USD/TRY38.42 ▼
EUR/TRY41.15 ▲
Gram Altın3.842 TL ▲
BIST 1009.845 ▲
Bitcoin$84.250 ▼
Ethereum$3.120 ▲
Petrol$62.30 ▼
SON DAKİKA
Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor • Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor •
Gündem 45 gün önce

Yeni veriler endişeleri artırdı: Tehlikeli nemli sıcak günler geliyor! Kritik 50 derece uyarısı…

HK Yazan: Haber Kaydır Editörlüğü Kaynak: Hurriyet Gundem Orijinal Haber ›
Avrupa kavurucu sıcak hava dalgalarıyla mücadele ederken, yeni bir analiz sıcaklığın yalnızca termometrede görünen bir rakamd

Avrupa kavurucu sıcak hava dalgalarıyla mücadele ederken, yeni bir analiz sıcaklığın yalnızca termometrede görünen bir rakamdan ibaret olmadığını ortaya koydu. ABD merkezli iklim araştırma kuruluşu Climate Central tarafından hazırlanan çalışma, insan vücudunun kendini soğutmasını zorlaştıran ‘tehlikeli nemli sıcak günlerin’ son yarım yüzyılda sessizce katlanarak arttığını gösteriyor. ÖNE ÇIKAN BULGULAR DÜŞÜNDÜRÜCÜ Araştırmada önce çıkan detaylar ise şöyle;

* 1970’ler ile 2016-2025 arasındaki son 10 yıl karşılaştırıldığında, yüksek nemli, tehlikeli sıcak günlerin sayısının küresel olarak iki katından fazla arttığı ve ortalama 10 günden 23 güne çıktığı görülüyor. * Analiz edilen 961 şehrin 665’inde (yüzde 69), tehlikeli ölçüde nemli sıcak günlerin sayısında artış yaşandı. Son 10 yılda bu sayı, yılda ortalama 46 gün arttı. * Ayrıca bir yıl içinde yaşanan tehlikeli ölçüde nemli sıcak günlerin sayısı, 1970’lere kıyasla 6 kat daha yüksek.

‘ANALİZDE SADECE SICAKLIK ARTTI DENMİYOR, KRİTİK NOKTALAR DA VAR’

Reklam

Bu analizin son yıllarda iklim biliminde giderek güçlenen bir bulguyu çok somut biçimde ortaya koyduğunu söyleyen Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, “Tehlikeli nemli sıcak günlerinin sayısı 1970’lerden bu yana küresel ortalamada yılda 10 günden 23 güne çıkmış durumda. Yani yarım yüzyılda bu günler ikiye katlanmaktan daha fazla artmış. Analizin en kritik tarafı şu: Climate Central yalnızca ‘sıcaklık arttı’ demiyor, bu artışın yaklaşık üçte ikisinin doğrudan insan kaynaklı iklim değişikliğine bağlanabileceğini de gösteriyor” dedi. ‘BURADA KONUŞTUĞUMUZ ŞEY BİR KONFOR MESELESİ DEĞİL, ÖLÜMCÜL BİR RİSK’

