Eğitim uzmanlarından 2026 LGS analizi: 'Önceki yıllara göre daha zor ve seçici bir sınavdı'
Milli Eğitim Bakanlığı’nca uygulanan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav bugün iki oturum halinde gerçekleştirildi. 1 milyondan fazla öğrencinin başvurduğu sınavın sonuçları 10 Temmuz’da açıklanacak. Sınavın ardından soruları ve genel yapıyı analiz eden eğitim uzmanları, önceki yıllara kıyasla daha zor ve seçici bir sınavla karşı karşıya kalındığını vurguladı.
Uzmanlar, sonuçlar açıklandığında tercihlerin puan yerine bir önceki yılın yüzdelik dilimlerine göre yapılması gerektiği konusunda öğrencileri ve velileri uyardı.
LGS 2026 Türkçe testi müfredata uygun hazırlanmakla birlikte, geçmiş yıllara göre önemli yapısal değişiklikler içerdi. Bu yılki sınavda öne çıkan detaylar şunlar oldu:
Sözcükte anlam sorularının sayısı azaldı.
Okuma yükü fazla, çeldiricilik düzeyi yüksek anlam bilgisi soruları artırıldı.
Paragraf sorularında daha uzun metinler tercih edildi ve seçenekler birbirine oldukça yakın kurgulandı.
Geçen yıllardan farklı olarak fiilimsi ve anlatım bozukluğu konularından soru sorulmadı.
Uzmanlar, Türkçe testinin bilgiden ziyade okuduğunu anlama, yorumlama, çıkarım yapma ve dikkat becerilerini ölçtüğünü, uzun metinler nedeniyle öğrencilerin zaman yönetimi açısından zorlanmış olabileceğini belirtti.
Matematik testi, öğrencilerin muhakeme gücünü ve işlem hızını ölçen bir yapıda karşımıza çıktı. Sınavda 4 kolay, 11 orta güçlükte ve 5 güçlük seviyesi yüksek soru yer aldı.
Soruların yarısından fazlasında görsel kullanımına yer verilirken; özellikle üçgen, veri analizi ve silindir sorularının sınavın belirleyicisi olacağı öngörülüyor. Siliindir, veri analizi ve üslü sayılar konularında yoğun işlem becerisi istendiği için zamanı iyi yöneten öğrencilerin öne çıkacağı kaydedildi.
Fen Bilimleri soruları, geçen yıla kıyasla kelime yoğunluğundan arındırılmış ancak akıl yürütme düzeyinin artırıldığı bir sınav olarak değerlendirildi. Soru metinlerinin optimize edilmesine rağmen sınavın kolaylaşmadığını belirten uzmanlar, okumaktan yorulan değil, bilgiyi transfer edemeyen öğrencilerin elendiği bir yapı kurulduğunu aktardı. Metindeki ipuçlarından hareketle bilgiyi sentezleme becerisinin ölçüldüğü, grafik ve tablolarda "örtülü" becerilerin sorgulandığı görüldü.
İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi sorularında alan ve kavram bilgisi, kronolojik düşünme, tablo okuma ve neden-sonuç ilişkisi kurabilme yetenekleri ölçüldü. Geçen yıldan farklı olarak 3 olumsuz soru kökünün kullanılması, dikkat faktörünü daha da önemli hale getirdi. Paragrafı bütüncül okuyan ve kavramlara hakim öğrencilerin rahatlıkla yapabileceği bir test olduğu ifade edildi.
Beş ünitenin her birinden ikişer sorunun sorulduğu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi testinde doğrudan bilgi ölçen sorular net bir şekilde sunuldu. Çıkarım ve yorumlama sorularında ise okuduğunu anlama ve dikkat yeteneği test edildi. Sınavın, sadece ezbere dayalı bir hazırlık sürecinin yeterli olmadığını; okuyan, sorgulayan ve bilgiyi hayatla ilişkilendirebilen öğrencileri öne çıkardığı belirtildi.
İngilizce testinde öğrencilerin yalnızca kelime bilgisi değil, okuduğunu anlama ve bilgiyi farklı bağlamlara transfer edebilme becerileri ölçüldü. Soruların büyük bölümü günlük yaşam durumları üzerinden kurgulandı. Testte dört soruda olumsuz soru kökünün kullanılması yönergeleri doğru okuma becerisini sınarken, görsel okuma becerisi de ön plana çıkarıldı. Klasik soru kalıplarının dışına çıkılarak öğrencilerin kazanımları ne kadar içselleştirdiği test edildi.
Son dakikayı kaçırma!
Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.
