Süreci okumak yönetmek
Çözüm için olaya doğru yaklaşıp süreci öngörmek, yönetmek gerekir.
Erdoğan iktidarda kalmayı, Bahçeli de Cumhur İttifakı içinde varlık sürdürmeyi hedefliyor. Ülkede oluşan müesses nizam (kurulu yerleşik düzen) ve dış dinamikler de bu ittifakı destekliyor. Ülkede 1980 askeri darbesinden sonra iş insanlarının, sermayenin, sivil, askeri bürokratların, rantiyenin, kimi medyanın yararına oluşan kurulu düzenin sürdürülmesi ana hedef. Başlangıçtan itibaren bağımsızlığı, Cumhuriyeti içselleştirmemiş gruplar da dini motiflerle de destek veriyor.
Dış dinamikler, emperyal güçler Türkiye’de oluşan müesses nizamın sürdürülmesi için kendi emellerine uygun olan, zaman zaman haddi aşan önerilerde, üstü açık/kapalı ambargo tehditlerinde bulunuyor.
Kurulu düzeni, seçimli de olsa sürdürmek, Kılıçdaroğlu başkanlığındaki CHP döneminde sorun değildi. Ancak CHP’de yönetim değişikliği olup geniş kitlelerde de adaletsizliğe, ekonomik çöküntüye tepki başlayınca, seçim kazanmak, kurulu düzeni sürdürmek tehlikeye girdi.
Dezenflasyon söylemi, TÜİK verileri dışında övünme ile somut başarı kazanma olanağı olmadığından siyasal mühendisliğe başvuruldu. Başarı için, DEM’i Cumhur İttifakı’na yaklaştırmak, en azından muhalif parti olmaktan çıkarmak; CHP’yi de yıpratma, itibarsızlaştırma stratejisi izlenmeye başlandı. Süreç iki yönden başlatıldı. DEM’i, Cumhur İttifakı’na çekmek işlevini Bahçeli yüklenirken CHP’yi yıpratmak sürecini de Erdoğan üstlendi. Süreç iki koldan yürüyor. CHP belediyeleri silkeleme, İmamoğlu ’nun tutuklanması, CHP’li yerel yönetimlere operasyonlar, hazırlanan fezlekeler sürecin bir yönü. Sürecin en kritik hamlesi, “mutlak butlan” la Kılıçdaroğlu’nu CHP’nin başına bir kez daha monte edilmesi hamlesidir. Bu hamlenin, olağan bir maliyeti olacağı, karşı taraftan tepkiler geleceği de öngörüldü. Merkez Bankası rezerv kaybı, ülkenin borç risk priminin (cds) yükselmesi, tahvil faizlerinin artması, hamlenin ekonomik maliyetleriydi, katlanıldı. Karşı taraftan da kurultay hamlesinin geleceği biliniyordu.
Siyasette satranç benzeşimi yapılırsa, karşı tarafın hamleleri öngörülürken eşzamanlı olarak karşı ataklar da planlanır. 38. olağanüstü kurultay sonrasına karşın, mutlak butlanın yok sayılacağı da öngörülmeliydi.
Çözüm, karşı hamle için önce gerçekleşmesi mümkün olamayacakları belirtmek gerekir.
1- Kurultay kısa sürede toplanamaz, toplansa bile geçerli sayılacak karar alınamaz. 2- Tedbir kararı kaldırılamaz. 3- Yargıtay kısa sürede kararını açıklamaz. Başsavcılığın delegeler hakkında bilgi toplama sürecini başlatması da karar gerekçesini güçlendiriyor. 4- Parti başkanını belirlemek için CHP örgütünün önüne seçim sandığı da getirilmez.
Satrancı, matematiği, “olmayana ergi yöntemi” ni bir yana bırakalım. Maliyete katlanarak yaptığınız en güçlü hamlenin 45 gün sonra karşı hamle ile başa çıkacağını öngörürseniz ya hamleyi yapmaz ya da karşı hamleleri engellersiniz. Hemen kurultay talebi, yürüyüş, oturma, protesto eylemleri, parti içi mücadele, bana sonuçsuz gibi geliyor.
Genelleme yapmadan politika stratejilerini belirleyenlere aktarıyorum: 1- Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın adamıdır. 2- Halk Erdoğan’ı değiştirmek isterse yerine gelecek olanın ikinci Erdoğan olmasını istemez. 3- Çok konuşuluyor, net duruş sağlam gerçekleşmiyor.
Yeni parti olacaksa Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri’nin ruhunu, Mustafa Kemal Atatürk’ün umdelerini yansıtan köprü parti olmalı. CHP, boyunduruktan kurtarıldıktan sonra Atatürk’ün CHP’si olmalıdır. Süreci görmek, yönetmek belirleyici olacaktır.
Günlerdir siyaset gündemini işgal eden kürsü, sıradan bir kürsü değildir; egemenliğin kayıtsız şartsız ait olduğu milletin meclisinde yer alan bir kürsüdür.
Bu köşede iki hafta önce öğrendiniz...
Seçilmiş genel başkan Özgür Özel’in liderliğinde CHP, 2024 yerel seçimlerinin ardından yaşanan dalgalanmaya, devamında 19 Mart darbesine karşın birinci parti olmayı koruyup iktidara yürürken...
“Benim naçiz (değersiz) vücudum bir gün elbet toprak olacaktır; fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır (sonsuza kadar yaşayacaktır).”
