USD/TRY38.42 ▼
EUR/TRY41.15 ▲
Gram Altın3.842 TL ▲
BIST 1009.845 ▲
Bitcoin$84.250 ▼
Ethereum$3.120 ▲
Petrol$62.30 ▼
SON DAKİKA
Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor • Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor •
Son Dakika 1 saat önce

Şiddet faili AKP kurmayının istifası alındı

HK Yazan: Haber Kaydır Editörlüğü Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika Orijinal Haber ›
Bu köşede iki hafta önce öğrendiniz.

Bu köşede iki hafta önce öğrendiniz... AKP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Faruk Besli , sevgilisini kasten yaralama suçundan ceza aldı. Aynı Besli’nin, sevgilisini öldürmekle tehdit etmesine dair soruşturması da devam ediyordu. Şiddet dosyası insanı ürperten bu AKP’li isim, kamu kaynaklarının aktığı şirketi üzerinden zenginleşmişti.

İşte bu yazımdan bir süre sonra fark ettim ki Ömer Faruk Besli’nin ismi ve fotoğrafı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı. Araştırınca öğrendim ki, iktidar partisi yazımdan sonra Besli’nin istifasını aldı. Resmi açıklama henüz yapılmadı ama “Besli’nin sağlık sorunlarını gerekçe göstererek AKP yöneticiliğinden ayrıldığı” şeklinde bilinsin istiyorlar.

Görünen o ki AKP, faturayı sessiz sedasız keserek kendi iç temizliğini yaptığını sanıyor...

Geçenlerde bir yazı ulaştı elime. Şirketlere kayyum atanma mekanizmasını dair eleştiriler içeriyordu. Önce yazıdan iki paragrafı buraya aktarayım:

“(...) Görülüyor ki sanık mahkûm olmadan mal varlığına el konulmakta ve mal varlığı elinden alınmaktadır. Oysa insanlar mahkûm oluncaya kadar masumdurlar; mahkûm olmadan ceza yaptırımına maruz kalamazlar. Mal elden çıktıktan sonra, mal sahibi beraat etse bile eski mal varlığına sahip olamayacaktır. Bu durum, anayasada ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde öngörülen mülkiyet hakkının, ekonomik girişim özgürlüğünün ve masumiyet karinesinin ihlali olacaktır.

Böyle bir uygulama yargının bağımsız olmadığı ülkemizde siyasi iktidara yakın olmayanlara, muhalefete ve farklı çevrelere gözdağı verir niteliktedir. Hukuk devleti ve demokrasiyle bağdaştırılması mümkün değildir. Can ve mal güvenliğinin olmadığı Osmanlı hukukuna dönüş niteliğindedir. Bu durum, Osmanlı İmparatorluğu’nun önemli çöküş nedenlerinden biri olmuştur. (...)”

Peki, bu evrensel hukuk ve tarih dersini veren isim kim? Yazayım: Prof. Dr. Doğan Soyaslan . Yani tanınmış ceza hukuku profesörü. Bilenler bilir, Soyaslan, bundan 28 yıl önce Recep Tayyip Erdoğan lehine de hukuki mütalaa veren bir hocaydı. Erdoğan 1997’de Siirt’te yaptığı konuşmadan dolayı yargılanırken onun suçsuz olduğuna dair rapor hazırlayan hukuk insanlarındandı. Hatta bugün de cezaevinde olan Ekrem İmamoğlu için benzer bir görev üstlenmeyi arzuluyordu.

Dünün “mazlumu” Erdoğan yargılanırken hukukun evrensel ilkelerini ve masumiyet karinesini savunan hukuk insanları, o günkü mağdurların kurduğu sistemin bugünkü hukuksuzluklarına karşı aynı uyarıları yapmak zorunda kalıyor. Güç el değiştirebilir, iktidarlar değişebilir ama hukukun çiğnendiği yerde çöküş de feryat da kaçınılmaz oluyor.

