekçesini görmezden gelen kamu görevlilerinin de bu sanıklar kadar suçlu olduğunu düşünüyorum. Daha önce emsal olarak Bolu Kartalkaya'da bir otelde çıkan yangınla ilgili belediye personelleri 'olası kast'la yargılanıp müebbet hapis cezası aldı. Aynı cezayı talep ediyorum" diye konuştu.
Tutuklu sanık Mustafa Pekel, üç bilirkişi raporunda pastanedeki tadilatla ilgili kusursuz olduklarının yazdığını belirterek suçlamaları kabul etmediğini, beraatini talep ettiğini söyledi.
Yaklaşık bir yıldır cezaevinde olduğunu belirten sanık Sami Kervancıoğlu da, "Ben neden cezaevindeyim, benim suçum ne? Ben önce Allah'ın adaletine, sonra da Türkiye Cumhuriyeti'nin adaletine güveniyorum. Yeter artık. Sosyal medyada ve televizyonda hakkımızda yapılan paylaşımlar aileme kadar uzanıyor. Ben savcımızın mütalaasını ve suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum" dedi.
Taraf avukatlarını dinleyen mahkeme heyeti, sanıkların mevcut hallerinin devamına; taraf avukatlarına, esas hakkındaki mütalaaya karşı beyan ve savunmaları için süre verilmesine karar verdi. Heyet ayrıca, tutuklu sanıklar Pekel ve Kervancıoğlu'nun duruşmaya geç getirilmesi üzerine yaşanan aksaklık nedeniyle sorumlu personelin tespiti için Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmasına hükmetti. Bir sonraki duruşma 10 Eylül’de görülecek.
Taraf avukatları yargılamayı, ANKA Haber Ajansı'na değerlendirdi.
Sanıklar Kervancıoğlu ve Pekel'in avukatı Ersan Şen, savcılığın esas hakkındaki mütalaasını ek rapor ve taraf beyanları tamamlanmadan sunmasının usule aykırı olduğunu, dosyada yer alan dört bilirkişi raporunda müvekkillerinin yaptırdığı tadilatların binanın yıkılmasına neden olmadığının tespit edildiğini savunarak, "Niye hala tutuklulukları devam ediyor? Niye sayın savcı, bu kadar lehe gelen raporlara, tespitlere, delillere rağmen hala 'olası kast'tan cezalandırılmalarını talep ediyor, bunu anlamak mümkün değil" diye konuştu.
Müdahil Nurgül Göksu'nun avukatı Ömer Gödeoğlu ise bugüne kadar alınan İstanbul ve ODTÜ raporlarında bilirkişilerin belli olduğunu, mahkemenin tarafların talebi üzerine gizli şekilde belirlediği akademisyenlerden rapor aldığını anlattı.
Bu raporda müteahhidin, fenni mesulün, pastanedeki izinsiz ve ruhsatsız tadilatların apartmanın göçmesine sebebiyet verdiği şeklinde değerlendirme olduğunu ifade eden Gödeoğlu, şunları kaydetti:
"Bina 9. saniyede Kervan Pastanesi'nin bulunduğu bölüme dönerek yıkılmıştır. Sayın iddia makamı tarafından verilen mütalaa, günlerdir adalet nöbeti tutan anne Nurgül Göksu'nun kayıplarını geri getirmese de bir nebze de olsa adalete olan güvenini yerine getirmiştir. Sanık müdafiileri, acılı anneye sosyal medyada acısını dile getirdiği için tepki göstermişlerdir. Hangi vicdana sığar, anlaşılır gibi değildir. Sanık kamu görevlisi müdafisi tarafından 220 metrekare olan pastanenin 243 metrekareye çıkarıldığı ve bunun da yapı kayıt belgesi olduğu söylenmiştir. Yapılan bu tadilat ve tahribatlara Onikişubat Belediyesi'nden bina sakinlerinin dilekçesine rağmen göz yumulmuştur. Dolayısıyla buna göz yuman kamu görevlileri de 'olası kast' ile yargılanmalıdır."
Konunun arka planı
6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler, Türkiye'nin güneydoğusunda büyük yıkıma yol açtı. Bu depremlerin ardından, yapıların dayanıklılığı ve inşa süreçlerindeki olası kusurlar yeniden gündeme geldi. Ezgi Apartmanı'nın yıkılması ve 35 kişinin hayatını kaybetmesi, bölgedeki yapı stokunun güvenliği hakkında ciddi soruları beraberinde getirdi. Bu olay, deprem yönetmeliklerine uyum, tadilat süreçlerinin denetimi ve yapıların taşıyıcı sistemlerindeki değişikliklerin potansiyel tehlikeleri gibi konuların önemini bir kez daha ortaya koydu. Davanın, bu tür felaketlerde sorumluluğun belirlenmesi ve adaletin sağlanması açısından kritik bir öneme sahip olduğu düşünülüyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Ezgi Apartmanı davası neden açıldı?
Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan ve 35 kişinin hayatını kaybettiği Ezgi Apartmanı ile ilgili olarak, binanın zemin katındaki tadilatı yapanlar, müteahhitler ve dönemin belediye görevlileri hakkında dava açılmıştır. Amaç, depremde yaşanan can kayıplarından sorumlu kişilerin tespiti ve cezalandırılmasıdır.
Davada hangi suçlamalarla yargılama yapılıyor?
Sanıklar hakkında 'olası kastla kasten öldürme', 'olası kastla kasten yaralama', 'bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' ve 'taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' gibi suçlamalarla dava açılmıştır. Savcılık, bazı sanıklar için 'olası kastla kasten öldürme' suçundan cezalandırılmalarını talep etmektedir.
Duruşmada yaşanan gecikmenin sebebi neydi?
Duruşma, tutuklu sanıklar Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel'in mahkeme salonuna geç getirilmesi nedeniyle gecikmeli olarak başlamıştır. Bu durum, depremde yakınlarını kaybedenlerin adalet arayışında yaşadığı süreci ve yargılama sürecindeki aksaklıkları da gündeme getirmiştir.
Sanıkların savunmaları ne yönde?
Tutuklu sanıklardan Mustafa Pekel, bilirkişi raporlarında kusursuz olduklarını belirterek suçlamaları reddetmiş ve beraatini talep etmiştir. Sami Kervancıoğlu ise suçsuz olduğunu savunarak adalete güvendiğini ifade etmiştir. Diğer sanıkların savunmaları ise duruşma sürecinde detaylandırılacaktır.
Son dakikayı kaçırma!
Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.
