USD/TRY38.42 ▼
EUR/TRY41.15 ▲
Gram Altın3.842 TL ▲
BIST 1009.845 ▲
Bitcoin$84.250 ▼
Ethereum$3.120 ▲
Petrol$62.30 ▼
SON DAKİKA
Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor • Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor •
Son Dakika 2 saat önce

Saray-Yeni CHP işbirliğinin kanıtı

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika Orijinal Haber ›
Nefes yazarı Deniz Zeyrek , dört gün önce bir duyumunu aktardı.

Nefes yazarı Deniz Zeyrek , dört gün önce bir duyumunu aktardı. Yeni CHP’yi dizayna dair Kılıçdaroğlu ekibi kaynaklı olduğu öne sürülen o satırlarda, şu cümle dikkat çekiciydi: “Mehmet Uçum süreçte yaşanacak her detayı planlamış ve süreç tıkır tıkır işliyor.”

Kılıçdaroğlu yönetimi bu iddiayı yalanladı. Aradan bir gün geçti. Kılıçdaroğlu’nun CHP’ye iletişim koordinatörü olarak seçtiği Ali Haydar Fırat sosyal medya hesabından bir “manifesto” yayımladı. Başlığı şuydu: “Yeni Dönem, Yeni Düzen, Yeni CHP... Ülkenin Yurtseverleri Birleşecek...”

Hakkıyla tartışıldığını düşünmediğim kritik bir nokta vardı bu yazıda. CHP yöneticisi Fırat’ın “Yeni CHP’yi” anlattığı satırları tanıdık tezleri ve kelimeleri barındırıyordu.

Biraz geçmişe gidip bir parantez açmalıyım. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, 14 Aralık 2025 tarihinde Anadolu Ajansı’nda bir yazı yayımladı. İşte “Terörsüz Türkiye’ye geçiş sürecinde ‘sol’ tartışması” başlıklı o yazıyı, aynı gün Ali Haydar Fırat da sosyal medya hesabından şu sunumla paylaşmıştı: “Elbette enternasyonalizm sol açısından yaşamsaldır; ancak solun başarısı kendi ülkesinin toplumsal, ekonomik, siyasal ve sınıfsal gerçekliğine içkindir. Bu da yurtsever bir solu zorunlu kılar.”

O zamanlar da adı Beşiktaş Belediyesi soruşturmasında geçen Ali Haydar Fırat, “Mehmet Hoca” dediği Mehmet Uçum’un yazısı üzerinden “Yeni bir sol perspektifin üretilmesi bugün için büyük önem taşımaktadır” diyordu. İçini unutmamak üzere, parantezi kapatıyorum.

Uçum’un yazısı ve Fırat’ın övgülü paylaşımının ardından aylar geçti.

Kemal Kılıçdaroğlu, mahkeme kararıyla CHP’nin başına getirildi. İddianamelerde akçeli suçlamalarla adı geçen Ali Haydar Fırat, “Arınacağız” iddiasındaki CHP’nin iletişiminden sorumlu isim yapıldı. Ve ardından, bu yazının başında da değindiğim gibi, yöneticisi olduğu CHP’nin yeni yolunu bir manifesto şeklinde kamuoyuna duyurdu.

Dedim ya, yeteri kadar tartışılmadı. Ama Kılıçdaroğlu’nun ve dolayısıyla şu anki CHP yönetiminin partiyi soktukları yeni yolun bu yazısı, içinde bir ifşayı da barındırıyordu. Zira, dikkatli bakınca görülüyordu: Yeni yöneticisi yeni CHP’yi, Saray’ın kritik ismi Mehmet Uçum’un aylar önceki yazısındaki tezlerle ve kelimelerle tarif ediyordu. Alıntılarla açayım.

Mehmet Uçum/Saray: (…) Temel kimlik açısından ise enternasyonel değil yurtsever sol. (…)

(…) Tüm bunlar dikkate alındığında bugün ana akım solculuk, yurtsever sol demokrat olmak şeklinde tanımlanabilir. (…)

Ali Haydar Fırat/CHP: (…) Buna karşı yurtsever sol bir siyaset yeni dönemin temel sorumluluğudur. (…)

Mehmet Uçum/Saray: (…) Nihayetinde devlet gerek duyması halinde regülasyonlarla sermayenin hareket alanını ülkesel açıdan zarar verici sonuçlar doğurmayacak şekilde ama toplum lehine düzenleme yetkisine de sahip olmalıdır. Kapitalizmin toplum açısından zarar verici sonuçlarına karşı tedbir alabilmelidir. (…)

Ali Haydar Fırat/CHP: (…) Asıl soru şudur; bugünün temel çelişkisi nedir? Emperyalizmin ve sermayenin saldırılarına karşı ülkeyi ve insanı korumaktır. Devletlerin korumacı bir reaksiyona girmesinin nedeni uluslararası sermayenin sınırları ve toplumu parçalamasıdır. (…)

Mehmet Uçum/Saray: (…) Kimlik meseleleri üzerinde sol retoriği kullananların hiçbir zaman ne sınıf ne toplum esaslı sol pratikler içerisinde olmadıkları da bilinen bir gerçektir. (…)

