USD/TRY38.42 ▼
EUR/TRY41.15 ▲
Gram Altın3.842 TL ▲
BIST 1009.845 ▲
Bitcoin$84.250 ▼
Ethereum$3.120 ▲
Petrol$62.30 ▼
SON DAKİKA
Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor • Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor •
Son Dakika 2 saat önce

Kızılçullu’nun anlattığı...

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika Orijinal Haber ›
Ülke ve halk olarak bugünlerde adeta NATO ile yatıp kalkıyoruz! Toplumca neredeyse “NATO’kolik” olduk! NATO zirvesinin yapıla

Ülke ve halk olarak bugünlerde adeta NATO ile yatıp kalkıyoruz! Toplumca neredeyse “NATO’kolik” olduk! NATO zirvesinin yapılacağı Ankara, günlerdir teyakkuz halinde. Zirve için doğrusu hiçbir masraftan kaçınılmıyor. Estetik görsellik için her türlü olumsuz görüntünün üstü örtülüyor. Güvenlik önlemleri ise had safhada! Ankaralı adeta evine hapsedilmiş durumda! Yurttaşımız ise bütün bu olup bitenleri anlamakta ve anlamlandırmakta zorlanıyor.

Başkentte bir yandan bunlar yaşanırken bir yandan da NATO’nun tarihçesini ve kuruluş hikâyesini yeniden öğrenmeye çalışıyoruz. Türkiye-NATO ilişkilerinin geçmişini, bugününü ve geleceğini sorguluyoruz. Oysa o kadar uzun boylu çabaya ve derin araştırmaya bile gerek yok. Tek başına “Kızılçullu örneği” , bütün bunları en özlü ve çarpıcı biçimde bize anlatıyor.

İzmir’in Buca Kızılçullu’sunda (bugünkü Şirinyer) 1937’de “Köy Öğretmen Okulu” adıyla kurulan ve 1940’ta Köy Enstitüleri yasasının çıkışıyla birlikte “Kızılçullu Köy Enstitüsü” olan eğitim kurumu; Türkiye’nin Aydınlanma projesinin en başarılı örneklerindendir. Genç Cumhuriyet döneminde yalnızca öğretmen yetiştirmekle kalmamış, aynı zamanda tarım, hayvancılık ve modern tekniklerle çevresini kalkındırmıştır.

Diğer Köy Enstitüleri gibi Kızılçullu Köy Enstitüsü de İsmail Hakkı Tonguç ’un ve Hasan Âli Yücel ’in öncülüğündeki Aydınlanma seferberliğinin meşalelerindendir. Karma eğitimin uygulandığı kurum, 1952 yılında Demokrat Parti iktidarı döneminde binaların NATO’ya tahsis edilmesiyle birlikte kapatılarak tarihe karışmıştır.

Bu çarpıcı olay, geçmişten günümüze uzanan siyasal yönsemenin de bir anlamda işaret fişeğidir. Ülkemizin ve halkımızın bugünlerdeki yazgısı, işte o yıllarda yazılmaya başlamıştır. Yaşananlar, o dönemlerde topluma şırınga edilen “küçük Amerika olma” hayallerinin, Amerikancılığın ve NATO’culuğun bir bakıma günümüze yansıyan aynasıdır.

Aslında İzmir-Kızılçullu örneği, 1950’lerden itibaren ülkemize rota olarak çizilen emperyalist politikaların ve dayatmaların en çarpıcı örneğidir. İşte bunun içindir ki Kızılçullu Köy Enstitüsü’nden NATO karargâhına uzanan hikâyeyi iyi kavramamız; çok yönlü irdelememiz ve hiç unutmamamız gerekiyor.

Geçmişte Kore’de, Vietnam’da olduğu gibi, günümüzde de başta Ortadoğu’da olmak üzere dünyanın birçok yerinde, emperyal amaçlı savaşlar çıkarılıyor. Önce bu savaşları çıkaranlar sonra da “güvenlik” politikaları ve önlemleri diyerek kendi hedeflerini ve araçlarını halklara-ülkelere dayatıyorlar. İşte bu amaçla da zirveler topluyorlar, kararlar alıyorlar.

Günlerdir ülkemizin başkentinde adeta bir abluka yaşanıyor. Çok büyük bütçeler harcanarak kent zirveye hazırlanıyor. İnsanlar evlerinden çıkamıyorlar. Birçok yurttaşımıza “potansiyel suçlu” muamelesi yapılıyor. Protesto gösterileri yapabilecekleri gerekçesiyle aydınlar, gazeteciler, akademisyenler, muhalif siyasetçiler göz altına alınıyor. Hele çevreci TEMA gönüllülerinin bu bağlamda tutuklanması, hiçbir biçimde kabul edilemez.

