Ekonomik kriz beşiği vurdu: Aileler artık ikinci çocuktan vazgeçiyor!
Ankara merkezli düşünce kuruluşu Toplum Çalışmaları Enstitüsü, Türkiye’nin demografik yapısındaki değişimi mercek altına alan “Türkiye’de Toplam Doğurganlık Düşüşünün Anatomisi: 2013–2024 Dönemi Üzerine Bir Ayrıştırma Analizi” başlıklı raporunu yayımladı. Mehmet Emin Sezgin imzalı çalışma, Türkiye’de toplam doğurganlık hızının 2013 yılında 2,11 seviyesindeyken, 2024 itibarıyla 1,48'e kadar gerilediğini tespit etti.
Raporda yer alan en çarpıcı bulgu, doğurganlık düşüşünün "hiç çocuk yapmamak"tan ziyade, ailelerin ikinci çocuktan vazgeçmesi olduğu yönünde. Verilere göre, toplam kaybın yüzde 56,6’sı tek başına 1'den 2'ye geçişteki kırılmadan kaynaklanıyor. 2010’lu yılların sonunda bu geçişin tıkanmasıyla Türkiye’nin demografik olarak yeni ve kritik bir evreye girdiği vurgulanıyor.
Enstitü, bu düşüşün yalnızca demografik bir değişim değil, somut bir ekonomik sonuç olduğu uyarısında bulunuyor. TÜİK verilerine dayandırılan analizde şu çarpıcı saptama yer alıyor:
En düşük gelir grubundaki hanelerde konut ve gıda harcamalarının toplam içindeki payı yüzde 63,6’ya ulaşmış durumda.
Bu finansal yük, ailelerin ikinci çocuk kararının önünde en büyük engel olarak duruyor.
Evlilik oranlarındaki düşüş ise kaybın yüzde 34,8’ini oluşturarak ikincil faktör olarak kalıyor.
Raporda, çocuk bakımının kurumsal bir zemine oturtulamadığına da dikkat çekiliyor. Türkiye’de 0-5 yaş grubunda çocuk bulunan hanelerde bakımın yüzde 88 gibi ezici bir oranla anne tarafından üstlenildiği belirtiliyor. Kurumsal bakım hizmetlerinin yetersizliği nedeniyle, kadınların işten ayrılma nedenleri arasında "çocuk bakım yükümlülükleri" ilk sırada yer alıyor.
Doğurganlık düşüşünü durdurmaya yönelik politikaların, sorunun kaynağına (özellikle ikinci çocuk kararına) inmesi gerektiği belirtilen raporda, şu uyarı yapılıyor:
“Ayrıştırma olmadan yapılacak politika tasarımı, karanlıkta hedef arayan bir müdahaleye dönüşür. İkinci çocuk kararını etkileyen ekonomik ve kurumsal faktörler, politika tasarımında öncelikli alan olmalıdır.”
