Hocanın inadı dünyayı başımıza yıktı
DOĞAN: Bizim hayallerimiz Montella 'ya iki gömlek büyük geldi. ÇAKAR: 85 milyonun futbol zevkine, mutluluğuna kan doğradılar. ÜRÜNDÜL: Biz kendimizi ülke olarak bir türlü tanımıyoruz. BİLGİÇ: Saçmalamanın adı şanssızlık oldu. İş şansa bırakılmaz.
Yanlış kadro, geç hamle! Milli Takımımız gruptaki ikinci maçından sonra turnuvaya veda ederek büyük hüsran yaşattı. Erken gol yiyerek çok önemli maça adeta yenik başladık. En önemli sıkıntı her zaman söylediğim gibi iyi yerleşmiş savunmalara karşı set oyununda yetersiz kalıyoruz. Bu maçta da ortaya çıktı. Rakip ilk yarıda 10 kişi kaldı. Bunun sonunda ikinci yarının tamamında yoğun bir baskı kurduk. Sayısız duran top kullandık. Pozisyonlar da bulduk fakat çok gol kaçırdık. Montella'nın bana göre ilk takım tertibi doğru değildi. Ondan sonraki hamleleri de zamanında olmadı. Üretkenliği Deniz ve Can girdikten sonra sağlayabildik. Ama bir türlü ele geçirdiğimiz fırsatları değerlendiremedik. 1 puan dahi alabilseydik grup 1'inciliğini garantilemiş Amerika'nın muhtemel rotasyonlu kadrosu karşısında bir şansımız vardı. Ama onu da başaramadık. Genel olarak şunu söylemek istiyorum: Biz kendimizi ülke olarak bir türlü tanımıyoruz ve bunun bedelini ağır ödüyoruz. Senelerdir kolay gördüğümüz rakipler karşısında hep olumsuz sonuçlar aldık. Romanya ve Kosova maçlarını kazanarak Dünya Kupası 'na katıldık ama iki maçta da ortaya koyduğumuz oyun hiç tatminkâr değildi. Biz ülke olarak abartmayı çok seviyoruz. Ülkece büyük hayaller peşine düştük. Bu hem futbolcuların kendilerini olduklarından fazla görmelerine neden oldu. Hem de üzerlerinde baskı yarattı. Ama ne olursa olsun Avustralya ve Paraguay maçlarında tek gol bile atamadan iki maçı da kaybetmenin faturası ağır oldu.
2-3 gol ye ama fazlasını at! BİZİ başarıya bu milli takım alıştırdı, bu beklentiye onlar soktu. Bu oyuncuların hepsi kendi takımlarında büyük işler yaptı. Üstelik EURO 2024'te çeyrek final oynamaları bizim onlara olan inancımızın büyük olmasını sağladı. Koştular ama rakip savunmaları açamadık. Montella'nın oyuncu tercihleri ve sistemi, oyunu ileri götürmüyor. İtalyan hoca, futbolcuların ayaklarına görünmeyen prangalar vuruyor. İki ayda takımın bu hale düşmesini ben kabul etmiyorum. Bizim hayallerimiz Montella'ya iki gömlek büyük geldi. Şans, kader tamam… Coğrafya kaderdir biliyoruz ama kader de gayrete aşıktır. Siz çalışacaksınız, gayret edeceksiniz ki kader de sizden yana olsun. Rakip ikinci dakikada gol atıyor, biz milli takım gol yemez diye konuşuyoruz. Yesin kardeşim. 2 de yesin 3 de yesin ama karşılığını da atabilsin. Sen gol atamıyorsun problem burada. Montella ile ilk 45 dakikaları hep çöpe atıyoruz, ikinci yarılarda bir şey değiştirmeye çalışıyoruz. İnat etmek başka, inatlaşmak başka bir şey. Senin önüme istatistikler geliyor. Rakiplerin savunma gücünün iyi olduğunu biliyorsun peki sonuç; yok! Elimizdeki yıldızların oynayacağı futbol bu futbol değil. Hoca bu inadına devam ederse, bu oyun sistemiyle oynarsa, üzülürek söylüyorum bu oyuncular yuhalanmaya başlar. Ya mental değişecek ya da daha ofansif oynatacak birileri gelecek.
