Çeviri ahlakı ve Sel Yayınları
Bir vesile ile çeviri kitaplarımın listesini incelemem ve Marie Darrieussecq ’ten çevirdiğim Dişi Domuz (Truismes) adlı kitabı kitaplıkta aramam gerekti. Kitabı bulamadım ama Vikipedi’de aşağıdaki bilgi çıktı karşıma:
[Dişi Domuz , Fransız yazar Marie Darrieussecq’in 1996 yılında yayımlanan, Türkçeye ise usta şair ve çevirmen Özdemir İnce tarafından kazandırılan çarpıcı bir romandır. Özdemir İnce ’nin çevirisi ilk kez Telos Yayınları tarafından okuyucuyla 2000 yılında buluşturulmuştur.
Özgün Adı: Truismes (Herkesin Bildiği Gerçekler).]
Söz konusu kitabı Telos Yayınları’nı yönetirken ben buldum. Yayın halklarını satın aldım. Çeviriye özgün adı olan “Herkesin Bildiği Gerçekler” i değil de Türkçede içeriği tam anlamıyla yansıtan Dişi Domuz adını ben koydum. O sıralar Fransız edebiyat dünyasını bir ajan gibi izleyen ben olmasaydım böyle bir kitaptan kimsenin haberi bile olmazdı, olamazdı.
Çöplükte eşelenirken bir de ne göreyim, kitabı Sanem Işıl Aytuğ adlı bir hatun da çevirmiş, kitap çok sabıkalı Sel Yayınları tarafından benim çeviriden 23 yıl sonra, 2023 yılında yayımlanmış. Masada kitabın Fransızcası, yanında benim çevirim, Sanem Hanım çeviri yapmış... Oh ne âlâ memleket!... Üstelik özgün adı “Herkesin Bildiği Gerçekler” adıyla değil de patenti bana ait “Dişi Domuz” adını benden çalarak utanmadan yayımlamışlar kitabı!
Sabıkalı Sel Yayınları benim çevirim varken kitabı neden Sanem Işıl Aytuğ’a çevirtti?
Sanem Işıl Aytuğ da çevirisi Özdemir İnce tarafından yapılmış bir kitabı tekrar çevirmek densizliğini neden yaptı? Kim bu Sanem Işıl Aytuğ? Sorunun yanıtını Vikipedi’den aktarıyorum:
“Galatasaray Üniversitesi mezunu olan Sanem Işıl Aytuğ, edebiyat dünyasında çevirmen ve editör kimliğiyle tanınmaktadır. Ağırlıklı olarak Sel Yayıncılık bünyesinde faaliyet göstermekte olup...” (Ama çeviri ve yayıncılık etiğinden yoksun! Bu leke hiç silinmez artık!...)
“Çevirileri: Marie Darrieussecq’in Dişi Domuz ve Afrika Devrimine Doğru gibi eserlerin çevirilerinde imzası bulunmaktadır.”
Toni Morrison’un yazıp dilimize Ülker İnce ’nin çevirdiği Sula ’yı da Yeşim Seber ’e çevirtip yayımlamış Sel Yayınları. Sanem Işıl Altuğ, Özdemir İnce’den, Yeşim Seber de Ülker İnce’den daha iyi yazar ve çevirmen midir ki böyle bir şeytanlığa başvurmuşlar?
Bilinmesi gereken gerçek: Ülker İnce’nin avukatının mektubu:
Bülbülü Öldürmek kitabının ödenmeyen telif alacağına ilişkin dava öncesinde Ülker Hanım’la Sel Yayıncılık arasında yapılan görüşmeler sırasında, Eylül 2019 tarihinde Sel Yayıncılık telif borcunu 600.000 TL olarak ödemeyi kabul etmiş ve bu kabule ilişkin Ülker Hanım’a bir e-posta göndermiştir. Sonrasında bu tutarın Ülker Hanım’ca peşin olarak ödenmesi talep edilmiş ancak Sel Yayıncılık peşin ödemeyi kabul etmemiş ve ödemenin yaklaşık 6 aylık bir sürece yayılmasını teklif etmiştir. Tarafların ödeme tarihi konusunda anlaşamamaları ve Sel Yayıncılık’ın telif borcunu ödememesi nedeniyle, faiziyle birlikte toplam 660.279,64 TL t elif alacağı için 2020 yılı temmuz ayında icra takibi yapılmıştır.
Sel Yayıncılık tarafından borca itiraz edilmesi üzerine Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde 2020 yılı aralık ayında borca itirazın iptali ile alacağın tahsili davası açılmıştır. 2024 yılında davanın kabulüne karar verilmiştir. Sel Yayıncılık tarafından karara itiraz edilerek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Kararda kimi eksik hususlar olması nedeniyle tarafımızca da bu eksik hususlar yönünden istinaf başvurusu yapılmıştır. Dava dosyası halen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf incelemesindedir.”