Ulusal Kurtuluş Savaşı verilerek kurulmuş ülkemizin çok köklü ve güçlü bir antiemperyalist mücadele geleneği vardır. Ülkemizin ilerici yurtsever güçleri, en zorlu koşullarda bile bu geleneği sürdürmüşlerdir. Emperyalist savaşlara ve politikalara karşı seslerini yükseltmişlerdir. Haksız savaşlara karşı çıkmışlardır. Geçmişte savaşlara karşı barışı savunan, barış kampanyaları düzenleyenler, bu ülkenin en yurtsever insanlarıdır. 6. Filo’ya yönelik eylemler ve yakın geçmişte düzenlenen “NATO’ya hayır” kampanyaları unutulmaz.

İçinde bulunduğumuz dönemde, emperyal hedeflerle otoriter siyaset anlayışları buluşuyor, uzlaşıyor ve bütünleşiyor. Bütün bu olumsuzluklara karşı, ülkemizin-halkımızın antiemperyalist mücadele geleneğine sahip çıkmak; Cumhuriyet değerlerini, bağımsızlığı, barışı ve demokrasiyi savunmak güncel görevdir. Bizim ışıldağımız NATO karargâhları değil, Kızılçullu Köy Enstitüleri’dir! Kızılçullu örneğinin anlattığı gerçekler, hiçbir zaman unutulmamalıdır.

1945’te başlayan Soğuk Savaş döneminde, Batı Emperyalizmi, Sovyetler Birliği’ne karşı din, mezhep, ırk ve milliyet kimliklerini kullanarak dünya çapında bir savaş başlattı.

Yılların yazarı Adnan Binyazar bile TÜM ile BÜTÜN sözcüklerinin eşanlamlı olduğunu sanıyor ve 2 Temmuz 2026 günkü Cumhuriyet Kitap Eki’nde yayımlanan“Sait Faik Abasıyanık” başlıklı yazısında “Sait Faik’in tüm hikâyeleri” diye yazıyor.

Nasıl nitelendirilir bilemedim, sanki “mahşeri kalabalık” İran’ın öldürülen dini lideri Ali Hamaney’in özellikle dünkü veda töreni için dile gelmiş bir deyim olabilir...

Deniz Göktaş, göktaşı gibi düştü gündeme!

Dünyanın her yerinde yanıtı aranan bu soruya ilişkin yanıtlara, bugün Ankara’da gerçekleşecek görüşmelerin sonucunda varılabileceği gibi bir olasılık sanırım söz konusu olabilemez.

Her zaman haber, bilgi, belge anlatacak değilim.

2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Oteli’nde yaşanan şiddet Türkiye tarihinde bir kara lekedir.

Ülke ve halk olarak bugünlerde adeta NATO ile yatıp kalkıyoruz!

Yakın geçmişin en büyük ezberlerinden biri hızla geçerliliğini yitiriyor...

Ankara’da bugün başlayacak olan NATO Zirvesi’nde ele alınacak konulardan birisini, Ukrayna’ya verilecek destek oluşturacak.

NATO, II. Dünya Savaşı sonrasında, ABD’nin liderliğinde kurulan yeni dünya düzeninin siyasi-askeri unsuru olarak ve öncelikle ABD çıkarlarına hizmet etmek amacı ile kurulmuştur.

Ülke ve halk olarak bugünlerde adeta NATO ile yatıp kalkıyoruz!

Beşparmak Dağları eteğinde yer alan Bafa Gölü, Ege’nin en önemli göllerindendir. Gölün kıyısında Herakleia antik kenti ve Kapıkırı Köyü bulunur. Tarih, turizm ve doğa açısından da yöre büyük önem taşır.

CHP lideri Özgür Özel, gittiği her yerde halkla kol kola girerek, onlarla kucaklaşarak içtenlikli siyaset yapıyor.

Butlan yönetiminin CHP Genel Merkezi’nde yarattığı olumsuz görüntülerin üzüntüsü daha geçmeden, şimdi de geçtiğimiz pazar gecesi İzmir il binasında yaşanan olumsuz görüntüler gündeme düştü. Doğrusu bu görüntüler CHP’ye ve İzmir örgütüne hiç yakışmadı.

Geçtiğimiz günlerde ailecek ABD’deydik. İki hafta boyunca ABD’nin birçok kentini dolaştık.

