Soma'da TKP'den 15-16 Haziran yürüyüşü: 'Bu ülke, bu halk satılık değil'
Türkiye Komünist Partisi (TKP), 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi'nin 56'ncı yıl dönümü kapsamında Soma'da yürüyüş ve miting gerçekleştirdi. Cengiz Topel Meydanı'nda toplanan partililer, sloganlar eşliğinde Soma Millet Parkı'na yürüdü. Yürüyüşün ardından düzenlenen mitingde işçi hakları, özelleştirme politikaları ve Soma'daki madencilerin yaşadığı sorunlar gündeme getirildi.
Mitingde yapılan konuşmalarda, Türkiye'nin yer altı ve yer üstü kaynaklarının özel şirketlere devredildiği belirtilerek, kamulaştırma çağrısı yapıldı. Katılımcılar sık sık "Bu ülke, bu halk satılık değil" sloganları attı.
TKP Soma İlçe Başkanı Mehmet Horoz, Soma'nın 12 yıl önce Türkiye tarihinin en büyük işçi katliamlarından birine tanıklık ettiğini belirterek, özelleştirme ve sermaye politikalarını eleştirdi. Horoz, "Bu şehir 12 yıl önce çok büyük acılar yaşadı, Türkiye'nin en büyük işçi katliamını yaşadı. Bir avuç sermayedara bütün kaynaklar peşkeş çekildiği için geriye ölüm, kan ve gözyaşı kaldı" dedi.
Bugün de şirketlerin işçileri işsizlik ve açlıkla tehdit ettiğini öne süren Horoz, Soma'da faaliyet gösteren büyük şirketlerin kamu kaynaklarından yararlanarak büyüdüğünü savundu. Horoz, "İşçiler örgütleniyor. Halkın olan madenleri ve santralleri yeniden halkın hizmetine sunacağız. Düzeniniz batsın, işçiler yaşasın" ifadelerini kullandı.
Soma Maden Faciası'nda yaşamını yitiren madenci Uğur Çolak'ın babası ve 301 Madenci Derneği Başkanı İsmail Çolak da mitingde konuşma yaptı. Oğlunu maden faciasında kaybetmiş bir baba olarak konuştuğunu belirten Çolak, özelleştirme politikalarının işçi ölümlerine neden olduğunu anlattı.
Çolak, "Özelleştirme denildiğinde aklımıza ilk gelen şey katliam oluyor. Soma'da 301 işçi, Ermenek'te 18 işçi, Şirvan'da 16 işçi yaşamını yitirdi. Amasra'da da emekçiler ekmek parası kazanırken hayatlarını kaybetti. Bunların bedelini işçiler ödedi" diye konuştu. İşçilerin ve emekçilerin örgütlü mücadele vermesi gerektiğini ifade eden Çolak, "Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz. Bunun için örgütlü olmak zorundayız" dedi.
TKP Merkez Komite Üyesi Savaş Sarı da 15-16 Haziran 1970 işçi direnişinin tarihsel önemini vurguladı. Direnişin işçi sınıfının örgütlü gücünü ortaya koyduğunu belirten Sarı, "56 yıl önce on binlerce işçi ayağa kalkarak Türkiye'nin geleceğini değiştirdi. Fabrikalarından çıkarak emeğin ve örgütlü mücadelenin gücünü gösterdiler" şeklinde konuştu.
Türkiye'de milyonlarca emekçinin yoksulluk, işsizlik ve güvencesizlikle karşı karşıya olduğunu öne süren Sarı, son dönemde madencilerin yaşadığı ücret ve tazminat sorunlarına dikkat çekti. Madenlerin ve enerji tesislerinin özel şirketlere devredilmesini eleştiren Sarı, işçilerin birlik ve dayanışma içerisinde mücadele etmesi gerektiğini söyledi. Sarı, "Bu ülkenin kaynakları holdinglere ve büyük sermaye gruplarına yağma alanı olarak sunuluyor. Buna karşı işçiler ve emekçiler memleketine, emeğine ve geleceğine sahip çıkmalıdır. Bu ülke, bu halk satılık değildir" ifadelerini kullandı.
Mitingde yapılan konuşmalarda özelleştirme politikalarının sona erdirilmesi, madenlerin ve enerji tesislerinin kamulaştırılması, işçi haklarının güvence altına alınması ve örgütlü mücadelenin güçlendirilmesi mesajları verildi.
Etkinlik, katılımcıların sloganları ve dayanışma mesajlarıyla sona erdi.
Son dakikayı kaçırma!
Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.
