ABD Senatosu'ndan İsrail için özel yasa: İstihbarat paylaşımı zorunlu hale getiriliyor
Cumhuriyetçi Senatör Tom Cotton 'un başkanlığını yaptığı komite tarafından hazırlanan ve mayıs ayında onaylanan düzenleme, ABD Başkanı'nı İsrail ile istihbarat iş birliğini 'genişletmek ve güçlendirmekle' yükümlü kılıyor. Tasarı yasalaşırsa, İsrail'e yönelik istihbarat desteğinin azaltılması, ancak başkanın bunu açık ve somut bir ulusal güvenlik tehdidiyle gerekçelendirmesi halinde mümkün olacak.
'622. Madde' olarak bilinen düzenleme, 1947 tarihli ABD Ulusal Güvenlik Yasası 'nda değişiklik yapılmasını öngörüyor.
Tasarıya göre, ABD ile İsrail arasındaki istihbarat paylaşımının kapsamı; terörle mücadele, siber güvenlik tehditleri, yaptırımların delinmesi, füze tehditleri, insansız hava araçları, uzay ve hava sahası gözetimi ile bölgesel güvenlik konularını içerecek şekilde genişletilecek.
Military.com 'da yayımlanan analize göre, düzenlemenin en dikkat çekici yönü ise istihbarat paylaşımının azaltılmasına getirilen kısıtlamalar.
Tasarıya göre İsrail ile istihbarat paylaşımı, 'somut ve tanımlanabilir bir ulusal güvenlik gerekçesi' olmadan askıya alınamayacak, azaltılamayacak veya ciddi biçimde sınırlandırılamayacak.
Böyle bir karar alınması halinde Beyaz Saray 'ın 15 gün içinde Kongre'ye yazılı bildirimde bulunması gerekecek.
Aynı şekilde İsrail'e verilen istihbarat desteğinin önemli ölçüde artırılması veya değiştirilmesi durumunda da Kongre'ye bilgi verilecek.
Tasarıda Ukrayna için de benzer bir istihbarat desteği maddesi yer alıyor. Ancak Ukrayna söz konusu olduğunda istihbarat paylaşımının askıya alınmasına karar verebilmek için ABD istihbarat kurumlarının yöneticileri yeterli görülüyor.
İsrail için ise bu yetki doğrudan ABD Başkanı'na bırakılıyor.
Ayrıca Ukrayna maddesinde insan hakları ihlalleri, savaş suçları veya uluslararası hukuk ihlalleri gibi durumlar desteğin kesilmesi için gerekçe olarak sıralanırken, İsrail maddesinde bu tür herhangi bir şart yer almıyor.
Düzenleme metninde İsrail'e yönelik istihbarat paylaşımının sınırlandırılmasına gerekçe oluşturabilecek insan hakları ihlalleri, sivillere yönelik saldırılar ya da savaş hukuku ihlalleri gibi başlıklardan hiç söz edilmiyor.
Metin tamamen istihbarat işbirliğinin genişletilmesine ve bunun azaltılmasının zorlaştırılmasına odaklanıyor.
Tasarı yalnızca İsrail ile ikili iş birliğini değil, İsrail'in bölgesel güvenlik mimarisine daha fazla entegre edilmesini de hedefliyor.
Buna göre ABD yönetimi önümüzdeki beş yıl boyunca Kongre'ye yıllık rapor sunacak. Bu raporlarda İsrail'in bölgesel hava ve füze savunma sistemlerine entegrasyonu, teknoloji ağlarının uyumlu hale getirilmesi ve ortak siber güvenlik altyapılarının geliştirilmesi değerlendirilecek.
Ayrıca İbrahim Anlaşmaları kapsamında İsrail ile ilişkilerini normalleştiren ülkelerle de terörle mücadele, füze savunması, deniz güvenliği ve istihbarat paylaşımı alanlarında daha yakın iş birliği kurulması öngörülüyor.
Düzenleme, ABD'nin İsrail ile daha fazla istihbarat paylaşmasını öngörürken İsrail'e herhangi bir karşılıklılık yükümlülüğü getirmiyor.
Tasarıda İsrail'in teknoloji, yazılım, kaynak kodu veya istihbarat paylaşımı konusunda ABD'ye aynı düzeyde erişim sağlaması gerektiğine dair bir hüküm bulunmuyor.
Bu durum özellikle geçmişte yaşanan bazı anlaşmazlıklar nedeniyle dikkat çekiyor.
ABD Ordusu, satın aldığı Demir Kubbe (Iron Dome) sistemlerini kendi hava savunma ağına entegre edebilmek için İsrail'den kaynak kodlarını talep etmiş, ancak İsrail bu talebi reddetmişti. Bunun üzerine Washington ek alımlardan vazgeçmiş ve milyar dolarlık bir proje rafa kaldırılmıştı.
Tasarıda ayrıca İsrail adına casusluk yaptığı gerekçesiyle 30 yıl hapis yatan eski ABD Deniz Kuvvetleri istihbarat analisti Jonathan Pollard vakasına da herhangi bir atıf yapılmıyor.
Pollard, cezasını tamamladıktan sonra İsrail'e taşınmış ve Başbakan Binyamin Netanyahu tarafından kamuoyuna açık şekilde karşılanmıştı.
Son dönemde ABD Savunma İstihbarat Ajansı 'nın (DIA) İsrail'in ABD'ye yönelik yabancı istihbarat faaliyetleri konusundaki risk seviyesini yükselttiği belirtilirken, yeni düzenlemede buna ilişkin herhangi bir ek güvenlik mekanizması yer almıyor.
Uzmanlara göre tasarı, Washington ile Tel Aviv arasındaki istihbarat ilişkisini yalnızca korumayı değil, bunu gelecekteki yönetimlerin değiştirmesini de zorlaştıracak şekilde kalıcı hale getirmeyi amaçlıyor.
Son dakikayı kaçırma!
Haberin tamamlayıcısı: Telegram kanalımızdan anlık bildirim, sosyal medyadan gün boyu özetler.
