Eğitim-İş Başkanı Özbay iktidara yüklendi: Ülkemizin hukuk devleti niteliği iflas etmiştir: ‘AKP, NATO için kendi yurttaşını düşmanlaştırdı’
Eğitim-İş 7. Dönem 1. Olağanüstü Genel Kurulunu tamamlandı. Sendika genel başkanı Kadem Özbay genel kurulda açıklamalarda bulundu. “Halkın cebinden alıp bir avuç zenginin kasasını dolduran, emekçileri yoksullukla ve kurumsal devlet şiddetiyle terbiye etmeye çalışan sistematik bir saldırı”yla karşı karşıya olduklarını savunan Özbay, “Dört bir yandan güvencesiz çalışma koşulları dayatılırken, ülkenin yarınlarını emeğiyle ören milyonlar yarına çıkma kaygısı taşıyor. İşte bu kuşatmaya karşı en büyük kalkanımız; sendikalaşma ve tavizsiz bir sendikal mücadeledir!
Baskıyı çözüm sananlar asla unutmasın ki; hiçbir tehdit, baskı ve şiddet, emeğin ve emekçinin onurlu mücadelesini engelleyemez! Şiddet sarmalının ve baskı politikalarının en ağır sonuçlarını bugün meslektaşlarımız yaşıyor. Taban maaş hakkı için, meydanlarda verilen sözlerin tutulması için, liyakatsiz mülakat sistemine karşı günlerdir direnen eğitim emekçilerinin uğradığı devlet şiddetine hep birlikte şahit oluyoruz. Emeğin onurlu mücadelesini baskılayan, anayasal hakları çiğneyen her türlü idari mekanizma halkın vicdanında yok hükmündedir!” dedi.
İktidarın, ‘siyasi rakiplerini tasfiye etmek ve toplumsal muhalefeti bütünüyle sindirmek için yargıyı kötü bir sopa olarak kullanmayı alışkanlık haline getirdiğini’ söyleyen Özbay, “AKP, halkın sandığa yansıttığı iradesini, demokrasiyi ve örgütlü yapıları; sipariş yargı kararlarıyla, hukuki kılıfa büründürülmüş “mutlak butlan” dayatmalarıyla bütünüyle yok saymaktadır. Ülkemizin hukuk devleti niteliği iflas etmiştir. AKP, toplum nezdinde kaybettiği meşruiyetini idari mekanizmalarının ve kolluk kuvvetlerinin baskısıyla ayakta tutmaya çalışmaktadır. Ancak tarih bize defalarca göstermiştir ki: meşruiyetini halktan almayan hiçbir iktidar kalıcı olmamıştır, olamayacaktır!
Türkiye adım adım seçimsizliğe doğru sürüklenmektedir. Yaratılmak istenen korku iklimine, toplumsal muhalefeti parçalamaya dönük sindirme politikalarına ve başımızda sallanan yargı sopasına rağmen; bu ülkenin onurlu eğitim emekçileri olarak demokrasiyi de adaleti de halkın gasp edilen iradesini de kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
NATO Zirvesi’ne ilişkin ise Özbay, “Ankara adeta kapatılırken, milyarlarca lira harcanırken; bizim çocuklarımız okullarda bir günü aç ve susuz geçiriyor. Okulda öğretmenin, fabrikada işçinin, sokakta yurttaşın can güvenliği sağlanamıyor. Küresel ittifaklar ve sermaye grupları için devletin tüm olanakları seferber edilirken; aynı olanaklar halktan esirgeniyor. AKP, zirve öncesinde yaptığı kitlesel gözaltı ve tutuklamalarla yargıyı kendi çıkarları için kullanmaya devam ediyor. Akademisyenlerden öğretmenlere, öğrencilerden çevre aktivistlerine ve gazetecilere uzanan geniş bir kesim, hiçbir somut delil olmaksızın, zorlama senaryolarla özgürlüklerinden mahrum bırakılıyor. Şafak vakti ev baskınları, ters kelepçeler ve savunma hakkın gaspı; bu sürecin hukuki değil, tamamen siyasi bir tasfiye operasyonu olduğunun en açık kanıtıdır.
AKP iktidarı, NATO’ya ve emperyalist ülkelere şirin görünmek için kendi yurttaşını düşmanlaştırmaktadır. Yabancı sermayeye ve emperyalist odaklara 'dikensiz gül bahçesi' sunmak isteyenler, bu ülkenin aydınlarını, gençlerini, doğasını ve toprağını koruyan insanları zindanlara atmaktadır. NATO, barışın değil savaşın; halkın değil emperyalist çıkarların askeri aygıtıdır! büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün 'Yurtta barış, cihanda barış' ilkesinin tam karşısında konumlanan bu yapı; tarihi boyunca darbelerle, işgallerle ve vekalet savaşlarıyla ülkeleri bağımlı hale getirmiş, halkları yoksulluk ve yıkıma mahkûm etmiştir” ifadelerini kullandı.
Özbay son olarak şunları söyledi: “Meydanlarda sahte antiemperyalizm nutukları atıp “Dostum Trump” diplomasisiyle teslimiyetçi politikalar yürütenler, koltuklarını güvence altına almak için emperyalizmin ve onun savaş aygıtının önünde el pençe divan duranlar, bu ülkenin tam bağımsızlık karakterini asla anlayamamışlardır. Türkiye’nin bu savaş ittifakının taşeronu haline getirilmesi, Atatürk’ün tam bağımsızlık hedefiyle açık ve uzlaşmaz bir çelişkidir. Emperyalist planların aparatı olan bu askeri düzene karşı çıkmak; barışı savunmanın, halk egemenliğini korumanın ve Cumhuriyet’in kurucu değerlerine sahip çıkmanın tarihsel bir gereğidir.
Eğitim-İş olarak, tüzüğümüzün ve varlık sebebimizin en temel sütunlarından birinin net ve tavizsiz antiemperyalist duruşumuz olduğunu bir kez daha ilan ediyoruz. Sendikamız; büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün tam bağımsızlık ilkesini şiar edinmiş, emperyalizme ve onun yerli işbirlikçilerine karşı her zaman, her koşulda en ön safta mücadele etmiştir ve etmeye devam edecektir! Ne emperyalizmin bölge politikalarına teslim olacağız ne de içeride yaratılmak istenen bu açık hava hapishanesine boyun eğeceğiz! Dün olduğu gibi bugün de emperyalizme, onun yerli işbirlikçilerine ve baskıcı siyasal anlayışlara karşı emekten, laiklikten, bilimden özgürlükten ve tam bağımsız Türkiye’den yana saf tutmaya devam edeceğiz.”
Son dakikayı kaçırma!
Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.