“Benim için bu tablonun asıl çarpıcı yanı, ölçütün sıradan hava sıcaklığı değil, insan vücudunun gerçekten hissettiği yük olması” diyen Doç. Dr. Yavaşlı, “Bu, meseleyi soyut bir istatistik olmaktan çıkarıp doğrudan halk sağlığı alanına taşıyor. Aşırı sıcaklar 2000’li yıllardan bu yana dünya genelinde çeyrek milyondan fazla cana mal oldu. Yani burada konuştuğumuz şey bir konfor meselesi değil, ölümcül bir risk” ifadelerini kullandı. TEHLİKELİ NEMLİ SICAK GÜNLER DÜNYADA HANGİ BÖLGELERDE YOĞUNLAŞIYOR? En keskin artışların nemli tropikal bölgelerde görüldüğünü söyleyen Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, “Bunun nedeni de basit. O bölgeler zaten yüksek nem ve sıcaklığa sahip oldukları için tehlikeli eşiğe çok yakın konumdalar. Küçük bir ısınma bile onları sınırın üzerine taşımaya yetiyor. Güney ve Güneydoğu Asya, Basra Körfezi çevresi, Orta ve Batı Afrika’nın bazı kesimleri bu açıdan dünyanın en kırılgan bölgeleri arasında” dedi. Ancak son bir haftadır Avrupa’daki sıcak hava dalgasıyla Climate Central’ın nem analizinin birbirine karıştırılmaması gerektiğini de ifade eden uzman isim, şöyle devam etti: “Avrupa’yı kavuran sıcaklar, Sahra’dan gelen ve bir ‘ısı kubbesi’ altında kıtanın üzerine kilitlenen görece kuru bir hava kütlesinden besleniyor. Yani buradaki asıl sürücü yüksek nem değil, kuru ama aşırı yüksek sıcaklığın günlerce sürmesi ve gecelerin bile serinlememesi. Nem faktörü asıl olarak Akdeniz, Adriyatik ve nehir kıyısı kentlerinde devreye giriyor. Dolayısıyla iki olgu da gerçek ve ikisi de iklim değişikliğinin izini taşıyor, ama farklı mekanizmalarla işliyorlar. Birini diğerinin yerine koymak bilimsel olarak yanıltıcı olur.” ‘TÜRKİYE BU TABLONUN TAM DA ORTASINDA YER ALAN BİR ÜLKE’ Türkiye, özellikle yaz aylarında hem yüksek sıcaklıkların hem de dönemsel yüksek nemin etkisini hisseden bir ülke. Bu bulguları Türkiye özelinde nasıl okumalıyız? Özellikle Marmara, Ege, Akdeniz ve Karadeniz kıyıları gibi nemin daha yüksek olduğu bölgelerde önümüzdeki günlerde nasıl bir tabloyla karşılaşabiliriz?

Türkiye’nin bu tablonun tam da ortasında yer aldığını söyleyen Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, “Bizim durumumuzu özellikle karmaşık kılan bir coğrafi gerçek var. Türkiye aynı anda iki farklı türde sıcak tehdidine maruz kalıyor. Bir tarafta Güneydoğu Anadolu’nun kuru ama aşırı yüksek sıcaklıkları var. Geçen yaz Silopi’de ölçülen 50,5 derece bunun en uç örneği. Diğer tarafta ise kıyı bölgelerimizin asıl sinsi tehdidi var: nem” şeklinde konuştu. Marmara, Ege ve Akdeniz kıyıları için Climate Central’ın bulgularının doğrudan bizi ilgilendirdiğine dikkat çeken Doç. Dr. Yavaşlı, şu önemli bilgileri paylaştı:

-- Bu bölgelerde yaz aylarında hava sıcaklığı çoğu zaman 33-35 derece civarında kalır, yani Güneydoğu’daki gibi 45-50 dereceleri görmeyiz. İlk bakışta bu daha güvenli gibi görünür. Oysa bu bölgelerde deniz kaynaklı nem çok yüksek olduğu için, vücudun hissettiği gerçek yük, yani yaş termometre değeri, çok daha tehlikeli seviyelere ulaşabilir. -- İstanbul, İzmir, Antalya, Mersin gibi kentlerde 33 derece ve yüksek nem, Güneydoğu’daki kuru 42 dereceden insan fizyolojisi açısından daha zorlayıcı olabilir. Üstelik bu kentler aynı zamanda nüfusun en yoğun olduğu, betonlaşmanın en fazla olduğu ve kentsel ısı adası etkisinin en güçlü hissedildiği yerler. Bu da geceleri serinleyememe sorununu derinleştiriyor. Önümüzdeki günlerde nemi daha sert hissetmemiz mümkün.

