USD/TRY38.42 ▼
EUR/TRY41.15 ▲
Gram Altın3.842 TL ▲
BIST 1009.845 ▲
Bitcoin$84.250 ▼
Ethereum$3.120 ▲
Petrol$62.30 ▼
SON DAKİKA
Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor • Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor •
Gündem 45 gün önce

“Süper El Niño” küresel gıda krizini tetikler mi?

HK Yazan: Haber Kaydır Editörlüğü Kaynak: Hurriyet Teknoloji Orijinal Haber ›
Güncelleme Tarihi: Haziran 22, 2026 15:42 Pasifik Okyanusu’nda güçlenmesi beklenen El Niño, dünyanın farklı bölgelerinde kura

Güncelleme Tarihi: Haziran 22, 2026 15:42

Pasifik Okyanusu’nda güçlenmesi beklenen El Niño, dünyanın farklı bölgelerinde kuraklık, sel ve tarımsal üretim kayıpları riskini artırıyor. Ancak uzmanlara göre tek başına hava olayı küresel kıtlık yaratmaz. Asıl tehlike; iklim şoku, savaşlar, yoksulluk, borç krizi, gıda fiyatları ve hatalı politikalar aynı anda devreye girdiğinde ortaya çıkıyor.

Dünya, yeni ve güçlü bir El Niño dönemine hazırlanıyor. Pasifik Okyanusu’ndaki deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalin üzerine çıkmasıyla oluşan bu iklim olayı, sadece hava durumunu değil, tarımsal üretimi, gıda fiyatlarını ve kırılgan ülkelerdeki açlık riskini de etkileyebiliyor.

Reklam

El Niño’nun etkisi bölgeden bölgeye değişiyor. Bazı yerlerde aşırı yağış ve seller görülürken, bazı bölgelerde kuraklık daha sert hissedilebiliyor. Bu da özellikle pirinç, buğday, mısır, soya ve diğer temel gıda ürünlerinin yetiştiği alanlarda üretim kayıplarına yol açabiliyor.

Tarih, bu konuda ciddi bir uyarı içeriyor. 1877-1878 yıllarındaki çok güçlü El Niño, Asya, Brezilya ve Afrika’da aynı döneme yayılan kuraklıklarla birlikte büyük ürün kayıplarına neden olmuştu. Bu süreç, milyonlarca insanın ölümüne yol açan büyük kıtlıklarla anılıyor.

Bugün ise soru şu: Benzer ölçekte güçlü bir El Niño, yeniden küresel gıda krizine neden olabilir mi?

Uzmanların yanıtı net ama tek boyutlu değil: El Niño ciddi bir tehdit olabilir, ancak kıtlığı tek başına hava durumu yaratmaz. Açlık krizleri genellikle iklim şoklarının; yoksulluk, savaş, kötü yönetim, borç yükü, yüksek gıda fiyatları ve zayıf yardım mekanizmalarıyla birleşmesi sonucu ortaya çıkar.

TEK BAŞINA YETMEZ El Niño, iklim sisteminin doğal döngülerinden biri. Ancak günümüzde bu doğal döngü, daha sıcak okyanuslar, bozulmuş toprak yapısı, su stresi ve kırılgan gıda sistemleriyle birleşiyor. Bu nedenle geçmişte “şiddetli bir hava olayı” olarak değerlendirilebilecek bir durum, bugün çok daha geniş ekonomik ve insani sonuçlar doğurabiliyor.

Yine de uzmanlar, kıtlığın doğrudan “doğal afet” gibi anlatılmasına karşı çıkıyor. Çünkü dünyada genellikle mutlak anlamda gıda yokluğu yaşanmıyor. Sorun, insanların o gıdaya ulaşamamasıyla başlıyor.

Bir bölgede ürün azaldığında fiyatlar yükseliyor. Hane gelirleri zaten düşükse, insanlar piyasadaki gıdayı satın alamıyor. Üreticiler kendi ailelerini korumak için satış yapmayı durdurabiliyor. Devletler gıda ihracatını yasaklayabiliyor. Böylece yönetilebilir bir arz sorunu, hızla büyük bir açlık krizine dönüşebiliyor.

Bu nedenle El Niño’nun gıda güvenliği üzerindeki etkisi sadece meteorolojik değil; aynı zamanda ekonomik ve politik bir mesele.

