USD/TRY38.42 ▼
EUR/TRY41.15 ▲
Gram Altın3.842 TL ▲
BIST 1009.845 ▲
Bitcoin$84.250 ▼
Ethereum$3.120 ▲
Petrol$62.30 ▼
SON DAKİKA
Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor • Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor •
Dünya 1 saat önce

Ayı saldırısından sağ çıkan Hugh Glass'ın hikâyesi neden hâlâ ilgi çekiyor?

HK Yazan: Haber Kaydır Editörlüğü Kaynak: BBC Turkce Orijinal Haber ›
Kaynak, Yuriko Nakao / Getty Images Gündemi BBC Türkçe'den takip etmek artık WhatsApp'ta da mümkün.

Kaynak, Yuriko Nakao / Getty Images

Gündemi BBC Türkçe'den takip etmek artık WhatsApp'ta da mümkün. Haberlerimizin doğrudan telefonunuza gelmesi için tıklayın.

Uyarı: BBC Radio 4'ün History's Toughest Heroes programından uyarlanan bu haberde bazı okurların rahatsız edici bulabileceği aşırı şiddet ve ağır fiziksel yaralanma tasvirleri yer almaktadır.

Hollywood yıldızı Leonardo DiCaprio'nun 2016 yapımı The Revenant filminde buzlarla kaplı vahşi doğada sürünerek ilerleyen bir karakteri canlandırması, pek az kişinin bildiği bir sınır bölgesi efsanesine dünya çapında hayranlık kazandırdı.

Ancak gerçek hayattaki kürk avcısı Hugh Glass'ın hikâyesi, takıntı ve neredeyse imkânsız görünen koşullar altında hayatta kalmanın öyküsüydü.

1823 yılında bir adam, boz ayı saldırısına uğradıktan, yol arkadaşları tarafından terk edildikten ve birkaç saat içinde öleceği düşünülen kadar ağır yaralandıktan sonra Amerika'nın vahşi doğasından sürünerek çıktı.

ABD'nin Indiana eyaletindeki Notre Dame Üniversitesi'nden tarihçi John Coleman, Hugh Glass hakkında ilk ayrıntılı anlatımın 1825 yılında ortaya çıktığını söylüyor.

Bu anlatıma göre Santa Fe Yolu üzerinde seyahat edenler, yük hayvanlarını kaybetmiş bir grup kürk avcısıyla karşılaştı.

Kürk avcıları, başta değerli postları olmak üzere çeşitli ürünler için yabani hayvanları yakalayan kişilerdi.

Coleman'a göre bu grubun içinde, kırklı yaşlarında olmasına rağmen yaşından onlarca yıl daha yaşlı görünen Glass da vardı.

Kaynak, Florilegius / Universal Images Group via Getty Images

Genç bir doktor olan Roland Willard onu hemen fark etti.

Glass yılların yorgunluğu ve içki alışkanlığının da etkileriyle olduğundan çok daha yaşlı görünüyordu.

Yaklaşık 1,75 metre boyunda olduğu, koyu tenli olduğu, yanaklarında muhtemelen çiçek hastalığından kalma izler bulunduğu, kömür siyahı saçlara ve tıknaz bir yapıya sahip olduğu anlatılıyordu.

Glass doktora, iki yıl önce düzlüklerin en korkutucu yaratıklarından biri olan boz ayının saldırısına uğradığını anlattı.

Korkunç deneyimini aktarırken gömleğini çıkardı.

Kollarından biri boyunca uzanan büyük bir yara izi ve vücudunun yan tarafına yayılan izler, son derece şiddetli geçen saldırının bıraktığı kalıcı hasarı gözler önüne seriyordu.

Bu izlerden etkilenen Dr. Willard, yıllar sonra hikâyeyi gelecek nesiller için kaleme aldı.

Kaynak, Jonathan Newton / Getty Images

Coleman, "Hugh Glass'ın hikâyesini anlatan çok kişi var" diyor.

"Ama Hugh Glass'a yaklaştığınızı düşündüğünüz hemen her anda aslında ondan oldukça uzak kalıyorsunuz."

Mektuplar, ikinci el anlatımlar ve kamp ateşlerinin etrafında ağızdan ağıza aktarılan hikâyeler bugün elimizdeki en önemli kaynaklar.