Yargı dünyasını yakından izleyen bir dostumla konuşuyordum. “Herkes CHP’ye yapılacak olası operasyonlardan dolayı Ankara’ya bakıyor ama Konya da ilginç” dedi. HSK’nin son kararnamesinden bahsediyordu...

Doğru, CHP’nin hâkim olduğu Ankara’ya ve İzmir’e 200’den fazla yeni savcı atandı. Özgür Özel ve kurmaylarına yeni siyasi operasyonlar yapılması an meselesi. Ve hatta eski CHP’li bazı isimlerin “itirafçı” yapıldığı iddiaları da yayılıyor.

Bununla birlikte, Konya yargısında da ciddi bir dönüşüm görünüyor. Benim saydığım kadarıyla, başta başsavcı olmak üzere 22 savcı ve hâkim Konya’dan uzaklaştırıldı. Yerlerine farklı illerden yeni yargı mensupları getirildi. Özel bir nedeni var mı, bilmiyorum ama dikkat çekici.

Günlerdir siyaset gündemini işgal eden kürsü, sıradan bir kürsü değildir; egemenliğin kayıtsız şartsız ait olduğu milletin meclisinde yer alan bir kürsüdür.

Bu köşede iki hafta önce öğrendiniz...

Seçilmiş genel başkan Özgür Özel’in liderliğinde CHP, 2024 yerel seçimlerinin ardından yaşanan dalgalanmaya, devamında 19 Mart darbesine karşın birinci parti olmayı koruyup iktidara yürürken...

“Benim naçiz (değersiz) vücudum bir gün elbet toprak olacaktır; fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır (sonsuza kadar yaşayacaktır).”

İleri görüşlülük, mantıklılık, basiret vb. kavramlarının karşılığı olarak sağduyu sözcüğünü kullanıyoruz.

Beyaz et sektöründe haksız fiyat artışı gerekçesiyle 13 şirkete denetim kayyumu atandı geçen hafta. Adalet Bakanlığı’nın operasyonuydu.

Çözüm için olaya doğru yaklaşıp süreci öngörmek, yönetmek gerekir.

54. yılına giren İstanbul Müzik Festivali yıllar geçtikçe bir yanda olgunlaşıyor öte yanda geleneklerini daha derinleştiriyor.

Kendi ifadesiyle, “Cumhuriyeti savaş meydanlarında kuran Cumhuriyet Halk Partisi”nin (CHP) başına, hukuksuz bir yargı kararı ile getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin Osmanlı coğrafyasında var olması ve o coğrafyaya doğru büyümesi gerektiğini” söyledi.

Kimi kitabı hemen okurum, kimini de bir kenara ayırırım; okunma sırasının gelmesini beklerim.

Shakespeare’in Julius Caesar eserindeki o eski replik, “Sen de mi Brütüs? Öyleyse yıkıl Sezar!”, ihaneti, bir hançer darbesinden çıkarıp, Batı’nın politik bilinçaltına kazıyan kozmik bir çöküş anıdır...

Son yıllarda “detoks” kelimesi sağlıklı yaşam dünyasının en popüler kavramlarından biri haline geldi.

Bu köşede iki hafta önce öğrendiniz...

MHP lideri Devlet Bahçeli, bayramın birinci günü Türkgün’de danışmanı Yıldıray Çiçek’e konuştu.

“Tüm aileni geberteceğim, çocuklarının gırtlağını keseceğim!”

Gündemin hoyrat ritmi, bir rapora hak ettiği parantezi açma imkânı vermedi maalesef.

“CHP’nin Çevre Sokak’taki CHP Genel Merkez binasına bir kısım demirbaş eşya ve birkaç dosyayı almak için gittiğimde ilginç bir manzara ile karşılaştım.

Hikâyesini üç ay önce bu köşede okudunuz.

