Et yiyen bakteri nedir? Et yiyen bakteri nasıl bulaşır? Et yiyen bakteri belirtileri nelerdir?
'Et yiyen bakteri' olarak bilinen hastalık, tıp dünyasında Nekrotizan Fasiit olarak adlandırılıyor. Peki, bu korkutucu isimli hastalık gerçekten eti mi yiyor? Kimler risk altında? İşte bağışıklık sisteminizi ve cildinizi korumak için bilmeniz gereken kritik ayrıntılar...
Et yiyen bakteri (nekrotizan fasiit), deri altındaki bağ dokularını ve kasları hızla tahrip eden, nadir görülen ancak hayati tehlike yaratan ciddi bir enfeksiyondur. Genellikle Streptococcus pyogenes veya Vibrio vulnificus gibi bakterilerin açık yaralardan (kesik, yanık) vücuda girmesiyle oluşur.
Popüler isminin aksine, bakteriler eti bir yemek gibi tüketmezler. Bu durum aslında bakterilerin salgıladığı toksinlerin (zehirlerin) dokuları hızla tahrip etmesi ve kan dolaşımını bozarak doku ölümüne (kangren) yol açmasıdır.
Hastalığa en sık neden olan suçlu, boğaz ağrısından tanıdığımız A Grubu Streptokok (GAS) bakterileridir. Ancak denizde yaşayan Vibrio vulnificus gibi farklı türler de benzer tabloya yol açabilir.
Hastalık o kadar hızlı ilerler ki saatler bile hayati önem taşır. Genellikle küçük bir kesik, böcek ısırığı veya sıyrıkla başlayan süreçte şu belirtilere dikkat:
-Yarada görünen kızarıklıktan çok daha şiddetli, tarif edilemez bir ağrı hissi.
-Etkilenen bölgenin önce kırmızı, sonra mor ve son olarak siyaha dönmesi.
-Yüksek ateş, titreme, mide bulantısı ve kafa karışıklığı.
-Dokuda biriken gaz nedeniyle deri altına bastırıldığında gelen çıtırtı sesi.
Sağlıklı bireylerde nadir görülse de, aşağıdaki durumlara sahip kişilerin ekstra dikkatli olması gerekir:
DİYABET HASTALARI: Kan dolaşımı zayıf olduğu için iyileşme güçtür.
BAĞIŞIKLIĞI DÜŞÜK OLANLAR : Kanser tedavisi görenler veya kronik hastalığı olanlar.
AÇIK YARASI OLANLAR : Ameliyat sonrası veya derin kesikleri olanlar.
Bakterinin en yaygın giriş yolu ciltteki bariyerin bozulmasıdır. Bazen gözle bile görülemeyen küçük noktalar birer giriş biletine dönüşebilir:
Mutfak kazaları: Meyve soyarken oluşan küçük bıçak kesikleri.
Kaşınan yaralar : Böcek ısırıkları veya egzamalı bölgelerin tırnaklanması.
Dövmeler ve piercingler: Steril olmayan ortamda yapılan işlemler.
Ameliyat dikişleri: Cerrahi müdahale sonrası tam kapanmamış bölgeler.
Hayvan ısırıkları : Enfekte hayvanların ısırıkları bakterilerin derin dokuya ulaşarak enfeksiyona neden olmasına yol açabilir.
Bazı et yiyen bakteri türleri (özellikle Vibrio vulnificus), ılık deniz sularında yaşar.
Açık yara ile yüzmek : Vücudunuzda iyileşmemiş bir yara varken kirli denize veya göle girmek, bakteriyi doğrudan doku altına davet eder.
Çiğ deniz ürünleri: Bakteriyi içeren bir istiridye veya karidesin tüketilmesi, bağışıklığı düşük kişilerde kan yoluyla tüm vücuda yayılan ağır bir tabloya yol açabilir.
Küçük yaraları bile mutlaka sabunlu suyla temizleyin ve bandajla kapatın.
Açık yaranız varsa ortak kullanım alanlarından (havuz, jakuzi, deniz) uzak durun.
Özellikle deniz ürünlerini (istiridye gibi) çiğ tüketirken dikkatli olun; bazı türler bu yolla bulaşabilir.
