USD/TRY38.42 ▼
EUR/TRY41.15 ▲
Gram Altın3.842 TL ▲
BIST 1009.845 ▲
Bitcoin$84.250 ▼
Ethereum$3.120 ▲
Petrol$62.30 ▼
SON DAKİKA
Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor • Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor •
Gündem 2 saat önce

Osmanlı’yı batırdınız...

HK Yazan: Haber Kaydır Editörlüğü Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika Orijinal Haber ›
Kendi ifadesiyle, “Cumhuriyeti savaş meydanlarında kuran Cumhuriyet Halk Partisi”nin (CHP) başına, hukuksuz bir yargı kararı

Kendi ifadesiyle, “Cumhuriyeti savaş meydanlarında kuran Cumhuriyet Halk Partisi”nin (CHP) başına, hukuksuz bir yargı kararı ile getirilen Kemal Kılıçdaroğlu , “Türkiye’nin Osmanlı coğrafyasında var olması ve o coğrafyaya doğru büyümesi gerektiğini” söyledi. İktidarın söylemi olan bu ifade, Kılıçdaroğlu’nun iktidarın ona ezberlettiği sözleri tekrarladığını gösteriyor. “AKP’nin yanlışlarını düzelteceğim” diyen bir kişi için büyük bir tutarsızlık. Eğer bu, Kılıçdaroğlu’nun iktidara geldiği takdirde izlemeyi düşündüğü dış politika ise daha da vahim.

Batı, unuttuğu felsefi, kültürel ve devlet yönetimi mirasını, Haçlı Seferleri sayesinde Ortadoğu bilginlerinin kitaplarında bularak “yeniden doğuş” u (Rönesans) gerçekleştirdi. Kilisenin devlet yönetimindeki rolünü, etkisini kaldırdı. Ulusçuluğu öğrendi. Akıl ve bilim yolunda ilerledi. Osmanlı ise dünyadaki gelişmelere sırtını dönerek, ümmetçilik yaparak, devlet yönetimini din-tarikat hegemonyasına bırakarak “gerileme dönemi” ne girdi.

Avrupa, Magna Carta’yı ilan ederken; matbaayı bulup, okur-yazarlığı yaygın hale getirirken; kadırgadan kalyona geçerken; Amerika’yı keşfederken; çok sayıda buluş, sanayide büyük atılımlar yaparken; Osmanlı savaş üstüne savaş kaybediyor; ekonomisi çöküyor; Galata bankerlerinin tuzağına düşüp borç batağına saplanarak Düyun-ı Umumiye ile vergi gelirlerini yabancılara teslim ediyordu. Osmanlı din adamları, her felaketin nedeninin, “dinden ayrılmak” olduğunu söyleyerek devletin kuyusunu kazıyorlardı.

Okuma yazma bileni yok denecek kadar olan Osmanlı’ya matbaa, Kuran ve din kitabı basmamak kaydıyla 300 yıl sonra geldi. Kanuni , dünyadaki gelişmelerin farkında olan oğlu Mustafa ’yı ve Sadrazam Pargalı İbrahim ’i boğdurdu; denizlerdeki tehlikeyi gören Piri Rei s’in boynunu vurdurdu. Bugün yüceltilmeye çalışılan son Osmanlı padişahları, kişisel çıkarları için AlmanAvusturya emperyalizminin peşine takılıp, Büyük Britanya İmparatorluğu’nun sömürgelerini ayaklandırmak amacıyla cihat ilan ederek devletin sonunu getirdiler.

Atatürk ve arkadaşları, Türkiye Cumhuriyeti’ni kurarken bütün bu gerçekleri dikkate almışlardır. Yeni Türkiye’nin, başka devletlerin sınırları içinde kalan topraklarını Türkiye’ye katma (irredentizm) politikası gütmeyeceğini, Misakı Milli ile dünyaya ilan etmişledir. “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesi, bu politikanın bir ayağıdır. Atatürk’ün, “şahsi meselem” dediği, Hatay’ın anavatana katılması için verilen mücadele de Misakı Milli sınırlarından da ödün verilmeyeceğinin göstergesidir.