RİSKLİ BÖLGELER Güçlü El Niño dönemlerinde dünyanın bazı bölgeleri daha yüksek risk altında kalıyor. Uzmanlara göre Batı Pasifik, Endonezya, Filipinler, Güneydoğu Çin, Güney Afrika, Batı Sahel, Hindistan’ın kuzey-orta kesimleri ve Güney Amerika’nın kuzeydoğusu kuraklık açısından dikkatle izlenmesi gereken bölgeler arasında.

Bu bölgelerin bir kısmı, temel gıda üretimi açısından kritik öneme sahip. Kuraklık ya da aşırı yağış gibi hava olayları , hasat dönemlerini bozabilir, verimi düşürebilir ve yerel gıda fiyatlarını artırabilir.

Ancak küresel ölçekte bakıldığında tablo daha karmaşık. Bazı uzmanlara göre büyük üretici bölgelerde aynı anda ve üst üste birkaç yıl ciddi hasat kaybı yaşanmadıkça, El Niño’nun tek başına küresel bir kıtlığa yol açması düşük ihtimal.

Dünyanın önemli tahıl ve gıda stoklarının görece güçlü olması da kısa vadede bir tampon görevi görebilir. Stoklar ve ticaret sistemi, kötü geçen bir tarım sezonunun etkisini bir ölçüde yumuşatabilir. Ancak bu denge kırılgan. Eğer ülkeler panikle ihracat yasakları getirir, gıda stoklamaya yönelir ya da piyasalara güven azalırsa, fiyat artışları çok daha sert hissedilebilir.

Kısacası asıl kırılma noktası, El Niño’nun kendisinden çok, ülkelerin buna nasıl yanıt vereceği olabilir.

AÇLIK ZATEN ARTIYOR El Niño’nun bu kadar kaygı yaratmasının nedeni, dünyanın zaten zayıf bir başlangıç noktasında olması. Son yıllarda pandemi, Ukrayna savaşı, enerji fiyatları, gübre maliyetleri, bölgesel çatışmalar ve borç krizleri gıda güvenliğini ciddi biçimde sarstı.

Akut gıda güvensizliği yaşayan insan sayısı son 10 yılda belirgin biçimde arttı. Yüz milyonlarca insan, hâlihazırda yeterli ve düzenli gıdaya erişemiyor. Bazı bölgelerde ise açlık riski artık sadece ekonomik bir sorun değil, doğrudan ölüm kalım meselesi haline gelmiş durumda.

Gazze, Sudan, Somali ve Güney Sudan gibi çatışma ve insani kriz bölgeleri özellikle hassas. Bu tür yerlerde yeni bir iklim şoku, zaten sınıra dayanmış sistemleri daha da zorlayabilir. Gıda yardımı ulaştırmanın zorlaştığı, devlet kapasitesinin zayıf olduğu ya da çatışmaların sürdüğü bölgelerde El Niño’nun etkisi çok daha ağır olabilir.

Uzmanlara göre Afrika, bu açıdan en kırılgan bölgelerden biri. Bunun nedeni yalnızca El Niño’nun gücü değil; bazı ülkelerin dünya piyasalarına sınırlı erişimi, zayıf altyapı, yavaş işleyen yardım mekanizmaları ve ekonomik kırılganlık.

KRİZ ÖNLENEBİLİR Uzmanların ortak görüşü, kıtlıkların kaçınılmaz olmadığı yönünde. Bugün dünyada açlık krizlerini önlemek için gerekli veri, teknoloji ve üretim kapasitesi büyük ölçüde mevcut. Sorun, bu kapasitenin zamanında ve doğru şekilde kullanılıp kullanılmamasında.

Erken uyarı sistemleri, ürün gelişim raporları, kuraklık izleme teknolojileri, uydu verileri ve bölgesel gıda güvenliği analizleri, hangi bölgelerin risk altında olduğunu önceden gösterebiliyor. Bu veriler doğru kullanılırsa, kriz büyümeden müdahale etmek mümkün.

Uzmanlara göre gıda yardımı, yerel üreticilere destek, sulama altyapısı, stok yönetimi, ihracat yasaklarından kaçınma ve kırılgan ülkelere finansal destek gibi adımlar büyük önem taşıyor.

El Niño güçlü gelirse, bazı bölgelerde ciddi tarımsal kayıplar ve yerel gıda krizleri yaşanabilir. Ancak bunun küresel bir kıtlığa dönüşüp dönüşmeyeceği büyük ölçüde insanların vereceği kararlara bağlı olacak.

