USD/TRY38.42 ▼
EUR/TRY41.15 ▲
Gram Altın3.842 TL ▲
BIST 1009.845 ▲
Bitcoin$84.250 ▼
Ethereum$3.120 ▲
Petrol$62.30 ▼
SON DAKİKA
Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor • Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor •
Son Dakika 2 saat önce

Kimin kürsüsü?

HK Yazan: Haber Kaydır Editörlüğü Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika Orijinal Haber ›
Günlerdir siyaset gündemini işgal eden kürsü, sıradan bir kürsü değildir; egemenliğin kayıtsız şartsız ait olduğu milletin me

Günlerdir siyaset gündemini işgal eden kürsü, sıradan bir kürsü değildir; egemenliğin kayıtsız şartsız ait olduğu milletin meclisinde yer alan bir kürsüdür. O kürsüde partiye oy veren seçmenlerin adına konuşulur ve o platform halk yararı için kullanılır; iktidar kuklalarının ya da bireysel çıkarlarının peşinde olan fırsatçıların kullanmasına izin verilmez.

Emperyalizme ve işbirlikçi saltanata karşı en ağır darbeyi indirmiş Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün onurlu tam bağımsızlık mücadelesine zemin oluşturan o kürsü, koltuk kavgasına alet edilemez.

seçimde kaybettiği koltuğa yargı darbesiyle tekrar oturanlar, kirli pazarlıklarla iş tutanlar o kürsüyü lekeler.

Bir yandan emperyalizme karşı görünüp diğer yandan onun savaş örgütü NATO’ya selam çakanlar da kürsünün onurunu zedeler.

TBMM hakkında, 1921’de “Teşkilat, baştan sona kadar halkın teşkilatı olacaktır. Genel idareyi halkın eline vereceğiz. Bu toplumda hak sahibi olmak, herkesin emek sahibi olması esasına dayanacaktır” diyen Atatürk ’ün kurduğu partide kürsünün gerçek sahibi de işçi ve emekçi olmalıdır!

Kapalı kapılar ardında belirlenen listelerin üst sıralarını parselleyerek üst üste altı, yedi dönem milletvekili olanlar, genel başkanın ağzından çıkacak onay için fırıl fırıl dönenler, emekçilerin değil emek sömürenlerin çıkarlarını savunanlar, ne halkın teşkilatında yer almalıdır ne de kürsüde!

Haklarını aradıkları için öğretmenler yaka paça gözaltına alınırken, madenciler tekme tokat dövülürken, halkın kürsüsünü iktidar kurgusu ile parti içi çekişme için kullananlar, iflah olmaz halk düşmanıdır!

TV programlarında, sosyal medyada haftalarca kürsü savaşlarını konuşanlar, şimdi de doğruluğu bilinmeyen birtakım “kulis bilgilerini” yayarak kurultay savaşları üzerine ahkâm kesmeye başladı. Çıkar ilişkileriyle oluşturulan delege yapısıyla seçim yapsanız ne olacak diyen yok!

Bu ortamda “Ortadoğu’da en iyi işleyen yönetim modeli monarşi” diyen ABD Büyükelçisi Tom Barrack ’ın söyledikleri, Öcalan ’ın “Ortadoğu’daki ulus-devlet kördüğümü, bölgenin köklü ve ortak tarihsel mirasıyla çözülür” sözleriyle tamamlanırken...

Kılıçdaroğlu ’nun “Türkiye, Osmanlı topraklarına küçülerek değil, büyüyerek girmek zorunda” yorumu da DEM Parti’nin “demokratik İslam” övgüsüyle buluşuyor.

Açılımı en başından beri destekleyen Özgür Özel ise “Yürüttüğümüz demokratik mücadele, bölgemizin, Avrupa’nın ve NATO’nun güvenliğini de şekillendirecek” mesajını, tam da Türkiye’de yeni karargâhlar kurmaya hazırlanan NATO’nun Ankara zirvesi öncesinde, emperyalizmin sesini duyuran Newsweek üzerinden veriyor...