Derhal kovulması gerekli! BİR hafta öncesine kadar ' Bizim Çocuklar'dı ama artık 'Rezil Çocuklar' oldular… 85 milyonun futbol zevkine, mutluluğuna kan doğradılar. Bugüne kadar 'Güzel yüzlü, temiz yüzlü İtalyan Montella' dedik, sahip çıktık… Önce Türk basınını kaos çıkarmakla suçladı, 'Ben daha çok Türk'üm' filan dedi ama Milli Takım'ın Amerika Dünya Kupası'ndaki en balon iki takımından biri olarak bizlere bu başarısızlığı sundu. Söylenecek o kadar çok şey var ki Avustralya iki kez geldi, iki gol buldu… Dün de Paraguay maçın ilk dakikasında geldi, öne geçti, ikinci pozisyonunu ancak maçın son dakikasında buldu. Montella efendi istatistiklere sığınmaya çalışıyor. Yok efendim 65 şut atmışız, 25 korner kullanmışız ama gol atamamışız. İki maça bakınca 'ah-vah' dedirtecek pozisyonumuz neredeyse yok. Takım tel tel döküldü… Demek ki bedenen ve ruhen takım hiç hazırlanamamış… Mesela Montella'ya şu soruyu sormak istiyorum; '1-0 gerideyken 60. dakikada Deniz Gül'ü oyuna sokuyorsun ki doğru yapıyorsun, aynı hamleyi Avustralya maçında niye yapmadın. Taaa ki maç 2-0 olup 87. dakikada Deniz'i hangi mantıkla oyuna soktun.' İki maçtır bakıyoruz, Kerem ezildi. Topla buluşma sayısı çok az. Buna rağmen neden sabrettin. Böylesine teknik çelişkileri çoğaltmak mümkün ama iş işten geçti. Fenerbahçe başkan adaylarından birinin seçim malzemesi olarak kullandığı Hakan ve Merih Demiral hiç mi utanmadılar. Orası Milli Takım mı, akşam pazarı mı? Montella derhal kovulmalı, TFF de kalacaksa güvenoyu almalıdır…
GÜRCAN BİLGİÇ Bunun adı şanssızlık değil! KİTABIN sonundan konuşalım; nema kimeyse, fatura da ona çıkar. Montella ile öpüşüp, helalleşip, bu kadroyu taktiksel olarak yukarı taşıyacak yeni hocamızı göreve getirmeliyiz. Grup maçlarında kapanan rakipler karşısında bocalayan, kaybeden, Romanya karşılaşmasını devre arasında Ferdi ile Arda'nın kendilerine oluşturduğu taktik ile kazanan takımız. "Santrfor yok ki, adam ne yapsın?" bunu açıklamaz. "Adam" o koltukta bunları çözmek için oturuyor. En değerli ve en genç takımla oradaydık. Baskı yaşamamaları mümkün değil. Bu mental manevrayı yönetmeyi de beceremediler. Kraker ve şampuan reklamlarından çıkıp, saç boyatıp-bıyık uzatmak kimseyi daha iyi futbolcu yapmıyor, anlamış oldular. Şanssızlıklar yaşanır ama iş şansa bırakılamaz. Avustralya'da şanssızlık, Paraguay karşısında aynısı. Bunun adı "şanssızlık" değil, iki takımın da bizim açığımızı fark etmeleri ve yararlanmaları... Üç golü de merkezden yedik. 62 gol denemesinden tek gol bile çıkmaması nasıl şanssızlık! Hadi Avusturalya'nın "uzun oyuncuları" vardı, Paraguay'a karşı 12 korner, 15 de duran top kullandın, ne fark yarattın? Futbolcu veya futbol adamının boyunu böyle turnuvalarda anlarsınız. Montella ile bizden daha iyi takımlara karşı galibiyetimiz yok. Montella'yı eleştiriyoruz ama Türkiye'deki oyunun yönetimindeki yetersizlik de ortada.
Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin
Son dakikayı kaçırma!
Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.