Ali Haydar Fırat/CHP: (…) Kitle siyasetini ve taraf olduğu sınıfa ilişkin temel çelişkiyi unutarak salt kültüralist ve kimliksel talepleri esas alarak Cumhuriyetin temel değerlerini yok sayarak siyasal ve toplumsal alanı parçalamak uzun vadede kitleleri siyasal aksiyondan uzaklaştırmıştır. (…) (…) Kimlik siyaseti ise bu geniş kesimleri ve kitleleri parçalar. Bugün yaşadığınız derin siyasal krizin nedeni de bu parçalanmadır. (…)

Mehmet Uçum/ Saray: (…) Antiemperyalist olmayan bir siyasal akımın sol olmayacağı bellidir. Bu nedenle, neoliberal ve/veya Batıcı çizgide olup kendilerini sol diye niteleyen kişilerin ve akımların gerçekte sol siyasete sahip olmadıkları da bariz bir gerçektir. Diğer bir deyişle, liberal sol veya Batıcı sol olarak nitelenen yaklaşımlar, mandacı zihniyetin siyasi görünümünden başka bir şey değildir. (…)

Ali Haydar Fırat/CHP: (…) Partinin kendi kimliğinden, kurucu değerlerinden, temel çelişki olarak gördüğü emperyalizme karşı bağımsızlık mücadelesinden kopartılarak liberal bir hatta çekip silikleştirme çabasına karşı bir direnç oluşmuştur. (…) (…) Yeni bir gerçeklik var ve şimdi bu gerçekliği hep birlikte anlamak ve yorumlamak durumundayız. Bu durumu da Batı’nın kavram setleriyle açıklamak mümkün değildir. (…)

Evet, tablo çok açık. CHP’nin yeni yönetimi partiye “yeni bir yol” çizdiğini iddia ederken bu yolun taşlarını aslında aylar öncesinden Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın en kritik isimlerinden Mehmet Uçum’un döşediği görülüyor. Benzer kavramlar üzerinden kurulan bu ortak dil, iki farklı kutbun değil, tek bir merkezden yürütülen ortak bir siyasal dizaynın ürünü olduğunu kendi kendine ifşa ediyor.

2026 Dünya Kupası kadroları incelendiğinde, 26 kişilik ekipler içinde Afrika kökenli oyuncuların belirgin ağırlığı dikkat çekiyor.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin CHP ile ilgili mutlak butlan kararı çıktığında gazetemizde gerek 2. sayfadaki “Olaylar ve Görüşler” sütununda gerekse “Olayların Ardındaki Gerçek” sütununda birçok yazı yayımlandı.

Tek bir kişiye bağlı ve bağımlı olan bir “Şahsım Devleti Rejimi” dünyadaki hiçbir “Devleti” yönetemez...

Bir vesile ile çeviri kitaplarımın listesini incelemem ve Marie Darrieussecq’ten çevirdiğim Dişi Domuz (Truismes) adlı kitabı kitaplıkta aramam gerekti.

Ankara’yı abluka altına aldılar.

Siyasetçilerin, siyaset için yapamayacağı bir şey var mı?

“Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz” sözü, bu toprakların belleğinde yalnızca bir türkü değil, aynı zamanda adalet duygusunun ifadesidir.

Köy Enstitülerinin kurulmasıyla, bakan buyruğuyla “öğretmen okulu”na dönüştürülmesi birkaç ay içinde gerçekleştirildi.

Dostum, ağabeyim Güney Dal’ı ziyaret etmek için yola çıktığımızda Gelibolu’ya Yolculuk romanını yanıma almıştım.

Beşparmak Dağları eteğinde yer alan Bafa Gölü, Ege’nin en önemli göllerindendir. Gölün kıyısında Herakleia antik kenti ve Kapıkırı Köyü bulunur. Tarih, turizm ve doğa açısından da yöre büyük önem taşır.

Bir açık deniz platformundasınız.

“Sanat halk için mi, sanat için mi?” sorusu, yalnızca estetik bir tartışma değildir.

1915 senesinde Çanakkale Savaşları sırasında İstanbul’dan cepheye bir heyet gider.

Üstüme inşa ettikleri Silivri’den yazıyorum

Ankara Adliyesi’nde yaşanan değişimler için ne dedik?

“Yazlığımda dinlenirken beni bile çıldırttılar” diye açtı telefonu yaşlı kurt.

Görüyoruz ki Kemal Kılıçdaroğlu’nun şu sıralar en sevdiği kelime şu: “Aklansınlar!”

Bu köşede iki hafta önce öğrendiniz...

🔴

Son dakikayı kaçırma!

Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.

Paylaş: WhatsApp X

İlgili Haberler

Rusya'nın Kiev'e 'şimdiye kadarki en büyük saldırılarında' en az 27 kişi öldü
Son Dakika

Rusya'nın Kiev'e 'şimdiye kadarki en büyük saldırılarında' en az 27 kişi öldü

2 saat önce

Çeviri ahlakı ve Sel Yayınları
Son Dakika

Çeviri ahlakı ve Sel Yayınları

2 saat önce

Şiddetle mücadelede ilk durak acil servisler: ‘Bütüncül bir koruma kalkanı oluşturulmalı’
Son Dakika

Şiddetle mücadelede ilk durak acil servisler: ‘Bütüncül bir koruma kalkanı oluşturulmalı’

2 saat önce