Neredeyse iki yıldır Manisa ve Manisalılar, Çinli yatırımcı tarafından kente kurulacak otomobil fabrikasını bekliyordu. İlk elde 5 bin kişinin istihdam edileceği yatırımın, kent ve bölge ekonomisine önemli katkılar sağlayacağı düşünülüyordu.

Konunun arka planı

Türkiye'nin NATO ile olan ilişkisi, Soğuk Savaş dönemine kadar uzanmaktadır. 1952'de NATO'ya üye olan Türkiye, Batı Bloku'nun önemli bir parçası haline gelmiştir. Bu süreçte, ülkenin dış politikası ve güvenlik anlayışı Batı ekseninde şekillenmiştir. Haberde bahsedilen Kızılçullu Köy Enstitüsü'nün 1952'de kapatılarak binalarının NATO'ya tahsis edilmesi, bu dönemin sembolik olaylarından biri olarak öne çıkmaktadır. Bu durum, Türkiye'nin NATO üyeliği sürecinde yaşanan dönüşümleri ve aydınlanma projesinin bir kesintiye uğramasını temsil etmektedir. Günümüzde yaşanan NATO zirvesi hazırlıkları ve alınan güvenlik önlemleri, bu tarihsel bağlamın günümüzdeki yansımaları olarak değerlendirilmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kızılçullu Köy Enstitüsü nedir ve neden kapatılmıştır?

Kızılçullu Köy Enstitüsü, İzmir'de 1937'de kurulan ve genç Cumhuriyet döneminde öğretmen yetiştirerek tarım ve hayvancılık alanlarında kalkınmayı hedefleyen bir eğitim kurumuydu. 1952'de Demokrat Parti iktidarı döneminde, binalarının NATO'ya tahsis edilmesi amacıyla kapatılmıştır.

Haberde bahsedilen NATO zirvesi hazırlıkları nasıl bir etki yaratıyor?

Haberde, Ankara'da düzenlenecek NATO zirvesi için yoğun güvenlik önlemleri alındığı ve bu durumun şehirde adeta bir abluka yarattığı belirtiliyor. Bu hazırlıklar kapsamında büyük bütçeler harcandığı, vatandaşların günlük yaşamlarının kısıtlandığı ve olası protestoları engellemek amacıyla bazı kişilerin gözaltına alındığı ifade ediliyor.

Kızılçullu örneği ile günümüzdeki NATO politikaları arasında nasıl bir bağ kuruluyor?

Haber, Kızılçullu Köy Enstitüsü'nün kapatılarak NATO'ya tahsis edilmesini, 1950'lerden itibaren ülkeye dayatılan emperyalist politikaların ve 'küçük Amerika olma' hayallerinin bir yansıması olarak görüyor. Bu durumun, günümüzdeki NATO odaklı politikaların ve güvenlik politikaları adı altında dayatılan hedeflerin tarihsel bir kökeni olduğuna işaret ettiği düşünülüyor.

Türkiye'nin NATO ile ilişkisinin tarihsel arka planı nedir?

Türkiye, 1952 yılında NATO'ya üye olarak Batı Bloku'nda yerini almıştır. Bu üyelik, ülkenin dış politikası ve güvenlik stratejilerinde önemli bir dönüm noktası olmuştur. Haberde, bu süreçte yaşanan dönüşümlerin ve aydınlanma projesiyle ilgili kesintilerin Kızılçullu örneği üzerinden anlatıldığı belirtiliyor.

🔴

Son dakikayı kaçırma!

Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.

Paylaş: WhatsApp X

İlgili Haberler

Nasıl nitelendirilir bilemedim, sanki “mahşeri kalabalık” İran’ın öldürülen dini lideri Ali Hamaney’in özellikle dünkü veda töreni için dile gelmiş bir deyim olabilir...
Son Dakika

Nasıl nitelendirilir bilemedim, sanki “mahşeri kalabalık” İran’ın öldürülen dini lideri Ali Hamaney’in özellikle dünkü veda töreni için dile gelmiş bir deyim olabilir...

2 saat önce

Gözaltı, gözaltı, gözaltı... Adaletsizlik ekiyoruz
Son Dakika

Gözaltı, gözaltı, gözaltı... Adaletsizlik ekiyoruz

2 saat önce

NATO Zirvesi kapsamında alınan önlemler sonucunda Ankara adeta boşaltıldı: Yaprak kıpırdamıyor, kuş uçmuyor!
Son Dakika

NATO Zirvesi kapsamında alınan önlemler sonucunda Ankara adeta boşaltıldı: Yaprak kıpırdamıyor, kuş uçmuyor!

2 saat önce