AKP iktidarına kadar Türkiye’nin Ortadoğu politikası, Arap ülkelerinin içişlerine karışmamak, İsrail dahil bölge ülkeleri ile ekonomik ilişkileri geliştirmek olarak belirlenmiş, uygulanmış ve başarılı olduğu kanıtlanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti, dinin devlet işlerine karışmasının Osmanlı’nın sonunu getirdiğini dikkate alarak laiklik ilkesini Cumhuriyetin dış politikasının da temeline oturtmuş örneğin İslam Konferansı Örgütü’ne (İKÖ) üye olurken İKÖ kararlarının ancak anayasanın laiklik ilkesi ve Türkiye’nin bağımsız dış politikası ile bağdaştığı ölçüde uygulanacağını beyan etmiştir.

AKP’nin “yeni Osmanlıcılık” politikası, dış politikada da Cumhuriyetin temel ilkelerinden ayrıldığının göstergesidir. İktidarın Arap merakı ve eğilimi, Arap ülkeleri yönetimlerinde hoşnutsuzluğa yol açmış, demokratik, laik, sosyal hukuk devleti ilkelerinden ayrılması ise Arap halklarının gözünde, örnek olma niteliğini ve çekiciliğini yitirmesine yol açmıştır.

Ahmet Davutoğlu ’nun, “Balkanlarda Osmanlı Mirası” konuşmasının (Saraybosna. 2010) Balkanlar’da nasıl kıyamet kopardığını unutup Şam, Emevi Camisi’nde “namaz kılma” düşü ile çıkılan yolda, Öcalan ’a, TBMM yasaları üzerinde söz hakkı verilmesi tartışmasına gelinmiş olması, Osmanlı coğrafyasına doğru büyüme politikasının sonunun ne olacağını göstermektedir. Bu arada Öcalan’ın da Türkiye’yi, çevre ülkelerdeki Kürtlere doğru yayılarak büyütmeyi önerdiği, ABD düşünce kuruluşlarının bu projeye raporlarında yer verdikleri hatta Özal ’a bu yönde bazı önerilerde bulunulduğu da unutulmamalıdır.

Yeni Osmanlıcılık, Ortadoğu, Balkan, Kafkasya hatta Orta Asya ülkelerinin korkulu rüyasıdır. Türkiye’nin yayılmacı bir politika izlemesi, ulus devleti ortadan kaldıracak bir tuzaktır. Bu projeyi benimsemek ve ona katkıda bulunmak, emperyalizmin değirmenine su taşımaktır. Kılıçdaroğlu’nun ve onu CHP’nin başına getirenlerin yaptığı da budur.

Günlerdir siyaset gündemini işgal eden kürsü, sıradan bir kürsü değildir; egemenliğin kayıtsız şartsız ait olduğu milletin meclisinde yer alan bir kürsüdür.

Bu köşede iki hafta önce öğrendiniz...

Seçilmiş genel başkan Özgür Özel’in liderliğinde CHP, 2024 yerel seçimlerinin ardından yaşanan dalgalanmaya, devamında 19 Mart darbesine karşın birinci parti olmayı koruyup iktidara yürürken...

“Benim naçiz (değersiz) vücudum bir gün elbet toprak olacaktır; fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır (sonsuza kadar yaşayacaktır).”

İleri görüşlülük, mantıklılık, basiret vb. kavramlarının karşılığı olarak sağduyu sözcüğünü kullanıyoruz.

Beyaz et sektöründe haksız fiyat artışı gerekçesiyle 13 şirkete denetim kayyumu atandı geçen hafta. Adalet Bakanlığı’nın operasyonuydu.

Çözüm için olaya doğru yaklaşıp süreci öngörmek, yönetmek gerekir.

54. yılına giren İstanbul Müzik Festivali yıllar geçtikçe bir yanda olgunlaşıyor öte yanda geleneklerini daha derinleştiriyor.

Kendi ifadesiyle, “Cumhuriyeti savaş meydanlarında kuran Cumhuriyet Halk Partisi”nin (CHP) başına, hukuksuz bir yargı kararı ile getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin Osmanlı coğrafyasında var olması ve o coğrafyaya doğru büyümesi gerektiğini” söyledi.