Bu nedenle tablo hem endişe verici hem de tamamen umutsuz değil. İklim olayı kapıda olabilir, ancak krizin boyutunu belirleyecek olan sadece gökyüzü değil; hükümetlerin, uluslararası kurumların ve piyasaların nasıl hareket edeceği olacak.

Sonuç olarak “süper El Niño” dünyayı tek başına aç bırakmayabilir. Ama zaten kırılgan olan gıda sistemine sert bir stres testi uygulayacağı kesin görünüyor.

Konu Hakkında

El Niño, Pasifik Okyanusu'nda deniz yüzeyi sıcaklıklarının anormal derecede yükselmesiyle oluşan ve küresel iklim desenlerini etkileyen doğal bir döngüdür. Tarih boyunca büyük kuraklıklar ve kıtlıklara neden olduğu bilinmektedir. Ancak günümüzdeki küresel gıda krizi endişeleri, El Niño'nun tek başına bir etken olmaktan çok, mevcut ekonomik, politik ve çevresel sorunlarla birleştiğinde daha büyük bir tehdit oluşturabileceği gerçeğini vurgulamaktadır. İklim değişikliği, savaşlar, yoksulluk ve kırılgan gıda sistemleri gibi faktörler, El Niño'nun etkilerini daha da şiddetlendirebilir ve gıda güvenliğini küresel ölçekte riske atabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

El Niño nedir ve küresel gıda krizini nasıl etkiler? +
El Niño, Pasifik Okyanusu'nda deniz yüzeyi sıcaklıklarının artmasıyla oluşan bir iklim olayıdır. Küresel hava durumunu değiştirerek bazı bölgelerde kuraklığa, bazılarında ise sellere neden olabilir. Bu durum, temel gıda ürünlerinin üretimini olumsuz etkileyerek küresel gıda fiyatlarında artışa ve gıda krizleri riskinin yükselmesine yol açabilir.
El Niño tek başına küresel bir kıtlığa neden olabilir mi? +
Uzmanlara göre El Niño tek başına küresel bir kıtlık yaratmaz. Ancak iklim değişikliği, savaşlar, yoksulluk, borç krizi ve hatalı politikalar gibi mevcut küresel sorunlarla birleştiğinde, gıda güvenliği üzerinde ciddi tehditler oluşturabilir. Sorun genellikle gıdanın yokluğundan çok, erişilememesinden kaynaklanır.
Tarihte El Niño'nun büyük kıtlıklara etkisi nasıl olmuştur? +
Tarihsel olarak, özellikle 1877-1878'deki çok güçlü El Niño dönemi, Asya, Brezilya ve Afrika'da büyük kuraklıklara ve ürün kayıplarına neden olmuştur. Bu olaylar, milyonlarca insanın ölümüne yol açan büyük kıtlıklarla anılmaktadır. Bu durum, El Niño'nun potansiyel yıkıcı etkisini göstermektedir.
El Niño'dan en çok hangi bölgeler risk altında? +
Güçlü El Niño dönemlerinde Batı Pasifik, Endonezya, Filipinler, Güneydoğu Çin, Güney Afrika, Batı Sahel, Hindistan'ın kuzey-orta kesimleri ve Güney Amerika'nın kuzeydoğusu gibi bölgeler kuraklık riski açısından dikkatle izlenmelidir. Bu bölgelerdeki üretim kayıpları, yerel gıda fiyatlarını artırabilir.
🔴

Son dakikayı kaçırma!

Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.

Paylaş: WhatsApp X

İlgili Haberler

Bakan Gürlek:
Gündem

Bakan Gürlek: "Devlet her zaman muktedirdir"

4 saat önce

Bakan Göktaş:
Gündem

Bakan Göktaş: "Terörsüz Türkiye, güçlü aile ve güçlü toplum demektir"

4 saat önce

Behçet Oktay'ın şüpheli ölümünde yeni sayfa! Bakan Gürlek, aileyle görüştü... 'Her iki elinde de olması şüphe uyandırıcı'
Gündem

Behçet Oktay'ın şüpheli ölümünde yeni sayfa! Bakan Gürlek, aileyle görüştü... 'Her iki elinde de olması şüphe uyandırıcı'

4 saat önce