Ülkemizde Ülker İnce gibi yasal hakkı ödenmeyen yazar ve çevirmenin sayısı kaç? Kaç yayınevi yazar ve çevirmene hak ettiği ücreti düzenli ödemekte?... Sadece, bir zamanlar başeditör olarak görev yaptığım Can Yayınları ile Tekin Yayınları’nın yazar ve çevirmene hakkını zamanında ve eksiksiz ödediğini sanıyorum. Başka yayınevi adı veremiyorum, bilgim dışında. Varsa “Aferin!” onlara...
Yazar ve çevirmenlerin haklarını korumak için, adı ne olursa olsun, mutlaka ciddi bir örgüt kurmaları ve aldıkları telif ücretlerinden bu örgütlere aidat ödemeleri gerektiğini düşünüyorum.
Sonuç olarak yayınevlerinin olası zorbalığına karşı çevirmenlerin telif hakları ilgili yasa tarafından mutlaka korunmalı ve mutlaka özel bir yasa çıkarılmalı.
Sel Yayıncılık tarafından borca itiraz edilmesi üzerine Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde 2020 yılı aralık ayında borca itirazın iptali ile alacağın tahsili davası açılmış. 2024 yılında davanın kabulüne karar verilmiş. Mahkeme karar vermek için 4 koca yıl beklemiş. Ülker İnce 1938 doğumlu, 88 yaşında. Dilerim ölmeden önce, mahkeme lehinde bir karar verir...
Şimdilik bu kadar ama bilinmeli ki Deli Dumrullara bu konuda hesap sormaya devam edeceğim! Elimden kurtulamazlar!
2026 Dünya Kupası kadroları incelendiğinde, 26 kişilik ekipler içinde Afrika kökenli oyuncuların belirgin ağırlığı dikkat çekiyor.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin CHP ile ilgili mutlak butlan kararı çıktığında gazetemizde gerek 2. sayfadaki “Olaylar ve Görüşler” sütununda gerekse “Olayların Ardındaki Gerçek” sütununda birçok yazı yayımlandı.
Tek bir kişiye bağlı ve bağımlı olan bir “Şahsım Devleti Rejimi” dünyadaki hiçbir “Devleti” yönetemez...
Bir vesile ile çeviri kitaplarımın listesini incelemem ve Marie Darrieussecq’ten çevirdiğim Dişi Domuz (Truismes) adlı kitabı kitaplıkta aramam gerekti.
Ankara’yı abluka altına aldılar.
Siyasetçilerin, siyaset için yapamayacağı bir şey var mı?
“Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz” sözü, bu toprakların belleğinde yalnızca bir türkü değil, aynı zamanda adalet duygusunun ifadesidir.
Köy Enstitülerinin kurulmasıyla, bakan buyruğuyla “öğretmen okulu”na dönüştürülmesi birkaç ay içinde gerçekleştirildi.
Dostum, ağabeyim Güney Dal’ı ziyaret etmek için yola çıktığımızda Gelibolu’ya Yolculuk romanını yanıma almıştım.
Beşparmak Dağları eteğinde yer alan Bafa Gölü, Ege’nin en önemli göllerindendir. Gölün kıyısında Herakleia antik kenti ve Kapıkırı Köyü bulunur. Tarih, turizm ve doğa açısından da yöre büyük önem taşır.
Bir açık deniz platformundasınız.
“Sanat halk için mi, sanat için mi?” sorusu, yalnızca estetik bir tartışma değildir.
1915 senesinde Çanakkale Savaşları sırasında İstanbul’dan cepheye bir heyet gider.
Bir vesile ile çeviri kitaplarımın listesini incelemem ve Marie Darrieussecq’ten çevirdiğim Dişi Domuz (Truismes) adlı kitabı kitaplıkta aramam gerekti.
Yazımın sonunda yazacağım kendi tanımlamamı şimdi söyleyeceğim...
İbn Fadlan’ın seyahatnamesi (Kitab ila Malik al-Saqaliba) benim en birinci kitabımdır.
Yıl 1956!... Mersin’le göbek bağımı koparmış ve Ankara’ya gelmişim.
Kuramsal kitaplarım, çevirilerim, kendi inşa ettiği zindanda mutluluk içinde yaşayan Türk edebiyatını rahatsız etmek için yazıldı.
“Derin devlet” belasının iyi bir tanımını bulmak için araştırma yaparken Erol Mütercimler’in bu konuda verdiği fetvaya takıldım.
Son dakikayı kaçırma!
Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.
