USD/TRY38.42 ▼
EUR/TRY41.15 ▲
Gram Altın3.842 TL ▲
BIST 1009.845 ▲
Bitcoin$84.250 ▼
Ethereum$3.120 ▲
Petrol$62.30 ▼
SON DAKİKA
Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor • Haber Kaydır — Türkiye ve dünyadan anlık haberler • Son dakika gelişmeleri • Gündem, magazin ve spor •
Son Dakika 2 saat önce

15-16 Haziran’ın yıldönümünde emeğin durumu

HK Yazan: Haber Kaydır Editörlüğü Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika Orijinal Haber ›
Bugün 16 Haziran; 1970 yılındaki büyük işçi direnişinin 56.

Bugün 16 Haziran; 1970 yılındaki büyük işçi direnişinin 56. yılı. Bu direniş, ülkemizin emek tarihinde olduğu kadar toplumsal mücadele tarihinde de önemli bir yer tutuyor. Bu nedenle de ekonomik, sosyal ve siyasal açıdan büyük önem taşıyor.

Günümüzde yaşananları doğru analiz edebilmek için geçmişi de iyi bilmek gerektiğini düşünüyoruz. Geçmişte yaşanan böylesi büyük eylemlilikleri ve yaşananları, kendi döneminin koşulları ve gerçeklikleri ile değerlendirmek gerekiyor.

1970 yılının 15-16 Haziran’ında, emeğin örgütlenmesinin ve özellikle de DİSK’in güçlenmesinin önüne barikat çekilmek istenmesine karşı; işçiler, emekçiler ayağa kalkmıştı. Bu yıl 100. yaşını kutladığımız işçi sınıfının unutulmaz sendikal önderi, dönemin DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler ile yönetiminin başlattığı direniş; özellikle İstanbul’da çok etkili oldu. Sendikalı, sendikasız ya da farklı sendikalara üye pek çok emekçi, direnişe aktif destek verdi.

O iki günlük büyük direnişte yaşananlar, emeğin-emekçinin gücünü herkese göstermişti. Emeğin, emekçinin aleyhine yapılmak istenen yasa değişiklikleri, bir anlamda çöpe atıldı! Bu direnişin siyasette de önemli yansımaları ve etkileşimleri oldu.

Ancak egemen güçler de amaçlarından ve hesaplarından hiç vazgeçmediler. 12 Mart-12 Eylül darbeleriyle emek kesimine ve onların sendikal-siyasal örgütlenmelerine büyük darbe vuruldu. 12 Eylül 1980 darbesi olduğunda, bizler İzmir’de dört aydır grevde olan DİSK üyeleriydik. 12 Eylül darbesini “grev gözcüsü” gömleklerimizle karşılamıştık. Ancak darbeciler önce grevlerimizi yasakladılar, sonra da sendikalarımızı kapattılar.

12 Eylül sonrası dönemlerde de emek hareketi çok irtifa kaybetti. Örgütlenme neredeyse suç haline geldi. Yaşananlar yalnızca emeği ve emekçiyi vurmakla kalmadı, ülkemiz siyasetini ve demokrasisini de olumsuz etkiledi. Emek dünyası büyük güç kaybına uğradı.

Çeyrek asırdır işbaşında bulunan bugünkü iktidar döneminde, emeğin kaybı daha da arttı. Sendikal hareket ve emek örgütlenmesi etkisizleşti. Emek kesimi büyük hak kayıpları yaşadı. İşçinin ekmeği küçüldü. Örneğin, Türkiye İş Kurumu’nun verilerine göre, yılın ilk dört ayında 631 bin emekçi işten çıkarıldı. Aynı zamanda enflasyon da işçiyi yuttu.

DİSK-AR’ın Ücret Kaybı Haziran 2026 İzleme Raporu’na göre; sadece sigortalı işçilerin beş aylık enflasyon kaybı, Mayıs 2026’da birikimli toplam erime 458.8 milyar TL olarak gerçekleşti. Yine yapılan hesaplamalara göre, ücretlerdeki beş aylık enflasyon kaybı, ortalama işçi ücretiyle çalışanda 27 bin 538 TL, asgari ücretli çalışanda 15 bin 183 TL’ye ulaştı.

Halen Avrupa’da en düşük asgari ücretle çalışmanın ülkemizde olduğu gerçeği, özellikle asgari ücretle çalışanların durumunu ve beklentisini çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. Asgari ücretliler temmuzda, yılın ikinci yarısı için asgari ücrette ara zam talep ediyorlar ve bekliyorlar.

Emek kesiminin sıkıntısı ve beklentisi yalnızca çalışanlarla da sınırlı değil. Avrupa’nın en yoksulu durumundaki emekliler de tam anlamıyla ağır bir geçim sıkıntısı yaşıyorlar. Onlar da emekli maaşlarında seyyanen iyileştirme bekliyorlar. Görüldüğü gibi, temmuz ayı çalışanlar ve emekliler için büyük önem taşıyor. Emek kesimi taleplerini duyurmaya çalışıyor. Bu amaçla da sıkça alanlara, meydanlara çıkıyor. Maaşlarını alamayan madencilerin haklı ve kararlı mücadelesi ise tüm toplumsal kesimlere örnek oluyor.