‘KARADENİZ KIYILARI BİRAZ DAHA FARKLI, BEKLENMEDİK BİR KIRILGANLIK GÖSTEREBİLİR’ “Karadeniz kıyıları ise biraz daha farklı bir durumda. Bu bölge tarihsel olarak yüksek nemli ama ılıman sıcaklıklara sahipti” diyen Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, “Ancak burada da nem zaten yüksek olduğu için, sıcaklıktaki görece küçük artışlar bile yaş termometre değerlerini hızla yukarı çekebilir. Yani Karadeniz, geçmişte aşırı sıcak stresine pek alışkın olmayan, dolayısıyla altyapısı ve toplumsal hazırlığı bu riske göre şekillenmemiş bir bölge olarak, önümüzdeki dönemde beklenmedik bir kırılganlık gösterebilir” dedi. Önümüzdeki yıllara dair tablonun net olduğunu söyleyen uzman isim, “Akdeniz Havzası, dünyanın küresel ortalamadan daha hızlı ısındığı bir ‘ iklim değişikliği sıcak noktası’ olarak tanımlanıyor ve Türkiye bu havzanın merkezinde. Bu, kıyı bölgelerimizde nemli sıcak günlerin sayısının önümüzdeki on yıllarda artmaya devam edeceği anlamına geliyor. Asıl mesele, kıyı kentlerimizin bu tehdidi henüz yeterince ciddiye almaması. Çünkü termometre 35 dereceyi gösterdiğinde kimse alarma geçmiyor, 35 derecenin nemle birleştiğinde ne kadar tehlikeli olabileceği yeterince bilinmiyor” ifadelerini kullandı. GEÇEN YIL 50 DERECEYİ GÖRDÜK, BU YIL YİNE OLUR MU? “Yazların ne kadar daha sıcak olabileceğinin önünde fiziksel bir tavan henüz görünmüyor, çünkü atmosfer ısınmaya devam ettiği sürece sıcaklık rekorları da kırılacak” diyen Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, şöyle devam etti: -- Geçen yıl 25 Temmuz 2025’te Şırnak’ın Silopi ilçesinde ölçülen 50,5 derece, Türkiye tarihinin en yüksek sıcaklığı olarak kayıtlara geçti ve bundan önceki rekoru, yani 2023’te Eskişehir’de ölçülen 49,5 dereceyi geride bıraktı. Dikkat edilmesi gereken nokta şu: Bu rekorların kırılma aralığı giderek kısalıyor. 2021’de Cizre’de 49,1 derece, 2023’te 49,5 derece, 2025’te 50,5 derece. Yani sadece dört yılda rekor neredeyse 1,5 derece yükseldi. Bunlar endişe verici. Bu yıl için kesin bir tarih ya da rakam vermek bilimsel olarak doğru olmaz. Ancak  Güneydoğu Anadolu’da, özellikle Şırnak, Mardin, Şanlıurfa ve Diyarbakır çevresinde yeniden 48-50 derece bandında değerlerin görülmesi sürpriz olmaz. -- Hatta iklim eğilimleri göz önüne alındığında, önümüzdeki birkaç yıl içinde 50 derecenin Türkiye’de istisnai bir olay olmaktan çıkıp daha sık tekrarlanan bir gerçeğe dönüşmesi beklenebilir. Yani asıl soru ‘50 derece bir daha olur mu?’ değil, ‘50 derece ne kadar sıradanlaşacak?’ sorusu olmalı. TEMMUZ VE AĞUSTOS AYLARINDA TÜRKİYE'DE NASIL BİR HAVA BEKLENİYOR? Bu soruma Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, “Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün mevsimlik tahminleri oldukça net bir tablo çiziyor. Temmuz ve ağustos boyunca sıcaklıkların özellikle İç Ege, İç Anadolu’nun güney ve batısı ile Güneydoğu Anadolu’da mevsim normallerinin 1-2 derece üzerinde, ülkenin diğer kesimlerinde ise yarım ila 1 derece üzerinde seyretmesi bekleniyor. Yani genel eğilim, yaz boyunca

