Faşist ahlak pornografisi
“Faşist Ahlâk Pornografisi” yavaş yavaş bizim toplumu da pençesine almakta:
Haksız ve hukuksuz biçimde gözaltına alınan kişilerin haksız ve hukuksuz biçimde el konulan bilgisayar ve telefonlarından ele geçirilen çok özel, çok gizli ilişkilere ait bilgiler ve görüntüler, karalamak istenilen politikacılara yönelik olarak medyaya servis ediliyor ve insanlara müthiş bir “karakter suikastı” yapılıyor.
Kuşadası’nda gözaltına alınan son çirkin TT olayı, bir sosyal medya özgürlüğü sorunundan çok bence, bütünüyle bir “Faşist Ahlak Pornografisi” sürecinin dışavurumu olduğu için medyada bu kadar çok yer buldu!
PORNOGRAFİ, gizli, sınırlı sayılı, kişilere özel ve bu nedenlerle değerli olan bir eylemin, görüntüsünün defalarca tekrarlanarak öneminin kaybettirilmesidir.
FAŞİST AHLAK PORNOGRAFİSİ, ahlaksızlığın, siyaset ve adalet başta olmak üzere, toplumun bütün katmanlarına, bütün eylem ve söylemlerine sızması, yaşamın bütün alanlarına egemen olması, sürekli tekrarlanması, herkesi bıktırması ve isyan ettirmesidir!
Ahlak, insana, ailesi ve içinde yetiştiği toplumun kültürü tarafından aşılanan kurallardan oluşur.
İnsan doğduğunda ahlakı yoktur; ahlak kuralları, zaman içinde yaşayarak öğrenilir.
Hiç kuşkusuz, her kimliğin, her inancın, her toplumun, her kültürün, her ailenin ahlakı birbirinden değişik olabilir ve her birey zaman içinde bunları öğrenir.
Çağdaş ahlak, insanların eşitliği üzerine kuruludur.
Çağdaş devlet yapıları, insanlar arasındaki eşitliğe dayalı olan bu ahlak anlayışını uygulamak ve geliştirmek üzere icat edilmiş olan “Demokratik Rejim” bağlamında oluşturulmuşlardır.
Ama “Demokratik Rejim” sayesinde iktidara gelen muhteris Faşistler, evrensel hukuka, adalete ve insanlararası eşitliğe dayalı olan bu rejimi, kendi oligarşileri için istismar etmeye başladıklarında, topluma Faşist ahlak anlayışı yani ahlaksızlık egemen olur ve bu ahlaksızlık toplumun bütün hücrelerine nüfuz ederek pornografik bir nitelik kazanır.
Faşist Ahlak Pornografisi, otoriterleşen rejimin en üst kademelerinden başlar:
Dünkü düşmanlar bugün müttefik, dünkü müttefikler bugün düşman olur; hedefler sürekli değişir, kural yoktur.
Sahte bilgiler, belgeler ve hatta montajlanmış videolar, gerçekmiş gibi, rakiplere karşı devreye sokulur.
Derken yargı da bu sürece dahil edilir:
Gizli tanıklar, zorla alınan “pişmanlık ifadeleri” devreye sokulur, elde edilen iftiralar dışarıya sızdırılır.
Elbette sürecin bir de medya ayağı olacaktır:
İktidarın gazete ve televizyonları ve sosyal medya trolleri hep bir ağızdan, aynı hedeflere saldırmaya başlarlar.
“Faşist Ahlak Pornografisi”, iktidarın olağan yöntemi haline geldiğinde, artık o toplum zıvanadan çıkar ve kendi kendisinin altını oyarken siyasal iktidarın da kuyusunu kazmaya başlar!
Dünya Kupası’ndaki gerçek hüsran, skorlarla sınırlı değil.
“Faşist Ahlâk Pornografisi” yavaş yavaş bizim toplumu da pençesine almakta...
Yazımın sonunda yazacağım kendi tanımlamamı şimdi söyleyeceğim...
CHP’nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel’in Anadolu gezileri önümüzdeki dönemin yol haritasını da belirliyor.
Ya da Başkan Trump, Ankara’daki NATO zirvesi öncesi verdiği söze göre, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı çok mutlu edecek adımlarını atacak mı?
Bugün sizinle adalet üzerine biraz dertleşmek istiyorum.
Müthiş bir gündü, müthiş bir yarıştı.
sporla yatıp kalktığımız bir dönem yaşıyoruz.
CHP lideri Özgür Özel, gittiği her yerde halkla kol kola girerek, onlarla kucaklaşarak içtenlikli siyaset yapıyor.
Rusya-Ukrayna savaşı, Ortadoğu’daki çatışmaların epey gölgesinde kalarak Türk basınının gündeminden epey düşse de bu, hemen kuzeyimizde kanlı bir savaşın sürmediği anlamına gelmiyor.
Mevcut durumda altının üzerinde büyük bir baskı varken neden 24 Temmuz'da daha büyük bir baskı yapılabilmesine imkân tanıyacak bu karar alınıyor? Öncelikle altın fiyatlarının düşük kalmasının kimler için yarar sağladığına bakmalıyız.
“Faşist Ahlâk Pornografisi” yavaş yavaş bizim toplumu da pençesine almakta...
Kılıçdaroğlu 13 yıl boyunca siyasette “Kurtarıcılık” rolü ile yükseldi...
Ülkemiz çılgın bir zulüm girdabının içinde çırpınıyor!
İktidara yakın bir medya sitesinde 23 Haziran 2026 tarihli bir haber...
Bu iktidar hem 16 Nisan 2017 tarihinde rejimi değiştiren halkoylamasında oyların yasalara aykırı bir biçimde sayılması dolayısıyla hem de Anayasa’ya aykırı olan başka eylem ve söylemlerine ilave olarak, Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayarak, “meşruiyetinin iki kaynağı açısından da” sorun yaşamaktadır.
Perşembe ve Cuma günleri bu sütunda, İktidarın önümüzdeki seçime nasıl baktığını sorgulayan iki yazı yazdım.
Son dakikayı kaçırma!
Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.