Ana muhalefeti zayıflatmak, hatta bölmek için uygulamaya sokulan ve kuşkusuz iktidara yarayacak bir plan işletiliyor. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum , boşuna makaleler yazıp Erdoğan ’ın dördüncü kez cumhurbaşkanı olması için yol yapmaya çalışmıyor!

Erdoğan’ın 2014 ve 2018’den sonra 3. kez 2023’te cumhurbaşkanlığı seçimine girmesinin anayasaya aykırı olduğunu ama o dönemde Kılıçdaroğlu’nun “Anayasaya aykırı ama biz ona mağduriyet kazandırmamak için itiraz etmeyeceğiz” diyerek Erdoğan’ın yolunu açtığını hatırlayalım. Görünen o ki şimdi de CHP’yi bölerek ve anayasa değişikliğinde iktidarla işbirliği yaparak bunu sağlama amacında...

Karşımızdaki emperyalizm destekli şer üçgenini, yani tarikat, sermaye ve mafya düzenini yok etmenin tek yolu var: Emperyalizme ve onun aparatı NATO gibi oluşumlara karşı olduğunu açıklayan, laikliği ödün vermeden savunan, sağdan oy alma hevesiyle kıvırtıp durmayan, kamucu bir ekonomiden ve emekten yana olan, ABD ve İsrail’in Ortadoğu’daki planları için tasarlanan BOP tezgâhı Öcalan açılımına karşı duran net bir siyaset!

İşte o siyasetin kürsüsü, yurtsever emekçilerin kürsüsü olur!

Günlerdir siyaset gündemini işgal eden kürsü, sıradan bir kürsü değildir; egemenliğin kayıtsız şartsız ait olduğu milletin meclisinde yer alan bir kürsüdür.

Bu köşede iki hafta önce öğrendiniz...

Seçilmiş genel başkan Özgür Özel’in liderliğinde CHP, 2024 yerel seçimlerinin ardından yaşanan dalgalanmaya, devamında 19 Mart darbesine karşın birinci parti olmayı koruyup iktidara yürürken...

“Benim naçiz (değersiz) vücudum bir gün elbet toprak olacaktır; fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır (sonsuza kadar yaşayacaktır).”

İleri görüşlülük, mantıklılık, basiret vb. kavramlarının karşılığı olarak sağduyu sözcüğünü kullanıyoruz.

Beyaz et sektöründe haksız fiyat artışı gerekçesiyle 13 şirkete denetim kayyumu atandı geçen hafta. Adalet Bakanlığı’nın operasyonuydu.

Çözüm için olaya doğru yaklaşıp süreci öngörmek, yönetmek gerekir.

54. yılına giren İstanbul Müzik Festivali yıllar geçtikçe bir yanda olgunlaşıyor öte yanda geleneklerini daha derinleştiriyor.

Kendi ifadesiyle, “Cumhuriyeti savaş meydanlarında kuran Cumhuriyet Halk Partisi”nin (CHP) başına, hukuksuz bir yargı kararı ile getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin Osmanlı coğrafyasında var olması ve o coğrafyaya doğru büyümesi gerektiğini” söyledi.

Kimi kitabı hemen okurum, kimini de bir kenara ayırırım; okunma sırasının gelmesini beklerim.

Shakespeare’in Julius Caesar eserindeki o eski replik, “Sen de mi Brütüs? Öyleyse yıkıl Sezar!”, ihaneti, bir hançer darbesinden çıkarıp, Batı’nın politik bilinçaltına kazıyan kozmik bir çöküş anıdır...

Son yıllarda “detoks” kelimesi sağlıklı yaşam dünyasının en popüler kavramlarından biri haline geldi.

Günlerdir siyaset gündemini işgal eden kürsü, sıradan bir kürsü değildir; egemenliğin kayıtsız şartsız ait olduğu milletin meclisinde yer alan bir kürsüdür.