Konu Hakkında

İklim değişikliğinin etkileri giderek daha belirgin hale gelirken, dünya genelinde aşırı hava olayları yaşanıyor. Bu haber, özellikle insan sağlığı üzerindeki etkileri nedeniyle büyük önem taşıyan 'tehlikeli nemli sıcak günler' kavramına odaklanıyor. Bu tür günler, havanın sıcaklığının yanı sıra yüksek nem oranının da etkisiyle vücudun kendini soğutmasını zorlaştıran, hatta ölümcül riskler taşıyan bir iklimsel durum olarak tanımlanıyor. Climate Central tarafından yapılan yeni bir analiz, bu tür günlerin son yarım yüzyılda küresel ölçekte iki katından fazla arttığını ve insan kaynaklı iklim değişikliğiyle doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, özellikle nemli tropikal bölgeler başta olmak üzere dünya genelinde halk sağlığı açısından ciddi endişelere yol açıyor.

Sıkça Sorulan Sorular

Tehlikeli nemli sıcak günler nedir? +
Tehlikeli nemli sıcak günler, yüksek hava sıcaklığının yüksek nem oranıyla birleştiği ve insan vücudunun terleme yoluyla kendini soğutma yeteneğini ciddi şekilde zorlaştırdığı günlerdir. Bu durum, özellikle sıcak çarpması ve diğer sıcakla ilişkili hastalıklar riskini artırarak ölümcül sonuçlara yol açabilir.
Bu tür günlerin sayısı neden artıyor? +
Yapılan analizler, tehlikeli nemli sıcak günlerinin sayısındaki artışın büyük ölçüde insan kaynaklı iklim değişikliği ile ilişkili olduğunu gösteriyor. Küresel ısınma, atmosferdeki nem miktarını artırarak ve sıcak hava dalgalarının sıklığını ve yoğunluğunu yükselterek bu tür günlerin daha yaygın hale gelmesine neden oluyor.
Hangi bölgeler daha fazla risk altında? +
Nemli tropikal bölgeler, zaten yüksek sıcaklık ve neme sahip oldukları için tehlikeli nemli sıcak günlerine daha yatkın. Güney ve Güneydoğu Asya, Basra Körfezi çevresi ve Afrika'nın bazı kesimleri bu açıdan en kırılgan bölgeler arasında yer alıyor. Ancak bu tür günler, iklim değişikliğinin etkisiyle farklı coğrafyalarda da artış gösterebiliyor.
Avrupa'daki sıcak hava dalgası ile bu analiz arasındaki fark nedir? +
Avrupa'daki mevcut sıcak hava dalgası, Sahra'dan gelen kuru bir hava kütlesinden kaynaklanıyor ve yüksek sıcaklık ön planda. Tehlikeli nemli sıcak günler ise yüksek sıcaklığın yüksek nemle birleştiği durumları ifade ediyor. Her iki durum da iklim değişikliğiyle ilişkili olsa da, mekanizmaları farklılık gösteriyor.
🔴

Son dakikayı kaçırma!

Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.

Paylaş: WhatsApp X

İlgili Haberler

Özel sektör öğretmenleri ve bakanlık toplandı: 'Taban ücret yoksa somut kazanım da yok’
Gündem

Özel sektör öğretmenleri ve bakanlık toplandı: 'Taban ücret yoksa somut kazanım da yok’

16 saat önce

MAHMUD ABBAS ANKARA'DA! Erdoğan ile Kritik Görüşmenin Perde Arkası! Yer Yerinden Oynayacak!
Gündem

MAHMUD ABBAS ANKARA'DA! Erdoğan ile Kritik Görüşmenin Perde Arkası! Yer Yerinden Oynayacak!

16 saat önce

‘Milli güvenlik meselesi’ MHP lideri Bahçeli: Terörsüz Türkiye hedefi hayat bulmuştur
Gündem

‘Milli güvenlik meselesi’ MHP lideri Bahçeli: Terörsüz Türkiye hedefi hayat bulmuştur

17 saat önce