USD/TRY38.42 ▼
EUR/TRY41.15 ▲
Gram Altın3.842 TL ▲
BIST 1009.845 ▲
Bitcoin$84.250 ▼
Ethereum$3.120 ▲
Petrol$62.30 ▼
SON DAKİKA
Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor • Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor •
Son Dakika 2 saat önce

NATO ve demokrasi yalanı!

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika Orijinal Haber ›
Muhalif kanallardan birinde konuşan gazeteci, Ankara’da yapılacak NATO toplantısı için bağımsız/muhalif medyaya akreditasyon
Reklam

Muhalif kanallardan birinde konuşan gazeteci, Ankara’da yapılacak NATO toplantısı için bağımsız/muhalif medyaya akreditasyon verilmemesini eleştirirken şu cümleleri kurdu:

“NATO, demokratik ülkelerin örgütüdür. Ruhunda demokrasi olan bir örgüte bu yakışmaz.”

“Demokrasi ile aldatmak” diyorum ben buna! Çünkü NATO, dünya barışına en büyük tehdittir; 1949’da kurulduğundan bu yana emperyalizmin çıkarları doğrultusunda hizmet eden bir örgüttür.

NATO, Soğuk Savaş döneminden itibaren müdahale ettiği çatışmalarda sivil ölümlerine neden oldu, yerleşim yerlerini hedef aldı ve Birleşmiş Milletler (BM) onayı olmayan askeri operasyonlar yaptı.

Özellikle Türkiye dahil birçok Avrupa ülkesinde NATO’nun koordinasyonuyla kurulan “Gladio” gibi gizli paramiliter ve antikomünist yapılar, 20. yüzyıl boyunca yaşanan faili meçhul suikastlar, darbeler ve terör eylemleri ile ilişkiliydi.

NATO’nun dünyadaki suç sicili oldukça kabarık ama Kosova ve Yugoslavya Harekâtı (1999), ilk akla gelenlerdendir. NATO, önce orada ortalığı karıştırıp bölgedeki farklı etnik/ dini grupların birbirini kırmasını teşvik etti. Ardından BM Güvenlik Konseyi’nin onayını almadan başlattığı “Müttefik Güç Harekâtı” ile ülkeyi bombaladı; sivil altyapılar, trenler vurularak sivil kayıplara yol açtı ve Yugoslavya paramparça oldu.

Amerika’nın önce besleyip sonra kullandığı El Kaide’nin 11 Eylül 2001’de New York’taki Dünya Ticaret Merkezi’ne saldırmasını bahane eden NATO, Afganistan’ı işgal etti. 2001 sonrasında ISAF (Uluslararası Güvenlik Yardım Kuvveti) görevi kapsamındaki hava saldırılarında, yanlış istihbarat yüzünden çok sayıda sivil, düğün konvoyları ve yerleşim yerlerinin vurulması sonucunda hayatını kaybetti.

NATO, Irak’ta ve Suriye’de doğrudan savaşa katılmıyor görünse de fonladıkları terör örgütleri aracılığıyla milyonlarca insanın ölümüne yol açtılar ve insanları yurdundan uzaklaştırdılar.

2011 yılında Kaddafi’ nin devrilmesi ve Libya’nın kanlı bir iç savaşa sürüklenmesinde ülkeyi havadan bombalayan ve mezhepçi çeteleri silahlandıran da NATO’dur. BM Güvenlik Konseyi’nin sivil halkı koruma yetkisine dayanarak yapılan operasyonlar, yine sivil kayıplarla sonuçlandı.

Günümüzde ise NATO’nun genişleme atağıyla başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı ile ABD ve NATO’nun desteğini alan İsrail’in Filistin’de işlediği soykırım suçu unutulmamalı!

Türkiye özelinde olanları özetlersek... Kore Savaşı’ndan sonra Menderes ’in yönettiği Demokrat Parti döneminde 1952’de NATO’ya girildi. Önce İzmir’de bir NATO karargâhı kuruldu, ardından da 1954’te Adana Hava Üssü adı altında İncirlik emperyalizmin hizmetine açıldı. Bu üs, yıllarca Birinci Körfez Savaşı sırasında ve sonrasında, Afganistan Savaşı ve 2003’te Irak’ın işgali esnasında kullanıldığı gibi, 15 Temmuz 2016’daki şeriatçı, Amerikancı darbe girişiminde de çok hareketliydi!

6. Filo’ya karşı eylem yapan öğrencilere yönelik siyasal İslamcı, faşist ve karşıdevrimci saldırıların arkasında, Komünizmle Mücadele Derneklerinin örgütlenmesinin ardında yine NATO vardır.

Faili meçhul cinayetler, kontrgerilla operasyonları, Amerikancı 12 Mart ve 12 Eylül darbeleri ve sonrasında emekçi kesimlerin silindir gibi ezildiği tüm süreçlerde, CIA beslemesi Fethullah Gülen ’in Türkiye’nin can damarlarına sızmasında NATO’nun parmağının olduğu açıktır.