Glass ile doğrudan bağlantılı yazılı belgelerden biri, Missouri Nehri kıyısında Arikara yerlileriyle yaşanan bir çatışmada öldürülen kürk avcısı John Gardner'ın ailesine gönderdiği mektup.

Glass bu mektupta yaralandığını anlatıyor.

Bir dönem denizci olduğu ve Meksika Körfezi'nde ünlü korsan Jean Lafitte tarafından korsanlığa zorlanmış olabileceği de söyleniyor.

Kaynak, Mark C Stevens via Getty Images

Glass ve bir arkadaşı daha sonra Galveston Körfezi'ni yüzerek geçip kaçmayı başardı.

Ancak ikili, Amerika'nın Orta Büyük Ovalar bölgesinde yaşayan önemli yerli topluluklardan Pawnee kabilesi tarafından yakalandı.

Anlatılanlara göre Glass'ın arkadaşı işkence edilerek öldürüldü.

Glass ise son bir hayatta kalma hamlesi yaptı ve cebindeki doğal kırmızı pigment olan vermilyonu kabile reislerine hediye etti.

The Revenant filminin danışmanlarından tarihçi Clay Landry'ye göre:

"Bu hediye kabile reisini o kadar etkiledi ki Glass'ı evlat edindi."

Pawnee halkı Glass'a sınır bölgelerinde hayatta kalmanın yollarını öğretti.

1820'li yıllarda kürk ticareti büyük bir yükseliş içindeydi.

Avrupa'da kunduz postuna yoğun talep vardı ve William Ashley ile Andrew Henry gibi girişimciler avcıları Missouri Nehri boyunca daha yukarıdaki tehlikeli ve tartışmalı bölgelere gitmeleri için işe alıyordu.

Ashley'nin yılda 200 dolar teklif etmesi, statü, para veya macera peşindeki birçok kişiyi cezbetti.

Ancak Ashley'nin iş modeli, yerli toplulukları geleneksel kürk ticaretindeki aracılık rollerinden dışlıyordu. Bu da bölgede gerilimi ve şiddeti artırıyordu.

Yine de asıl felaket henüz yaşanmamıştı.

Kaynak, Nik Wheeler / Getty Images

1823 yılının Ağustos ayında Glass, ana grubun önünde keşif yapmak üzere gönderildi.

Fakat farkında olmadan yavrularıyla birlikte bulunan bir dişi boz ayının tam önüne çıkmıştı.

Kaynak, Prisma Bildagentur / Universal Images Group via Getty Images

Uzun pençeleriyle Glass'ı parçaladı.

Güçlü çeneleriyle başını ve boynunu ısırdı.

Boynunun bir kısmı açığa çıkmıştı.

Yoldaşları çığlıkları duyup yardıma koştu.

Ayı vurularak Glass'ın üzerine yığıldı.

Avcılar devasa hayvanı üzerinden kaldırdıklarında onu ölü bulmayı bekliyordu. Ancak Glass hâlâ bilincini kaybetmemişti.

Neredeyse hiç nefes alamıyordu. Yaşadığını anlamalarının tek yolu boğazındaki yaradan yükselen kan kabarcıklarıydı.

Vücudunda ölümcül kabul edilen 15 ayrı yara saydılar ve bunları ellerinden geldiğince sardılar.

Grup günler boyunca Glass'ı sedye üzerinde taşıdı.

Ancak güvenli bölgelere yüzlerce kilometre uzaklıktaydılar ve çevrede düşman kabileler bulunuyordu.

Liderleri sonunda bir karar verdi:

Birileri onun yanında kalacak, öldüğünde düzgün bir şekilde gömecek ve daha sonra gruba yetişecekti.

Andrew Henry bu görevi üstleneceklere ek ödeme teklif etti.

Teklifi iki kişi kabul etti: Genç Jim Bridger ve daha yaşlı sınır adamı John Fitzgerald.

Gece boyunca Glass'ın ölmesini beklediler.

"Nefes alabiliyordu ama konuşamıyordu. Bilinci sürekli gidip geliyordu. Sonunda Fitzgerald genç Bridger'ı ikna etti ve 'Haydi gidelim' dedi."