İleri görüşlülük, mantıklılık, basiret vb. kavramlarının karşılığı olarak sağduyu sözcüğünü kullanıyoruz.
Beyaz et sektöründe haksız fiyat artışı gerekçesiyle 13 şirkete denetim kayyumu atandı geçen hafta. Adalet Bakanlığı’nın operasyonuydu.
Çözüm için olaya doğru yaklaşıp süreci öngörmek, yönetmek gerekir.
54. yılına giren İstanbul Müzik Festivali yıllar geçtikçe bir yanda olgunlaşıyor öte yanda geleneklerini daha derinleştiriyor.
Kendi ifadesiyle, “Cumhuriyeti savaş meydanlarında kuran Cumhuriyet Halk Partisi”nin (CHP) başına, hukuksuz bir yargı kararı ile getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin Osmanlı coğrafyasında var olması ve o coğrafyaya doğru büyümesi gerektiğini” söyledi.
Kimi kitabı hemen okurum, kimini de bir kenara ayırırım; okunma sırasının gelmesini beklerim.
Shakespeare’in Julius Caesar eserindeki o eski replik, “Sen de mi Brütüs? Öyleyse yıkıl Sezar!”, ihaneti, bir hançer darbesinden çıkarıp, Batı’nın politik bilinçaltına kazıyan kozmik bir çöküş anıdır...
Son yıllarda “detoks” kelimesi sağlıklı yaşam dünyasının en popüler kavramlarından biri haline geldi.
Çözüm için olaya doğru yaklaşıp süreci öngörmek, yönetmek gerekir.
Ekonomide araz olarak nitelendirilebilecek tüm olgular, makroekonomik dengesizlikler, işsizlik, üretimsizlik, verim düşüklüğü, gelir dağılımı bozukluğu yaşanıyor
Geçenlerde kadim CHP’li bir arkadaşla karşılaştığımda gülerek “‘Yıllar sonra çalışkan, enerjik bir başkan bulduk” diyerek sevinç gösterisi yaptı.
Karakter, bireyin kişiliğini oluşturan, ortaya koyan nitelikleridir.
Kurultay davası, yine beklentilere uygun ertelendi.
Okura, okumaya ilişkin gözlemler, tekil, bölümsel, kısmi de olsa genelleştiğinde yaşanan sorunların ana nedenlerinden biri olabilir.
Kişilerin, değer yargıları, bakış açıları yaklaşımları, olayları değerlendirmesinde, yorumunda etkili olur.
NATO’ya ilişkin yeni düzenlemelerin yapılacağı, İstanbul’da deniz unsur komutanlığından söz edildiği günümüzde, emperyalizmin boğazların kontrolü konusunda plan, niyet ve emellerinin gözden kaçmaması gerekir.
Anket yönteminde; denek seçimi, anketör ve deneklerin ürkmesi, beklentileri veya çıkarlarını koruma güdüsüyle gerçek düşünce ve görüşlerinden farklı yanıtlar vermeleri gibi sorunlarla karşılaşılabilir.
Savaş, doğa yıkımı, çevre kirliliği, siyasal ve finansal krizler, savurganlık; iktisadın ussallığı, akılcı davranışıyla bağdaşacak olaylar değildir.
Laiklik, siyasal ve toplumsal sistemin din ve devlet ayrılığı ilkesi, anlayışıdır.
Kalkınma yalnız bireylerin gelirlerinin artması değil eğitim, sağlık, çevresel olarak yaşam kalitesinin yükselmesidir.
Çin, yarı kolonyal, yarı feodal ülke olarak 2. Dünya Savaşı’nın ardından iç savaş da geçirdikten sonra 1 Ekim 1949’da Mao Zedong önderliğinde halk cumhuriyeti kurulmasıyla kalkınma sürecine girmiştir.
Mizansen, yarar sağlamak, kişi/ kişileri yanıltmak amacıyla önceden hazırlanan yapmacık düzen, tiyatro olarak tanımlanır.
Yargı, hukuk düzeninin sağlanması amacıyla devletin mahkemeler aracılığıyla yerine getirdiği işlevdir.
Ekonomide oluşan kısır döngüyü, çözümsüz süreci, “ekonomiye giriş” el kitaplarında yer alan bilgileri aktararak nedenleriyle açıklamaya çalışacağım.
Devletlerarası ekonomik ve politik amaçlı bir organizasyon olan BRICS, 1998 yılında Rusya Dışişleri Bakanı Yevgeni Primakov’un Rusya, Hindistan, Çin arasında diyalog grupları, forum toplantıları düzenlemesiyle, kısaltma adıyla “RIC” olarak kurulmuştur.
Devletin geliri, kamu hizmetlerini görmek, kamusal malları üretmek için gerçek ve tüzel kişilerden yasa ile topladığı para, vergi ve vergi benzerleridir.
İdeoloji, belirli amaç, görüş ve davranışların temelini oluşturan felsefi ve siyasal öğreti, fikirler sistemidir.
Emperyalizm, kapitalist sistemin varlığını sürdürmesinin gereği, olmazsa olmaz koşuludur.
Ekonomik kalkınma örnekleri olarak daha çok Çin, Güney Kore modelleri incelenirken Hindistan gündeme pek getirilmez.
Sorunlar, neden/nedenlerine doğru tanı konarak, nedenl
Son dakikayı kaçırma!
Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.