Türkiye’de bir gazetecinin bu gerçekleri bilmemesi söz konusu değildir. O zaman nasıl oluyor da NATO, “demokratik ülkelerin örgütü, ruhunda demokrasi olan bir örgüt” olarak nitelenebiliyor?

Çok açıktır ki NATO, Soğuk Savaş sonrası dönemde ABD ve müttefiklerinin siyasi, askeri ve ekonomik hegemonyasını kurumsallaştıran en temel Batı bloku aracıdır.

Durum bu kadar net ise ülkemizdeki en önemli sorunlardan biri medyadaki NATO’culuktur! Halka gerçekleri anlatmayanların köşe başlarını tuttuğu, aydınların sustuğu bir ülkede yaşamanın bedeli ağırdır.

Bu nedenle özellikle NATO, dünyanın en büyük terör örgütüdür demeye devam edeceğiz!

Kılıçdaroğlu 13 yıl boyunca siyasette “Kurtarıcılık” rolü ile yükseldi...

İbn Fadlan’ın seyahatnamesi (Kitab ila Malik al-Saqaliba) benim en birinci kitabımdır.

Muhalif kanallardan birinde konuşan gazeteci, Ankara’da yapılacak NATO toplantısı için bağımsız/muhalif medyaya akreditasyon verilmemesini eleştirirken şu cümleleri kurdu...

Ekonomi literatürünün en dikkat çekici kavramlarından biri fakirleştiren büyüme (immiserizing growth) teorisidir.

Birçok yazar ve yayıncıyla birlikte İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasını izlemek için Silivri’deydik.

Sevgili okurlarım, bizim NATO aşkımız epey geçmişe uzanır; öyle ki NATO’ya girmek için Menderes hükümeti yönetiminde 1950 yılında Kore Savaşı’na en çok asker gönderen ikinci ülke olmuşuzdur.

“Tehlikeli İlişkiler”, Stephen Frears’ın...

Azerbaycan’dan Haydar, Moskova’dan Lena, Ukrayna’dan Maria, Tahran’dan Mehran, Gebze’den İnci, Kayseri’den Kübra, Başakşehir’den Tuğba, Ankara'dan Gülsemin ve adını bilmediğimiz binlerce kişi.

Teksaslı petrol milyarderleri Nelson Bunker Hunt ve William Herbert Hunt, devasa bir kredi ağı (kaldıraç) kullanarak dünya gümüş arzının neredeyse üçte birini kontrol altına almış, gümüşün onsu 6 dolardan 50 dolara kadar tırmanmıştı.

Muhalif kanallardan birinde konuşan gazeteci, Ankara’da yapılacak NATO toplantısı için bağımsız/muhalif medyaya akreditasyon verilmemesini eleştirirken şu cümleleri kurdu...

Tarih 22 Temmuz 2024’tü. Hayvanları Koruma Yasası’nda yapılan değişiklikleri içeren 7527 sayılı yasanın TBMM’deki komisyonda sabaha kadar konuşulduğu ve yasaya “uyutma” adıyla “ötanazi” uygulamasının sokulduğu gündü.

Sabah CHP’den istifa etti, yalnızca birkaç saat sonra AKP’ye katıldı.

Kurultayda kaybettiği CHP genel başkanlığı koltuğuna mahkemenin mutlak butlan kararından sonra tekrar oturan Kemal Kılıçdaroğlu, cuma akşamı Sözcü TV’ye çıktı ve partisinin seçmen kitlesinin en çok izlediği kanallardan birinde yaklaşık iki saat boyunca iddialarını yayma fırsatı buldu.

Geçen hafta Batman’da Âlimler ve Medreseler Birliği (İttihadul Ulema) bünyesindeki medreselerde Arapça medrese eğitimi alan 62 kız çocuğu için icazet ve mezuniyet programı düzenlenmiş.

Günlerdir siyaset gündemini işgal eden kürsü, sıradan bir kürsü değildir; egemenliğin kayıtsız şartsız ait olduğu milletin meclisinde yer alan bir kürsüdür.

Reklam
🔴

Son dakikayı kaçırma!

Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.

Paylaş: WhatsApp X

İlgili Haberler

Türk kurtarma ekipleri Venezuela’ya ulaştı
Son Dakika

Türk kurtarma ekipleri Venezuela’ya ulaştı

2 saat önce

TKP Ankara İl Başkanı Ünver, NATO yasaklarını Cumhuriyet’e değerlendirdi: ‘Bu ülkenin yurtsever devrimcileri var’
Son Dakika

TKP Ankara İl Başkanı Ünver, NATO yasaklarını Cumhuriyet’e değerlendirdi: ‘Bu ülkenin yurtsever devrimcileri var’

2 saat önce

AKP’li Yenişehirlioğlu’nun Vestel için çabalamasına muhalefetten çağrı: ‘Çabanın bir kısmını çiftçi için de gösterin’
Son Dakika

AKP’li Yenişehirlioğlu’nun Vestel için çabalamasına muhalefetten çağrı: ‘Çabanın bir kısmını çiftçi için de gösterin’

2 saat önce