Glass zaten ölmüş gibi davranarak tüm eşyalarını aldılar.

Hayatta kalması için gereken her şeyi; bıçağını, çakmak taşını, çeliğini ve tüfeğini geride bırakmadan yanlarına aldılar.

Glass ise hiçbir şeysiz bırakıldı.

Glass sürünerek bir su kaynağına ulaştı.

Biraz su içtikten sonra yeniden bayıldı.

Daha sonra ekşi kırmızı manda meyveleri buldu.

Günler sonra uyandığında yakınında bir çıngıraklı yılan gördüğü, onu öldürdüğü ve günler boyunca yiyerek ilk kez protein aldığı anlatılır.

Kaynak, kristianbell via Getty Images

Fakat yaraları iltihap kapmıştı.

Landry, Glass'ın sırtındaki etlerin enfeksiyon nedeniyle çürümeye başladığını söylüyor.

"Boz ayı sırtını iki kez ısırmıştı ve orada çok büyük bir yara vardı."

Ancak beklenmedik bir gelişme yaşandı.

Sinekler çürüyen etlerin üzerine yumurta bıraktı ve ortaya çıkan kurtçuklar ölü dokuyu yemeye başladı.

"Aslında yarasını onun yerine temizlediler."

Sürünerek ilerlemek zamanla sendeleyerek yürümeye dönüştü.

Glass sonunda Büyük Sioux Ulusu'na bağlı yerli topluluklardan Lakotalarla karşılaştı.

Lakotalar yaralarını sardı ve ona yardım etti.

1823 yılının Ekim ayı başlarında Glass, Missouri Nehri üzerindeki kürk ticaret merkezlerinden Fort Kiowa'ya ulaşmayı başardı.

Kaynak, HUM Images / Universal Images Group via Getty Images

Landry, "İşte hikâyenin intikam kısmı burada kritik hale geliyor" diyor.

"Glass onu terk eden adamlarla yüzleşmek ve tüfeğini geri almak istiyordu."

Bu nedenle yalnızca bir haftalık iyileşmenin ardından kendisini terk eden iki adamı aramaya başladı.

İlk olarak Jim Bridger'a ulaştığı söyleniyor.

Bridger utanç içindeydi ve suçunu kabul etti.

Asıl suçlu olarak yaşlı Fitzgerald'ı görüyordu.

Aylar sonra Fitzgerald'a da ulaştı.

Fakat onu öldüremeyeceğini fark etti.

Çünkü Fitzgerald ABD Ordusu'na katılmıştı.

Onu öldürmesi durumunda Glass da idam edilme riskiyle karşı karşıya kalacaktı.

Bu nedenle yalnızca tüfeğini geri almakla yetindi.

Daha sonra yeniden sınır bölgelerine döndü ve kürk avcılığı yapmaya devam etti.

Kaynak, Campwillowlake via Getty Images

Ayı saldırısından yaklaşık 10 yıl sonra Hugh Glass, Yellowstone Nehri yakınlarında Arikara kabilesi tarafından öldürüldü.

Nereye gömüldüğü bugün bilinmiyor.

Ancak hikâyesi, Amerikan tarihinin en acımasız ve en etkileyici hayatta kalma öykülerinden biri olarak yaşamaya devam ediyor.

🔴

Son dakikayı kaçırma!

Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.

Paylaş: WhatsApp X

İlgili Haberler

Mesele sadece çıplaklık değil: Fotoğraf ve video yoluyla istismar ne anlama geliyor?
Dünya

Mesele sadece çıplaklık değil: Fotoğraf ve video yoluyla istismar ne anlama geliyor?

1 saat önce

Trump-Meloni hattında tansiyon düşmüyor. Yeni tartışma başlığı İran
Dünya

Trump-Meloni hattında tansiyon düşmüyor. Yeni tartışma başlığı İran

5 saat önce

Suriye Cumhurbaşkanı Şara'dan Trump'ın açıklamasına yanıt.
Dünya

Suriye Cumhurbaşkanı Şara'dan Trump'ın açıklamasına yanıt. "Sözleri yanlış anlaşıldı"

6 saat önce