Son yıllardaki hızlı kentleşme süreciyle birlikte (Çin Ulusal İstatistik Bürosu verilerine göre ülkenin kentleşme oranı yüzde 67.89), Çin’de kentsel nüfus kırsal nüfusu geride bırakmış olsa da bugün 1.4 milyarlık toplam nüfusun yaklaşık yüzde 35-40’ı hâlâ köylerde yaşıyor.

20. yüzyılın ilk yarısında Çin yabancılar tarafından sömürülerek her yerine girilirken iktidarda olan Çing (Qing) Hanedanlığı, Çin’in demokratik hareketinin öncüsü tıp doktoru Sun Yatsen tarafından devrildi.

Başlıktaki soru, heyecanlı bir tartışmaya yol açabilecek kadar ilginç.

Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) kurucusu Mao Zedong, başlangıçta ufak da olsa, doğru bir toplumsal hareketin ya da ideolojik kıvılcımın, uygun şartlar altında sistemi temelinden sarsacak kitlesel bir ayaklanmaya (yangına) dönüşebileceğini anlatan “Tek bir kıvılcım bozkır yangınını başlatabilir” sözünü, 5 Ocak 1930’da asker ve stratejist Lin Biao’ya yazdığı ünlü mektubunun başlığına koymuştu. Günümüzde Çin’in dünyada artan etkisini düşününce izlenimlerime bu başlığı koymayı uygun buldum.

Ulusal bir TV kanalında yayımlanan bir diziden bir sahne:

CHP’ye kurulan mutlak bulan kumpasının amacını geçen hafta yazmıştım.

Son haftalarda yurtiçinde çeşitli toplantılara katılmak için farklı kentlerimizi ziyaret ettim.

19 Mart’ta İBB operasyonlarıyla başlayan sürecin asıl amacının ne olduğu ortaya çıktı!

Geçen hafta emeğin başkenti Zonguldak’a ilk kez yolum düştü.

Bu başlık altında yazdığım seri yazılarım için Türkiye’de sınırsız kaynak var.

İktidarın sahipsiz hayvanların toplanması konusunda belediyeler üzerinde kurduğu baskı yüzünden mesele giderek büyüyor.

Geçen pazar günkü yazımda “Önce terör örgütü PKK silah mı bırakacak, yoksa Öcalan’ın istediği yasalar mı çıkarılacak?” diye sormuştum.

En uzun koşuysa elbet Türkiye’de de Devrim..

23 Nisan’da TBMM’deki resepsiyonda bir muhabir ve Erdoğan arasında geçen konuşma: “Sayın Cumhurbaşkanım bugün size ‘Süleyman’ın mührü’ çağrısı yapıldı.

Doruk Madencilik’te çalışan işçilerin haklarını almak için yılmadan direnişi, örgütlü mücadelenin ne kadar etkili olabileceğini gösterdi ama bununla da kalmadı; gerçek sendikalar ile sarı sendikaları bir kez daha ifşa etti.

Bu köşe, hakkı yenenin sesini duyurmak için var.

Türkiye’de yaşayan herkesin 1 Mayıs ile ilgili iyi ve kötü anıları var.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının vize sorunu yine gündemde.

Bir distopya değil gerçeğin ta kendisi...

Bir tür “müstemleke valisi” gibi ortalıkta dolaşan Amerika’nın Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, zırvalamaya bu kez Antalya’

🔴

Son dakikayı kaçırma!

Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.

Paylaş: WhatsApp X

İlgili Haberler

Esenyurt’ta iki grup arasında silahlı çatışma. Çok sayıda araca kurşun isabet etti
Son Dakika

Esenyurt’ta iki grup arasında silahlı çatışma. Çok sayıda araca kurşun isabet etti

42 dk önce

Beyaz ette ne oluyor?
Son Dakika

Beyaz ette ne oluyor?

2 saat önce

Kemal Bey ne yaptığının farkında!
Son Dakika

Kemal Bey ne yaptığının farkında!

2 saat önce