‘Hayatımda hiçbir şey acil değil artık’
İrem Derici yeni albümünün heyecanı içinde. Bir yandan da konserleri arasında koşturuyor. Onu bu temposunda telefonla yakalıyorum. Her zamanki gibi dobra bir şekilde anlatmaya başlıyor.
◊ 13 şarkılık yeni albümün ‘Olay Mahalli’ çıktı. İnsanların tek şarkı çıkarmaya cesaret edemediği dönemde sen deli misin?
Bu şarkılar 2000’den beri birikiyor. Düşün, o zaman aldığım şarkı var. Bestecileri bir yandan “Ne zaman çıkacak” diyorlardı, bir yandan müzik değişiyor. Dedim ki: “İrem hadi. Yaş 39 oldu, 40’a girmeden şu 13 şarkıyı bir sal.” Tabii maddi-manevi çok sancılı bir süreçti. Bu sefer hiç kadın besteci yok, albümde 25 adamla baş etmek durumunda kalıyorsun, hepsinin gönlü olsun diye bir taraflarımı yırttım. Neyse bayağı sıka sıka en sonunda çıkardık. Ben de sanki Sabancı’nın torunuyum ya, iki gün fotoğraf çekimi, 13 farklı styling, iki klip... Artık gördüğün gibi gözlerimin altı çökmüş vaziyette. Ne oldu? Albüm çıkardım...
◊ Bu albüm bize ne vaat ediyor?
Vaat etmiyor, 13 şarkı veriyor işte. Her kesimden dinleyiciye hitap eden şarkılar var. Kaymak gibi akan bir albüm. Ama albümün altında yatan bir felsefesi yok.
◊ Albüm söz konusu olunca şarkıcılar genelde bir roman gibi hikâye anlattığını söylerler. Öyle bir şey yok mu?
Tabii hepsi Orhan Pamuk çünkü... Bırak Allah aşkına! Herkes kendini bir yerde gördüğü için böyle şeyler söylüyor. Zaten şarkıları kendin yazmıyorsun, müziklerini toplama, devşirme yapıyorsun. Ben hiçbir şey vaat etmiyorum, eli yüzü düzgün 13 şarkı.
◊ Bu albümde yeni denediğin sound’lar, tarzlar var mı?
Amerika’yı yeniden keşfetmedik ama daha önce söylemediğim tatlarda şarkılar var. Mesela ‘Sonum Öyküne’, ‘Paranoya’... Yani yenilik de bildiğin İrem de var. Bildiğin İrem ne bu arada? İrem tam olarak şudur diyemiyorum. Çünkü Türkiye’yi evlendiren ‘Kalbimin Tek Sahibine’yi söyleyen de Türkiye’yi dans ettiren ‘Zorun Ne Sevgilim’i söyleyen de benim. Belli bir İrem yok. İçimde küçük küçük şizofreni taneleri var, onlar çıkıyor.
◊ Şarkıların isimlerinden gidersek ‘Durum Çok Acil’ şarkındaki gibi, hayatında çok acil dediğin şeyler yaşıyor musun?
Turnelerde karayolundan giderken “Çocuklar idrar dökmem lazım çok acil” diye durduruyorum arabayı. Bak, aslında yeni bir İrem var; çok bıkkın ve eve kapanmış. O yüzden hiçbir şeyin artık benim için aciliyeti yok.
Bu daha iyi. B.kumla kavga ediyorum bir senedir, farkında değil misin? Kavga etmediğim insan kalmadı. Çok yoruldum. O yüzden hayatımda hiçbir şey acil değil artık. Gayet yaya yaya yaşıyorum. İnsanların geçiş dönemleri oluyor, sanki öyle bir yerdeyim.
◊ Yıllardır bir şarkı çıkardığında ‘tuttu, tutmadı, tutacak mı’ diye gerginliklerin olurdu. Sanki onlar da gitmiş senden?
Gerçekten bu albümle o moddayım biliyor musun? Bir önceki single’da bile hırsım vardı. Ama olmayınca olmuyor, bu elimizde olan bir şey değil. Artık onun verdiği bir olgunluk oturdu içime. Bak şimdi, Spotify 50 listesini aç, ortam değişik, o yüzden ben ayak uydurmaya çalışıp da palyaço durumuna düşeceğime, bildiğim şeyi yaptım. Kendime “Aferin kızım” dedim. Bu kaygıyla olacak iş değilmiş. En dev isimlerin de benimle beraber çıkmış çok başarılı isimlerin de bu sene albümü tutmadı. Bana popçuların çıkardığı yeri göğü inleten bir albüm söyle. Yok. İnsanların 10 yıl önce çıkarttığı şarkılar viral oluyor. Ama 13 şarkılık albüm yapmışken eski bir şarkım patlarsa beni köprüde görürsün.
◊ Bir diğer şarkın ‘Paranoya’... Var mı paranoyaların?
Çok paranoyam var. En son ‘insomnia’ (uyku bozukluğu) teşhisini de aldım. Doktor uyku ilaçlarımı verdi. Bu aralar Allah’a şükür sağlığım daha iyi ama geçen sene sürekli uykumdan kalkıp düştüm, kafama 20 dikiş atıldı. Onlar tekrarlar mı diye korkularım oluyor. İşte, mekân doldu mu, bilet sattık mı diye bir gün öncesinden stres başlıyor. Şarkı tutması başka bir şey fakat o sahneyi doldurmak bambaşka bir şey. Mesela yarın sahnem var, çoğu dinleyici albümdeki şarkıları biliyor, açılış şarkısı Sezen Aksu’dan ‘Elveda Ustası’ çok sevildi, onu söyleyelim diyorum, sabahtan beri orkestrayı darlıyorum.
