Çocuklara yönelik sosyal medya yasağı nasıl uygulanabilir?
Gündemi BBC Türkçe'den takip etmek artık WhatsApp'ta da mümkün. Haberlerimizin doğrudan telefonunuza gelmesi için tıklayın
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda kabul edilen düzenlemeyle 15 yaş altı çocukların sosyal medyaya erişimine kısıtlamalar getirildi.
Bu kapsamda platformlar, yaş doğrulama sistemleri kurmak ve çocukların gelişimlerine uygun olmayan içeriklere erişimini engellemekle yükümlü olacak.
15 yaş üstü kullanıcılar için ise yaşa uygun, ayrıştırılmış hizmetler sunulması gerekecek.
Yeni düzenlemenin kısa süre içinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi bekleniyor.
YouTube Türkiye, yeni düzenleme sonrası 15 yaş altındakilere ait hesapları kapatmak zorunda kalabileceğini açıkladı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 28 Mart'ta katıldığı CNN Türk yayınında 15 yaş altı çocuklara sosyal medya kısıtlaması getirerek "çocukları her türlü riskten ve zararlı içeriklerden korumayı amaçladıklarını" söylemişti.
Düzenlemenin yaklaşık 1,5 yıllık bir çalışmanın ürünü olduğunu açıklayan Bakan Göktaş, bu süreçte uzmanlar, aileler, çocuklar ve sosyal medya şirketleriyle görüşmeler yürütüldüğünü belirtmişti.
BBC Türkçe 'ye konuşan Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yapay Zeka Çalışmaları Koordinatörü Prof. Dr. Selman Tunay Kamer, düzenlemenin "yasaktan ziyade bir koruma mekanizması" olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Eğitim sosyoloğu uzmanı Kamer, çocukların özellikle ergenlik döneminde nörolojik gelişimlerinin henüz tamamlanmadığını belirterek, "Bilimsel çalışmalar, risk alma ve karar verme gibi süreçlerin 16 yaş civarında olgunlaştığını ortaya koyuyor. Bu nedenle yaş sınırları rastgele değil, bilimsel verilere dayanıyor" dedi.
Düzenlemenin özgürlük tartışmalarını da beraberinde getirdiğini belirten Kamer, "Elbette bu bir kısıtlama. Ancak temel amaç çocukların dijital ortamda ihmal ve istismardan korunması" diye konuştu.
Kamer'e göre düzenlemenin başarısı büyük ölçüde, platformların sorumluluk almasına bağlı.
"Yaş doğrulama ve içerik filtreleme teknik olarak zor değil. Asıl mesele bu sistemlerin gerçekten uygulanması ve denetlenmesi" diyen Kamer, aksi takdirde şirketlere bu konuda yaptırımlar getirilmesi gerektiğini savundu.
Ebeveyn denetiminin tek başına yeterli olmayacağını da belirten Kamer, "Günümüzde ailelerin çocuklarıyla dijital iletişim kurma konusunda ciddi eksikleri var. Bu nedenle sorumluluğun tamamen ebeveynlere bırakılması doğru değil" dedi.
Siber haklar ve ifade özgürlüğü alanında çalışan hukukçu ve akademisyen Yaman Akdeniz ise düzenlemeye ilişkin BBC Türkçe 'ye yaptığı değerlendirmede, uygulamanın kapsamı ve etkilerine dair ciddi soru işaretleri bulunduğunu söyledi.
Yaman Akdeniz'e göre düzenleme, kamuoyuna "çocukları koruma" amacıyla sunulsa da pratikte çok daha geniş bir kontrol mekanizmasının önünü açabilir.
Akdeniz, yaş doğrulamanın e-Devlet üzerinden yapılmasının planlandığını ve bunun tüm kullanıcıların kimlik bilgileriyle sosyal medya hesaplarının eşleştirilmesi anlamına gelebileceğini belirtti.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 22 Nisan'da CNN Türk televizyonunda katıldığı bir programda çocuklar için getirilen düzenlemeye değindikten sonra sosyal medya hesabı kullanmak isteyen kişilerin e-Devlet üzerinden doğrulama kodu alacağını ve sosyal medyaya bununla gireceğini söylemişti.
Bakan Gürlek takma isimle de hesap kurulabileceğini ama TC kimlik numarası vermenin zorunlu olacağını belirtmiş, "Katalog suçlar belli. Bunları oluşturduk. Bunlar o hesabın olduğu platforma iletilecek ve suç işlendiyse bilgiler istenecek" demişti.
Yaman Akdeniz'e göre ise "Bugün sosyal medya için kurulan bir sistem, yarın başka dijital hizmetler için de kullanılabilir".
Akdeniz, "Bu, 'function creep' [işlev kayması] dediğimiz, sistemin zamanla genişlemesi riskini beraberinde getiriyor" dedi.
İşlev kayması terimi, bir sistem, teknoloji veya verinin başlangıçta amaçlanan veya izin verilen sınırların ötesinde, zamanla yavaşça ve fark ettirmeden yeni amaçlar için kullanılmaya başlandığı durumlar için kullanılıyor.
