USD/TRY38.42 ▼
EUR/TRY41.15 ▲
Gram Altın3.842 TL ▲
BIST 1009.845 ▲
Bitcoin$84.250 ▼
Ethereum$3.120 ▲
Petrol$62.30 ▼
SON DAKİKA
Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor • Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor •
Teknoloji 2 saat önce

Karanlık madde gizeminde ezber bozan keşif

HK Yazan: Haber Kaydır Editörlüğü Kaynak: Hurriyet Teknoloji Orijinal Haber ›
Güncelleme Tarihi: Haziran 21, 2026 13:00 Evrenin en büyük bilmecelerinden biri olan karanlık madde, galaksilerin nasıl oluşt

Güncelleme Tarihi: Haziran 21, 2026 13:00

Evrenin en büyük bilmecelerinden biri olan karanlık madde, galaksilerin nasıl oluştuğunu açıklayan modellerin merkezinde yer alıyor. Ancak Dünya’dan yaklaşık 67 milyon ışık yılı uzaktaki NGC 1052-DF9 adlı galaksi, bu tabloyu bir kez daha sarstı. Çünkü bilim insanlarına göre bu galaksinin hareketleri, karanlık maddeye ihtiyaç duyulmadan açıklanabiliyor.

Evrenin büyük bölümünü oluşturan karanlık madde doğrudan görülemiyor. Işıkla etkileşmediği için teleskoplarla tespit edilemiyor, ancak galaksiler üzerindeki kütleçekim etkisi sayesinde varlığı anlaşılıyor. Bugünkü kozmoloji modellerine göre galaksiler, dev karanlık madde halelerinin içinde oluşuyor. Bu görünmez yapı, sıradan maddenin bir araya gelip yıldızları ve galaksileri oluşturmasına yardımcı olan kozmik bir iskele gibi düşünülüyor.

Bu nedenle karanlık maddesi yokmuş gibi davranan bir galaksi bulmak, başlı başına sıra dışı kabul ediliyor. Daha da ilginci, NGC 1052-DF9 bu türden ilk örnek değil. Daha önce DF2 ve DF4 adlı iki galaksinin de beklenenden çok daha az karanlık madde içerdiği açıklanmıştı. DF9’un aynı bölgede ve aynı galaksi zinciri içinde yer alması, keşfi çok daha önemli hale getiriyor.

Yale Üniversitesi’nden araştırmacıların öncülük ettiği çalışmaya göre DF9, DF2 ve DF4 ile aynı doğrusal galaksi dizisinin parçası. Bu yapı, uzayda bir zincir gibi sıralanmış yaklaşık bir düzine galaksiden oluşuyor.

DF2 ilk kez 2018 yılında dikkat çekmişti. Normalde bir galaksinin yıldız hareketlerini açıklamak için büyük miktarda karanlık maddeye ihtiyaç duyulur. Ancak DF2’deki yıldız ve yıldız kümesi hareketleri, bu görünmez kütleye gerek kalmadan açıklanabiliyordu. 2019 yılında DF4 için de benzer bir sonuç elde edildi.

Başta bu durumun ölçüm hatası ya da istisnai bir tesadüf olabileceği düşünülüyordu. Ancak 2022’de DF2 ve DF4’ün aynı galaksi zincirinde yer aldığı gösterildi. 2025’te yapılan bir başka çalışma ise bu dizideki galaksilerin uzayda benzer şekilde hareket ettiğini ortaya koydu. Bu da gökbilimcileri şu soruya götürdü: Eğer bu galaksiler aynı olayla oluştuysa, zincirdeki başka galaksiler de karanlık maddeden yoksun olabilir mi?

DF9 bu sorunun en güçlü adayıydı. Boyutu, parlaklığı ve yıldız kümesi popülasyonu bakımından DF2 ve DF4’e benziyordu. Yapılan yeni incelemeler de bu galaksinin hareketlerinin karanlık madde olmadan açıklanabildiğini gösterdi.

Karanlık madde, evrenin görünmeyen ancak etkisi hissedilen temel bileşenlerinden biri. Yıldızlar, gezegenler, gaz bulutları, toz, kara delikler ve bildiğimiz tüm sıradan madde hesaba katıldığında bile galaksilerin dönme hızlarını, kümelerin davranışını ve evrenin büyük ölçekli yapısını açıklamak için yeterli kütle ortaya çıkmıyor.