Emek dünyasının meselelerine, yalnızca temmuz ayındaki maaş-gelir artışı açısından yaklaşmak elbette yeterli olmaz. Günümüzde emek kesiminin problemleri çok daha derindedir. Bir yandan işçi sınıfının sendikal örgütlülüğü ve politik etkinliği gerilerken diğer yandan etkileşim alanı ise genişliyor. Yaşanan yoksullaşma süreci ve sosyal kırılmalar, sınıfsal mevzilenmeyi de değiştiriyor. Orta sınıf giderek yoksullaşıyor, işçileşiyor. Böylece emek dünyasına yeni toplumsal kesimler katılıyor.

15-16 Haziran büyük işçi direnişinin yıldönümünde, emek dünyasının sorunlarına ve örgütlülüğüne, farklı pencerelerden bakmak gerektiğini düşünüyoruz. Geçmişten günümüze yaşanan hak kayıpları ve olumsuzluklar; aynı zamanda hayatın diyalektiğinde yeni olanakları ve görevleri de beraberinde getiriyor. Önemli olan, bunların doğru kavranıp çözümlenerek gereklerinin yapılabilmesi. Sözün özü; günümüzde emeğin ve emekçinin sorunlarına, yeni, güncel ve gerçekçi bir bakışla yaklaşmak gerekiyor.

Cumhuriyet köşe yazarı Nilgün Cerrahoğlu, 14 Haziran 2026 tarihinde “Yüzsüzlüğün elli tonu” başlıklı bir makale yayımladı. “Alçaklığa Övgü”, “Aptallığa Övgü”, “Gönüllü Köleliğe Övgü” ve “Hainliğe Övgü”ye ilave olarak, onun bu yazısından bir “Övgü” makalesi daha çıkardım!

Atatürk’ün yenilikçi, devrimci, milli kurtuluşçu, laik ruhu, CHP’den arınmıştır, belki de uçmuştur demeliyim.

28 Şubat’ta ABD’nin İran’a ikinci kez saldırısıyla başlayan savaşın, 107 gün sonra gelen antlaşma haberiyle sonuçlanma olasılığı belirdi.

Başlık öncelikle 107 gündür, yaz-boz tahtası içerikli olarak sürdürülmüş uyuşmazlık tartışmalarının ardından, nasıl kesinleşeceği henüz çok kesin olmayan İran’da gündeme giren anlaşmayı içeriyor.

Gazetemizin yazarı Dikmen Gürün’ün “Bir Dönem Üstünden Türk Tiyatrosunu Eleştirilerle Okumak” başlıklı yapıtı nisan ayında çıktı.

Bugün 16 Haziran; 1970 yılındaki büyük işçi direnişinin 56. yılı.

1982 Anayasası dört yüksek mahkeme tanımlamış ve yetkilendirmiştir.

Geçtiğimiz günlerde, 10 Haziran’da, Rusya-Ukrayna savaşı, uzunluk bakımından 1. Dünya Savaşı’nı aştı.

Bugün 16 Haziran; 1970 yılındaki büyük işçi direnişinin 56. yılı.

İçinde bulunduğumuz döneme damga vuran sözcüklerden biri “silkeleme”. Bu sözcükle ifade edilen uygulama, kentin ve kentlinin günlük yaşamında çok önemli işleve sahip yerel yönetimlerde -özellikle de muhalif belediyelerdeadeta kâbusa dönüşüyor.

Ülkemizin siyasal yaşamında fırtınalar yaratan “mutlak butlan” kararının etkileşimleri sürüyor.

Uzun süren bayram tatili günlerinin ulusal ve yerel gündemdeki başat konusu, CHP’ye yönelik mutlak butlan kararı oldu. Mutlak butlana karşı ilk tepkiler de İzmir’den, Ege’den yükseldi. Ege, her zaman olduğu gibi siyasal duyarlılığını ve tepkisini ortaya koydu.

Dünyada önemli ekonomik, sosyal ve siyasal gelişmeler yaşanıyor.

İzmir’in simgelerinden olan Kemeraltı, biz İzmirliler için çok anlamlıdır, değerlidir. Hemen her İzmirlinin ve Egelinin geçmişinde olduğu gibi, bizim de geçmişimizde Kemeraltı’dan önemli anılar-izler vardır.

🔴

Son dakikayı kaçırma!

Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.

Paylaş: WhatsApp X

İlgili Haberler

İstanbul’da köpeği bağlayarak motosikletle koşturdu, para cezasıyla kurtuldu: 'Hayvan hakları nerede?'
Son Dakika

İstanbul’da köpeği bağlayarak motosikletle koşturdu, para cezasıyla kurtuldu: 'Hayvan hakları nerede?'

2 saat önce

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun Ev İçi Şiddet Acil Yardım Hattı verileri açıklandı: 'Failleri yine eşleri'
Son Dakika

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun Ev İçi Şiddet Acil Yardım Hattı verileri açıklandı: 'Failleri yine eşleri'

2 saat önce

Dünün üreticileri bugünün unutulanları oldu: Emeklilerin çığlığı Ankara’da yükseldi
Son Dakika

Dünün üreticileri bugünün unutulanları oldu: Emeklilerin çığlığı Ankara’da yükseldi

2 saat önce