Akdeniz'in dikkat çektiği bir diğer nokta da, yeni düzenlemeye göre YouTube ve Pinterest gibi eğitim veya içerik odaklı platformlara erişimin de kısıtlanabilecek olması.
Akdeniz bunun çocukların bilgiye erişim hakkını sınırlayabileceğini, düzenleme sürecinin yeterince şeffaf ilerlemediğini savunuyor:
"Diğer ülkelerde bu tür düzenlemeler uzun tartışmalar sonucunda şekilleniyor. Türkiye'de ise süreç oldukça hızlı ilerledi."
Türkiye, çocuklara yönelik sosyal medya yasağı getiren tek ülke değil.
Dünyada benzer bir yasak uygulayan ilk ülke Avustralya oldu.
Avustralya hükümeti, Aralık 2025'te 16 yaş altındaki çocukların TikTok, Instagram, Snapchat, X ve Facebook gibi sosyal medya platformlarına erişimine engel getirdi.
Messenger Kids, WhatsApp, Google Classroom ve YouTube Kids platformlar ise yasak kapsamı dışında bırakıldı.
Düzenlemeyle sorumluluğu sosyal medya şirketlerine bırakan Avustralya hükümeti, kurallara uymayan şirketlere yaklaşık 50 milyon dolara kadar para cezası kesebiliyor.
Avustralya'daki yasa, diğer ülkelerde de tartışmaları hızlandırdı.
Avrupa Parlamentosu 26 Kasım 2025'te aldığı kararla sosyal medya, video paylaşım platformları ve yapay zeka uygulamalarına Avrupa Birliği genelinde 16 yaş sınırı getirilmesine destek verdi.
Malezya da Aralık 2025'te, 16 yaş altı çocuklara yönelik benzer bir uygulamayı hayata geçirmeyi planladığını duyurdu.
İngiltere'de de sosyal medyanın çocuklar üzerinde bağımlılık yarattığı yönünde süren bir tartışma var.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, 28 Mart'ta Sunday Mirror gazetesine verdiği röportajda, sosyal medya şirketlerinin çocukları daha uzun süre platformda tutmayı hedeflediğini söyledi.
Bunun için bir gerekçe göremediğini belirten Starmer, "Bu yüzden harekete geçmek zorunda kalacağımızı düşünüyorum" dedi.
İngiltere'de hükümet, sosyal medyaya yönelik kısıtlamalar getirilip getirilmeyeceği konusunda uzmanlardan görüş alıyor.
Avam Kamarası'nda 22 Nisan'da yapılan oylamada ise milletvekilleri, 16 yaş altına sosyal medya yasağı getirilmesini öngören öneriyi üçüncü kez reddetti.
Bazı araştırmalar Avustralya'da yasağa rağmen çocukların büyük bölümünün sosyal medya platformlarını kullanmaya devam ettiğine gösteriyor.
Molly Rose Foundation ve YouthInsight tarafından yapılan 12-15 yaş aralığında 1050 çocuğu kapsayan ankete göre, yasa yürürlüğe girmeden önce hesap sahibi olan çocukların yüzde 61'i en az bir sosyal medya hesabına erişimini sürdürüyor.
Molly Rose Foundation, araştırmayı yorumlarken, Avustralya'daki uygulamanın, yasağı savunan kişilerin öne sürdüğü gibi acil ve kesin bir "güvenlik bariyeri" işlevi görmediğini söyledi ve uyarıda bulundu:
"Aksine, ebeveynlere yanlış bir güvenlik hissi verebilir."
Yaş doğrulama ve yaş tahmini teknolojileri geliştiren şirketleri temsil eden uluslararası bir sektör kuruluşu olan Age Verification Providers Association'a (AVPA) göre Avustralya'da 16 yaş altına yönelik sosyal medya yasağının uygulanmasında yaşanan sorunlar, teknolojik yetersizliklerden değil platformların mevcut araçları yeterince kullanmamasından kaynaklanıyor.
Kuruluş yaş doğrulama sistemlerinin teknik olarak yeterli olduğunu ancak sosyal medya şirketlerinin bu araçları etkin biçimde devreye almadığını savunuyor.
Şirketler ise yaklaşımın hatalı olduğunu savunurken, kurallara uymak için ellerinden geleni yaptıklarını ifade ediyor.
Avustralya'nın çevrimiçi güvenlik düzenleyicisi olan eSafety Commissioner, Meta (Facebook ve Instagram), Google (YouTube), TikTok ve Snap hakkında yasa ihlali şüphesiyle inceleme yürütüyor.
Hükümet ise uyumun artmaması halinde Federal Mahkeme sürecini başlatmak için kanıt topladığını açıkladı.
Düzenleyici kurum, Aralık ayında yürürlüğe giren yasadan bu yana yayımladığı ilk raporda, beş büyük platformda "bir dizi zayıf uygulama" tespit edildiğini belirtti.
Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra sınırlı veri paylaşılırken, düzenleyici kurum Ocak ayında yaptığı açıklamada ilk ayda 4,7 milyon hesabın kısıtlandığını veya kaldırıldığını duy