Bu eksik kütleyi açıklamak için karanlık madde kavramı kullanılıyor. Bilim insanlarına göre karanlık madde, sıradan maddeden yaklaşık beş kat daha fazla. Samanyolu dahil çoğu galaksi de karanlık madde haleleriyle çevrili kabul ediliyor.

İşte bu yüzden DF2, DF4 ve şimdi DF9’un varlığı bilim dünyası için önemli bir sınav niteliğinde. Çünkü bu galaksiler, karanlık maddenin galaksi oluşumundaki rolünü daha net anlamak için doğal bir laboratuvar sunuyor.

Araştırmacıların üzerinde durduğu en güçlü açıklamalardan biri, “cüce galaksi çarpışması” olarak tarif edilebilecek sıra dışı bir senaryo. Buna göre iki küçük galaksi geçmişte çok yüksek hızla kafa kafaya çarpışmış olabilir.

Böyle bir çarpışmada yıldızlar çoğunlukla birbirlerine çarpmadan yollarına devam eder. Çünkü galaksilerde yıldızlar arasındaki boşluklar son derece büyüktür. Karanlık maddenin de benzer şekilde davranarak çarpışma bölgesinden geçip gitmiş olabileceği düşünülüyor.

Ancak gaz bulutları için durum farklı. Galaksilerin içindeki gaz, çarpışma sırasında birbirine çarparak yavaşlar ve geride kalır. Böylece geride sıradan madde bakımından zengin, ancak karanlık madde bakımından fakir bir bölge oluşur. Bu gaz daha sonra yoğunlaşıp yeni yıldızlar meydana getirebilir. Zamanla da karanlık maddesi çok az olan küçük galaksiler ortaya çıkabilir.

DF2, DF4 ve DF9’un aynı çizgi üzerinde yer alması, bu senaryoyu daha güçlü hale getiriyor. Araştırmacılara göre tek bir istisnai galaksi bulmak yerine aynı dizide üç benzer örneğin görülmesi, bu galaksilerin ortak ve şiddetli bir olay sonucu oluşmuş olabileceğini düşündürüyor.

Keşfin bir diğer önemli yönü de karanlık maddenin doğasına dair tartışmalara dokunması. Bazı alternatif teoriler, evrendeki görünmeyen kütle sorununu karanlık maddeyle değil, yerçekimi yasalarının farklı ölçeklerde değişmesiyle açıklamaya çalışıyor.

Ancak araştırmacılara göre karanlık maddeden yoksun gibi görünen bu galaksiler, tam tersine karanlık maddenin fiziksel bir bileşen gibi davrandığı fikrini destekleyebilir. Çünkü bu senaryoda sıradan madde ile karanlık madde, şiddetli bir çarpışma sırasında birbirinden ayrılmış gibi görünüyor.

Başka bir deyişle, DF9 yalnızca tuhaf bir galaksi değil. Evrenin görünmeyen maddesinin nasıl davrandığını anlamak için yeni bir ipucu olabilir.

Bilim insanları şimdi aynı galaksi zincirindeki diğer üyeleri daha ayrıntılı incelemeyi planlıyor. Eğer zincirde karanlık madde bakımından fakir başka galaksiler de bulunursa, bu yapı evrendeki en sıra dışı kozmik olaylardan birinin izlerini taşıyor olabilir.

🔴

Son dakikayı kaçırma!

Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.

Paylaş: WhatsApp X

İlgili Haberler

Robot süpürgeler geçmişte kaldı: Yeni asistanlar tehlikeli olabilir
Teknoloji

Robot süpürgeler geçmişte kaldı: Yeni asistanlar tehlikeli olabilir

2 saat önce

Akıllı gözlüklerde yeni dönem kapıda
Teknoloji

Akıllı gözlüklerde yeni dönem kapıda

2 saat önce

Deniz Türkeri Yapay Zeka - Betal Özay | Yapay Zeka Eser Üretebilir mi? Telif Hakları Kimin?
Teknoloji

Deniz Türkeri Yapay Zeka - Betal Özay | Yapay Zeka Eser Üretebilir mi? Telif Hakları Kimin?

1 gün önce