Kimi kitabı hemen okurum, kimini de bir kenara ayırırım; okunma sırasının gelmesini beklerim.

Shakespeare’in Julius Caesar eserindeki o eski replik, “Sen de mi Brütüs? Öyleyse yıkıl Sezar!”, ihaneti, bir hançer darbesinden çıkarıp, Batı’nın politik bilinçaltına kazıyan kozmik bir çöküş anıdır...

Son yıllarda “detoks” kelimesi sağlıklı yaşam dünyasının en popüler kavramlarından biri haline geldi.

Kendi ifadesiyle, “Cumhuriyeti savaş meydanlarında kuran Cumhuriyet Halk Partisi”nin (CHP) başına, hukuksuz bir yargı kararı ile getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin Osmanlı coğrafyasında var olması ve o coğrafyaya doğru büyümesi gerektiğini” söyledi.

Diplomat hele büyükelçi olmak zordur.

Çatışan çıkarların uzlaştırılması sanatı olan diplomasinin başarısı, bir devletin iç durumuna, ekonomisinin ve silahlı kuvvetlerinin gücüne daha da önemlisi, iktidarın devletin gücünü kullanma iradesine, kararlılığına ve kullanabilme becerisine bağlıdır.

Demokraside iktidarlar değişir.

Devletin ana unsurları, ülke ve ulustur.

1990’lı yıllarda Dışişleri Bakanlığı, Afrika kıtasının gelecekte dünya ekonomisinde önemli rol oynayacağını görüyor, Çin’in kıtaya ilgisini yakından izliyordu.

Prusyalı General Carl von Clausewitz’in söylediği gibi, “Savaş, siyasetin başka araçlarla devamıdır.”

Türkiye’nin içine düşürüldüğü çaresizlik, uzun diplomasi yaşamında kendisini hiç çaresiz hissetmeyen beni isyan ettiriyor.

17-19 Nisan 2026 tarihleri arasında düzenlenen, “Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Başetmek” konulu Antalya Diplomasi Forumu önemli ve ibretlik açıklamalara sahne oldu.

Dünya yeni bir düzene doğru yol alıyor.

İran’ın direnişi, ABD ile İsrail’i, içte ve dışta gün geçtikçe zora sokuyor.

Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu Türkiye Cumhuriyeti, emperyalizme karşı zafer kazanan tek devlettir.

Trump, ABD savunma sanayi devlerini toplayıp silah ve mühimmat üretimini artırmalarını istemiş.

II. Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan düzen, ABD tarafından, sinsi ve acımasız yöntemlerle yıkılıyor.

Yunanistan Başbakanı Miçotakis, artık bir başbakanımız olmadığı için rütbesi yükseltilip Erdoğan tarafından ağırlandı.

Münih Güvenlik Konferansı’ndaki tablo, Türkiye için yeni bir fırsattır.

AB kısa bir süre önce Hindistan’la Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzaladı.

İsrail’in, Ortadoğu’yu ABD eliyle yeniden şekillendirmek için Trump’a, Epstein şantajı yaptığı

🔴

Son dakikayı kaçırma!

Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.

Paylaş: WhatsApp X

İlgili Haberler

CHP'de kritik gün: Olağanüstü kurultay imzaları Kılıçdaroğlu'na sunuluyor
Gündem

CHP'de kritik gün: Olağanüstü kurultay imzaları Kılıçdaroğlu'na sunuluyor

37 dk önce

Milli Eğitim Bakanı Tekin, 2024-2025 eğitim öğretim yılındaki ortaöğretim net okullaşma oranındaki düşüşe gerekçeyi buldu: 4+4+4 sistemi!
Gündem

Milli Eğitim Bakanı Tekin, 2024-2025 eğitim öğretim yılındaki ortaöğretim net okullaşma oranındaki düşüşe gerekçeyi buldu: 4+4+4 sistemi!

2 saat önce

TRUMP'IN GİZİ ORTADOĞU PLANI! Nevzat Çiçek Bir Bir Anlattı! Türkiye'yi Ne Bekliyor?
Gündem

TRUMP'IN GİZİ ORTADOĞU PLANI! Nevzat Çiçek Bir Bir Anlattı! Türkiye'yi Ne Bekliyor?

4 saat önce