◊ ‘Sanki 17 Yaşındayım’ şarkındaki gibi o yaşlarını hatırlıyor musun?
Gözümde bugünlerin hayalini kuran bir çocuk canlanıyor. Ama yine de bu benim uslanmış halim. Ortaokulda ve lisede berbat bir tiptim. O İrem’i bugün görsem, “Bebeğim erken başla estetiğe, yorma kendini. Kariyerin ilk beş senesi garabet gibi gezdin, haberin olsun. Bak bir anda ünlü olacaksın” derdim.
‘KADERE BAKAR MISIN, İNANILMAZ BİR ŞEY’
◊ Şu an müzik dünyasını nasıl buluyorsun?
Aman, karman çorman. Herkes b.k içinde. Sadece Manifest ve Ajda’nın şarkısını dinliyorum. Müzik sektöründe herkes yaralı bir ceylan gibi. Kimse tam olarak ne yapacağını bilmiyor. Yarasını mı sarsın, yeni yaralar açılmasın diye geri mi dursun? Çok büyük isimler albüm çıkarmaktan korkuyor. Hak veriyorum da. Düşünsene 30-35 senelik sanatçısın, ne yapsan ortalık inlemiş. En karizmatik döneminde bir şey çıkaracaksın ve o sessiz sedasız yürüyecek. Ama bu çok kendine güvenip o.ursam tutar tarzında takılan arkadaşlara da bir hatırlatma yapmak istiyorum: Bir gün en üstteyken ertesi gün kaldırıma düşenleri çok gördük. Sağla, solla didişmeyip işinize bakın.
◊ Bunu sen mi söylüyorsun... Sen bıraktın mı artık sağla solla didişmeyi?
Bıraktım, yeter. Yapın şarkınızı tutsun ya da tutmasın. Dinleyen dinlesin. Belki bir kişinin hayatı değişir.
Mesela kas hastalığı olan Metehan vardı, 3,5 yaşında. O ilacı almazsa çocuk hayatı boyunca belki de tekerlekli sandalyede kalacaktı. Ben kampanyaya girdiğimde yüzde 80’delerdi. Paylaşım, canlı yayınlar yaptım. Dostlarımı teşvik ettim canlı yayınlar için, tamamlandı. Ve bu çocuğun babası jandarma, beni şafak operasyonunda evden alan altı jandarmadan biriydi. Kadere bakar mısın? İnanılmaz bir şey bu. O olay benim başıma bu çocuğun hayatı kurtulsun diye gelmiş diye düşündüm, hırs yapıp saatlerce yayın yaptım. O çocuk şimdi ilacını almaya gidiyor. Bak, ne güzel bir şeye vesile oldum.
‘AŞIRI ÇITIR HİSSETTİĞİM BİR DÖNEMDEYİM’
◊ 40’a 1 kala ne hissediyorsun?
Eski yaş kavramı kalmadığı için aşırı çıtır hissettiğim bir dönemdeyim. Bayılıyorum tip olarak kendime. Fiziğimi de çorapla topluyorum.
Bir varis çorabı var. Bir beden küçültüyor. Bazı sanatçılarımız iki tane üst üste giyiyor, bana bir çorap yetiyor. Beyoncé üç tane giyiyor. Ama çoraba güvenmemek lazım, spor salonunda biraz ter dökmek gerek. Çünkü koluma çorap takamam.
◊ Konu yaşa gelmişken Melih’le aranızdaki 12 yaş farkı da konuşuldu. Bu haberler seni üzdü mü?
Yok. Biz çok geyiğini de yapıyoruz. Ama kendi içimde ilk sene çok dert ettim. Çünkü hiçbir zaman aynı yaş aralığında buluşamıyoruz. Yani ikimiz de 30’larımızdayız diyebileceğimiz bir vakit yok. Ben 40 olacağım seneye, o 28. Yani rakamsal olarak takılıyorum, yoksa enerji olarak birbirimizi çok güzel tamamlıyoruz.
‘KALBİNE ÂŞIK OLDUM DİYE YALAN SÖYLEMEYECEĞİM, GÖRSEL OLARAK BENİ ALDI’
◊ Geçen sene röportaj yaptığımızda Melih’le (Kunukçu) ayrılmıştınız. Röportaj yayımlanmadan barıştınız. Şubatta da nişanlandınız. Öncelikle nasıl evlenme teklifi aldın?
Eda Sakız’la Burak Bulut’un düğününde teklif etti şeklinde basına yansıdı. Ama bilmedikleri bir şey var ki biz Avustralya’da hem konser vermek hem tatil amaçlı 10 gün kaldık. Sidney’de bir viski bara gittik, 200 yıllık viskiler vardı, çok otantik bir ortamdı, orada bana teklif etti. Parmağında doğum tarihimin yazdığı bir yüzük vardı, onu çıkarıp taktı, çok güzeldi.
Yok, nişanda bir araya geldiler. Orada da babam gelecek, konuşacak falan diye gerildim. Aslında bizim ilk sözleneceğimiz gün, sabah gözaltına alındım. O gün babamı da davet etmemiştim. Konuşur, milleti gerer falan diye düşündüm. Sonra haberler çıktı “ İrem Derici ’nin gözaltına alınmasıyla alakalı bilinmeyen bir detay. Bu akşam Melih Kunukçu’yla nişanlanacaklardı” diye. Babam oradan görmüş, geldi, ben karakoldan çıktım. “Demek nişanlanıyorsun, ben davetli değilim” dedi ve kendini bir sonraki versiyona davet ettirmiş oldu. Sağ olsun ama babam çok tatlıydı o gece.
Büyük ihtimalle iki-üç arkadaşımızı alıp, yurtdışına gidip evleneceğiz. Çünkü nişa
Son dakikayı kaçırma!
Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.