14 Nisan 2025 Pazartesi’nin sabah saatleri...

Bugün defterimdeki bazı notları paylaşmak istiyorum

Erdoğan’ın konuşmasını dinleyince ağzımdan “Çok alametler belirdi” sözü çıktı.

Beklenti şu: Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için Meclis erken seçim kararı alacak.

Bir değil, beş değil, yüzlerce kez yazdık.

BİR: Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in ifadesinden ayrıntıları, gazeteci İsmail Saymaz’dan öğrendik.

23 Nisan’dı ya, iktidar siyasetçilerinin dilinde benzer cümleler vardı.

“Örnek bir Anadolu girişimcisi enerjisiyle önce ticari şirketler sonrasında ise sanayi şirketleri kurmuştur.”

Biliyor musunuz: Türkiye’de yılda ortalama 180 bin çocuk suça karışıyor.

Haber şu: MHP, İstanbul’daki tüm teşkilatlarını feshetti.

Gazetemiz Cumhuriyet’te yetişen ve şimdi RTÜK üyesi olarak görev yapan İlhan Taşcı ile buluştum.

Özet tablo şu: Ankara’da bir suç örgütü var.

Telefonuma bir mesaj düştü. Gençlik yıllarından beri Alparslan Türkeş’in yanında olan, MHP’nin eski yöneticilerinden Şevket Bülent Yahnici yazmıştı

“Çetenin, TSK içinde üç tür faaliyet gösterdiği belirlendi...

Yıllardır ara ara baktığım bir web sitesi var; İsviçre bankalarındaki uyuyan varlıkları listeliyor.

Bu köşede daha üç hafta önce süreç komisyonunun ortak raporundan alıntılar paylaştım.

Önce 133 kelimeden oluşan şu uzun mu uzun cümleyi okuyun lütfen...

Fahrettin Altun sürgün edilip Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) Başkanlığı’na atanınca bir sorunun yanıtını aramıştım.

Kurmay albay hakkında bir ihbar yapıldı.

“Bu gece benim gecem, cama vuran her damlada seni hatırlıyorum...”

“Sizin Diyanet olarak yapmadığınızı biz yapıyoruz.”

Önce kısa bir özet: Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak raporu üyelerinin oylamasına sunuldu.

“Çocuklara ilişkin müstehcen görüntü bulundurmak suçundan aldığı ceza onandı.”

4 Ekim 2024 tarihinde bu köşede şöyle dedim: “İstanbul’da yargı eliyle sert bir siyaset izlenmesi sürpriz olmaz.”

“Sahi, kim bu Mesut Özarslan” diye araştırırken milliyetçi camianın bilinen bir ismiyle konuştum.

Gözde, Sinem, Hande, Melis, Nurcan...

Stüdyodayız, yayına ramak kalmış, Timur Soykan son anda girdi içeri.

Üzerine çok yazıldı, konuşuldu ama bir garip denk geliş yeterince vurgulanmadı.

Eski gelinine üniversitede kadro veren dekanı “Onlar” yayınında haberleştirince benzer çok ihbar yağdı. Notlarımı aldım, inceleyeceğim.

“Ünlü lisede zorbalık”, “WhatsApp yazışmaları sonrası kavga”, “Şampiyonlara akran dayağı...”

“İtirafçı oldu.” Bu ifadeyi ne kadar sık duyuyoruz son zamanlarda.

🔴

Son dakikayı kaçırma!

Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.

Paylaş: WhatsApp X

İlgili Haberler

Esenyurt’ta iki grup arasında silahlı çatışma. Çok sayıda araca kurşun isabet etti
Son Dakika

Esenyurt’ta iki grup arasında silahlı çatışma. Çok sayıda araca kurşun isabet etti

31 dk önce

Kimin kürsüsü?
Son Dakika

Kimin kürsüsü?

1 saat önce

Beyaz ette ne oluyor?
Son Dakika

Beyaz ette ne oluyor?

1 saat önce